Bayardo bölgeye
henüz yeni taşınmıştır. Her konuda derin bilgiye sahip olması ve mesleğinin
bilinmemesi onu halkın gözünde gizemli bir adam haline getirmiştir. Çok zengin
bir adam olduğu bilinmektedir. Bayardo herkese evlenecek birini aradığını
söyler. Meyhanede otururken meydandan annesiyle beraber geçen Angela’yı görür
ve onunla evlenmeye karar verir. Angela'nın ailesiyle konuşur ve anlaşırlar. Şölen
gibi bir düğün merasimi tertip eder. Güzel başlayan evlilikleri yalnızca altı
saat sürer. Çünkü Bayardo, Angela'nın bakire olmadığını anladığında onu evine
geri götürür. Angela'nın kardeşleri Pablo ve Pedro ona bunu kimin yaptığını
sorduklarında, Santiago Nasar cevabını alırlar. Bunun üzerine Pablo ve Pedro
ellerine kasap bıçaklarını alır ve Santiago'yu öldürmek üzere yola koyulurlar. O
sabah, piskopos gemiyle yaşadıkları yerden geçecektir ve bu yüzden tüm yöre
halkı çok heyecanlıdır. Santiago Nasar, en güzel giysilerini giyerek piskoposu
karşılamaya gider. Pablo ve Pedro ise sabahın o saatinde açık olan tek yer olan
meyhanede nasıl olsa oradan geçer fikriyle Santiago'yu beklemeye başlarlar. Karşılaştıkları
herkese Santiago'yu öldüreceklerini söylerler. Çünkü her ne kadar şereflerini
kurtarmak için onu öldürmek zorunda olsalar bile, temiz kalpli olduklarından
Santiago'yu öldürmek istememektedirler ve içten içe birilerinin onları
durdurmasını istemektedirler. Santiago'yu öldüreceklerini Santiago dışında
herkes öğrenir. Olanları duyan belediye başkanı onları durdurmak için yanlarına
gider ve bıçaklarını alarak evlerine gönderir. Fakat onlar tekrar meyhaneye dönerler.
Bu sırada Santiago dönerken nişanlısı onu evine çağırır. Santiago'nun kendisine
yazdığı mektupların geri verir, ağlayarak kendisini odasına kapatır. Hiçbir
şeyden haberi olmayan Santiago, nişanlısının bu tavrı karşısında şaşırıp kalır.
Nişanlısının babası ona Pablo ve Pedro'nun öldürmek için kendisini aradığını
söylediğinde donakalır ve evine doğru yürümeye başlar. Onu gören Pablo ve Pedro
ise peşine takılarak onu takip etmeye başlar. Santiago evinin kapısından içeri
gireceği sırada, Pablo ve Pedro, Santiago'yu defalarca kez bıçaklarlar.
Santiago, eve girer ve mutfağın ortasında yere yığılır.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
gabriel garcia marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gabriel garcia marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Temmuz 2017 Pazartesi
22 Aralık 2016 Perşembe
Yüzyıllık Yalnızlık_Gabriel Garcia Marquez
✮✮✮
Roman José
Arcadio Buendia ve bir grup arkadaşının ailelerini de yanlarına katarak, iki
yıl boyunca, denizi bulma umuduyla dağları aşarak vardıkları ve Macondo adını
verip kurdukları kasabada yaklaşık 100 yıllık bir zaman dilimini kapsar. José
Arcadio ve arkadaşları Macondo’yu kurduklarında, kasaba tüm yoksulluklara ve
yoksunluklara rağmen, cennetten bir köşe gibidir. Bir mezarlığı bile olmayan,
kimsenin suça ve ölüme tanık olmadığı kasabada herkes mutlu ve huzurludur.
Günün birinde kasabaya bir sulh yargıcının atanması kasabada büyük şaşkınlık
yaratır.Sulh yargıcına hiç de ihtiyaçları olmadığını düşünürler ama değişim
başlamıştır bir kere. Peşinden papaz gelir, kilise inşa edilir. Muz Şirketi
kurulmasıyla sömürüyle tanışırlar.Tepki vermeye kalkışınca suş ve ölümler
sıradan hale gelir. Kasabanın kurulduğu ilk yıllarda Çingeneler sayesinde
yeniliklerden ve dünyanın geri kalanından haberdar olan kasaba, zamanla
telefon, tren yolu ve türlü türlü teknolojik gelişmeyle tanışmıştır ama huzur
çok gerilerde kalmıştır artık. İç savaş, doğanın yol açtığı yıkımlar, yozlaşma
arka arkaya gelmiş, Macondo tüm masumiyetini yitirmiştir. Buendia ailesi ve evi
ile Macondo’nun kurulması, yükselmesi, düşüşe geçmesi ve yıkılışı neredeyse
paralel bir biçimde gerçekleşir. Buendia soyu ortadan kalkarken, Macondo da yok
olur.
Dünya
hayatının Macondo kasabasına ve 100 yıla sıkıştırılmış hali. İnsanlar yerleşir,
medeniyet kurar, birbirleriyle çatışırlar ,yıkım ve kıyamet.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
