soykırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soykırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2016 Perşembe

SERENAD_Zülfü Livaneli

✮✮✮
"Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i karşılamasıyla başlar.
1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.
Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor."
"Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir.
Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık."




19 Kasım 2016 Cumartesi

HİKAYECİ_Jodi Picoult

✮✮✮✮✮
Annesinin ölümüne sebep olan trafik kazasından sonra Sage yüzünde büyük bir yara iziyle yaşamak zorundadır. Kendisine yönelen bakışlardan oldukça rahatsız olduğu için geceleri bir fırında çalışır. Annesinin ölümünden kendini suçlamaktadır ve uzun zamandır yas terapilerine katılmaktadır. Terapi seansları dışında gündüz pek dışarı çıkmaz. Bu seanslarda Josef ile tanışır. Josef ölmek için ondan yardım ister. Fakat anlattıkları üzerine Josef ve Sage'in Auschwitz kampından sağ çıkmayı başaran büyükannesi Minka'nın da dahil olduğu olay örgüsü ortaya çıkar.
Upiorların romana katkısı etkileyici. Fakat finalde Sage bence olmaması gereken bir veballe bırakılmış. Bununla yaşamaya nasıl devam edebilir?
Ve kitaptan beğendiğim bir bölüm "Güç, senden zayıf olanlara korkunç şeyler yapmak değildir. Güç, korkunç şeyler yapabilecek durumdayken bunu yapmamayı tercih etmektir."