Bay Jones’in
sahibi olduğu Beylik Çiftliğindeki tüm hayvanlar Koca Reis adlı yaşlı bir domuzun
rüyasını dinlemek üzere toplanırlar. Koca Reis hayatlarının sefillik ve
kölelikten başka bir şey olmadığını, hayvanların emeğiyle üretilenlerin
insanlar tarafından çalındığını anlatarak rüyasında hayvanların insanlardan
kurtulup daha mutlu bir şekilde yaşadığını gördüğünü söyler. Koca Reis bu
toplantıdan birkaç gün sonra ölür. Artık hayvanların kafasına özgürlük fikri
aşılanmıştır. Uzun süre aç kalan hayvanlar ambarın kapısını kırarak karınlarını
doyurmaya başladıklarında Bay Jones ve adamları hayvanları kırbaçlamaya başlarlar. Ayaklanan
hayvanlar Jones ve adamlarını çiftlikten kovarlar. Çiftliğin adını Hayvan
Çiftliği olarak değiştirirler. Artık çiftliğin tüm işleri hayvanlar tarafından
yapılacaktır. Hayvanların en akıllıları olan domuzlardan Snowball ve Napolyon
yönetimde söz sahibidir. Okumayı bilen Snowball ve Napolyon Hayvan Çiftliği’nin
kurallarını belirleyen Yedi Emir’i iri harflerle samanlığın duvarına yazarlar. Bay
Jones, çiftliğini tekrar geri almak için saldırsa da hayvanların direnişi
karşısında başarısız olur. Snowball ve Napolyon yel değirmeni yapılması
konusunda karşı karşıya gelirler. Hayvanların büyük bir kısmının Snowball’ı
desteklediğini gören Napolyon gizlice büyüttüğü köpekler sayesinde onu
çiftlikten kovar ve yönetimi ele geçirir. Snowball’ı hain ilan eder. Çiflikte
ne zaman bir olumsuzluk yaşansa Snowball’ın gizlice gelip yaptığı telkin
edilir. Napolyon yönetiminde günler geçtikçe baskı ve zulüm artmaya başlar. Hayvanların
yiyecekleri azaltılır, havyanlar mutsuzluğa, ümitsizliğe kapılmaya başlarlar.
Napolyon’un sert, baskıcı rejiminde hayvanlar daha çok çalışırlar. İnsanlar
için değil kendileri için çalıştıkları fikriyle teselli bulurlar. Napolyon ve
diğer domuzlar hem çalışmazlar hem de en iyi şekilde beslenirler. Bırakın karşı
çıkmayı küçük bir ima bile hayvanların boğazlanmasıyla son bulur. Napolyon,
Yedi Emir’i kendi çıkarları doğrultusunda değiştirir. Yönetimi ele geçiren
domuzlar artık hayvanların kötü olarak gördüğü insanlardan farksızdır. Öyle ki
domuzlar artık insan kıyafetleri giyip iki ayak üzerinde yürümeye başlamışlardır.
Artık “Hayvanlar Eşittir Ama Bazı Hayvanlar Diğerlerinden Daha Eşittir” temel
ilke olmuştur. Domuzların insanlarla ilişkileri oldukça ilerlemiştir. Bir gece
insanlar ve domuzlar çiftlik evinde yiyip içip eğlenirler, daha sonra kavgaya
tutuşurlar. Camdan içeri bakan diğer hayvanlar, onların yüzlerine baktıklarında
hangisinin insan hangisinin domuz olduğunu ayırt edemezler.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
george orwell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
george orwell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Eylül 2017 Salı
31 Aralık 2016 Cumartesi
1984_George Orwell
Okyanusya toplumunun büyük çoğunluğu,
baskıcı düzene karşı ilgisizdir, Büyük Birader'in acımasız diktatörlüğü altında
hiç tepki göstermeden yaşarlar. Winston Smith, içinde bulunduğu ortamla
uyumsuz, yalnız bir kişidir. Akıl dışı bulduğu baskı düzenine muhalefet etmeye,
Büyük Birader'e meydan okumaya çalışır. Direnişine Julia da destek olur.
Birlikte düzene karşı gelirler. Kendilerine yeni bir yaşam kurmak isterler. Ne
var ki, bir süre sonra yakalanırlar. Akıl almaz işkenceler görürler.
İşkencelere dayanamazlar ve birbirlerine ihanet ederler.
"Kestane ağacının
altında/ Sen beni sattın, ben de seni."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)