orhan pamuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
orhan pamuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2020 Cumartesi

BENİM ADIM KIRMIZI_Orhan Pamuk


 ✮✮✮✮

Benim Adım Kırmızı 1591 yılında İstanbul'da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı'nın gizlice yaptırdığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürünce, Şeküre'ye aşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul'da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere, karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikayelerle, eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

4 Mart 2020 Çarşamba

KAR_Orhan Pamuk

✮✮✮✮
Siyasi olaylardan dolayı uzun yıllarını Almanya ‘da geçiren şair Kerim Alakuşoğlu (kitapta Ka olarak geçiyor) ülkemize döndüğünde bir gazetede yayınlanmak üzere "Kars'taki kadınların intiharı" konularını araştırmak üzere Kars’a gider. Aslında gitme sebebi üniversiteden tanıdığı ve boşandığını duyduğu eski aşkı İpek'i bulmaktır. Kars’ta onun ve babasının işlettiği otele yerleşir. Konuyu araştırmak için birçok kişiyle görüşür. İntihar eden kadınların içinde üniversitede okuyan ve başörtüsü taktığı için okula alınmayan bir kız da vardır. Bunu kullanan bazı insanlar devletin dine karşı olduğunu iddia ederek, Kars'taki görevlileri ise ateistlikle suçlarlar. Ka’nın da bulunduğu bir ortamda kızları okula almayan bir öğretim görevlisi vurulur. Kar yüzünden tüm bağlantıları kesilen şehirde bir grup ihtilal yaptığını ilan eder. Ka bir yandan siyasi ve sosyal çalkantıların içinde dengede durmaya çalışırken bir yandan da İpek ile Almanya ‘ya dönme hayalleri kurmaktadır. Bu dönemde yazdığı şiirleri bir kar motifi olarak düzenler. En son yazdığı ise Kars'ı "Dünyanın Bittiği Yer" olarak adlandırdığı şiiridir.

10 Aralık 2019 Salı

BEYAZ KALE_Orhan Pamuk

✮✮✮✮
Gemiyle Napoli’ye giden bir Venedikli, Türkler tarafından esir alınıp İstanbul’a getirilir. Diğer kölelerin akıbetine uğramamak için bilim ve sanat okuduğunu; astronomi, matematik, fizikten anladığını bildirir. Tesadüfen hastalığını iyileştirdiği bir paşa tarafından satın alınır ve onun “Hoca” dediği bir kişiye hediye edilir. Hoca ile Venedikli köle birbirlerine fiziken çok benzemektedir. Hoca da, Venedikli gibi bilimle, özellikle astronomi ile ilgilenmektedir ve ondan bildiği ne varsa kendisine öğretmesini ister.  İmparatorluğun yıkıma doğru gittiğini düşünen ve etrafındaki herkesi bunu fark edemeyen aptallar sürüsü olarak gören Hoca,  yaptığı çalışmalarla genç padişahı etkilemeye çalışır.  Hoca ve köle  kusursuz bir namaz saati tasarlamaya çalışırlar. İstanbul’da çıkan bir veba salgınıyla ilgili çalışmalar yaparlar. Sarayın müneccimbaşısı olan Hoca uzun süredir hayalini kurduğu durdurulamaz bir silah yapımı için padişahtan onay alır. Yapımı uzun yıllar alan, büyük bir servete mal olan, oldukça ağır ve hantal olan silah savaşta hiçbir işe yaramaz. Lehistan’da Beyaz Kale önünde başarısızlığa uğrayan padişah çok sinirlidir. Kellesinin alınacağından korkan Hoca, yirmi yılın sonunda her anlamda birbirlerine benzedikleri Venedikli kölenin yerine geçerek kaçar ve Venedik’e giderek onun hayatını yaşamaya başlar.