12 Ekim 2020 Pazartesi

KAN KARDEŞLER_Ernst Haffner


 ✮✮✮

İlk olarak 1932 yılında yayımlanan ve bundan bir yıl sonra Naziler tarafından yasaklanan Kan Kardeşler, iki dünya savaşı arasındaki yokluk ve sefalet yıllarında birbirlerine sığınmış delikanlıların oluşturduğu bir gençlik çetesinin hikâyesini anlatıyor. Kan Kardeşler Alman sosyal hizmet görevlisi ve gazeteci Ernst Haffner’in bilinen tek romanı. 2. Dünya Savaşı sırasında hayatına dair tüm izler yitip giden Haffner, romanında gerçekçi bir anlatım tarzı benimseyerek Hitler’in iktidara gelişinin arifesinde Berlin’in suç ve sefalet dünyasına ışık tutuyor. Yetimhanelerden, yetiştirme yurtlarından kaçmış delikanlıların suça savruluşlarını, yeraltı barlarında ve pis koğuşlarda gecelemelerini, çete yaşamının acımasız gerçekleri karşısında hayatta kalabilmek için verdikleri mücadeleleri ve toplumun onlardan esirgediği meşruiyeti nasıl birbirlerinde bulduklarını keskin ve çıplak bir dille anlatırken de asla basit bir melodrama gönül indirmiyor.

1 Ekim 2020 Perşembe

AMOK KOŞUCUSU_Stefan Zweig


✮✮✮✮ 

Anlatıcımız Hindistan’dan Avrupa’ya yolculuk yaptığı gemide odasından ancak sessiz ve serin olduğundan dolayı geceleri çıkmaktadır. Bir gece geminin gözlerden uzak bir yerinde yalnız olmadığını fark eder. Birkaç sohbet onların arkadaşlıklarına vesile olur. Bu adam yaşadıklarını ve sırlarını anlatmaya başlar. Küçük bir kasabada doktorluk yaparken bir kadın onunla konuşmaya gelir. Varlıklı, asil bir kadındır ve oldukça gururludur. Kocasından olmayan bir bebek taşımaktadır. Yakında kocası uzun bir yolculuktan dönecektir ve o gelmeden hamileliğini sonlandırmalıdır. Doktor ise onun boyun eğmez ve kendisini satın almaya çalışan tavrından hoşlanmaz ve rica etmesini sağlamaya çalışır. Hatta başka bir şekilde kendisine teslim olmasını ima eder.  Kadın sert bir ifadeyle reddeder ve orayı terk eder. Yardıma ihtiyacı olduğu halde kadına yardım etmediği için kendini suçlu hisseden doktor bunun üzerine her yerde kadını aramaya başlar. Onun peşinden şehre gelir. Yardım etmek istediğini ve bebeği alacağını söylese de artık kadın ona güvenmez. Şehrin arka mahallelerinin birine, şartları oldukça kötü olan bir yere bebeğini aldırmaya gider. Fakat yanlış müdahale ile çok fazla kan kaybeder. Durumu öğrenen doktor kadının yanına gider fakat yapılacak bir şey kalmamıştır. Kadının doktordan son isteği ölümünden sonra onurunun korunmasıdır.

TRENİN TAM SAATİYDİ_Heinrich Böll


 ✮✮✮

Yirmili yaşlarının başında olan Andreas cepheye katılma emri alır. Daha önce de birkaç kez yaralanmıştır. Bu kez geri dönemeyeceğine ilişkin bir saplantı oluşur onda. Cepheye gitmek için günlerce sürecek bir tren yolculuğu yapacaktır. Yolculuk esnasında geri dönmek için sebepleri olmayan iki askerle tanışır. Tüm zamanlarını birlikte geçirmeye başlarlar. Andreas ise sürekli ölümün kaç gün sonra ve hangi şehirde kendisini bulacağını hesap etmektedir.

GÜL YETİŞTİREN ADAM_Rasim Özdenören


 ✮✮✮

Kitapta iki farklı hikaye parçalar halinde ilerliyor. Bunlardan biri gül yetiştiren adam. O, Kurtuluş Savaşı yıllarında mücadele etmiş, savaş sonrasında ise vatanının, mücadele ettiği değerlerin ters istikametinde evrilmesine tanıklık eden biri. Bu değişimleri gördükçe hayata küsen ve kendi kabuğuna çekilen biri. Uzun yıllar boyunca evinden hiç çıkmamış, peygamber kokusudur diye bahçesinde eşsiz güller yetiştirmiş. Diğer hikayede ise modern çağı temsil eden genç bir yazar var. Yaşlı bir işadamıyla evli olan Sitare’ye aşık. Sitare diğer insanların gözünde yaşlı ve zengin işadamını, gençliği ve güzelliği ile kandıran, onunla evlenen ve daha sonra her fırsatta onu aldatan biridir. İşadamı hastanede yatarken Sitare, Yazar ve arkadaşları olan birkaç kişi ile birlikte tatile çıkarlar. Lüks oteller, kumarhaneler, gece kulüpleri onların değişmez mekanları olur. Sitare, arkadaşlarıyla birlikte sohbet ettikleri bir akşam oldukça ümitsiz bir biçimde arkadaşlarının hakkındaki düşüncelerinin doğru olmadığını, sanılanın aksine kocasını aldatmadığını söyler ve aynı gece intihar eder. Gül yetiştiren adam ise torununun ısrarlarına dayanamayarak sabah namazını camide kılmak için dışarı çıkar. Yüksek katlı binalar, renkli ışıklarla süslenmiş vitrinler, hızla geçen otomobiller…Her şey ona yabancı ve bozulmuş gelir. Arkadaşları boşu boşuna can vermişçesine fötr şapka takan birinin olduğunu görür. Namaz çıkışında imamı bile cübbe ve sarığını çıkarmış, sakalsız olduğunu görünce dayanamaz. Yıllardır içinde biriken suskunluğunu bozar. İmanın gizli, İslam’ın ise aşikar olması gerektiğini, dışı kafire benzeyen insanın içinin de kafire benzemeye başlayacağını söyleyerek onları uyarır. 
Sitare’nin intiharının ardından yazar Sitare’nin de arkadaşı olan Tansel ile evlenme hazırlığındadır. Elindeki gazetede 80 yaşındaki bir adamın halkı isyana teşvik ettiği iddiasıyla tutuklandığı yazmaktadır.

23 Eylül 2020 Çarşamba

KÖY_William Faulkner



 ✮✮✮

Will Varner, Frenchman’s Bend’de hemen hemen her şeyin sahibidir. İşlerinin ve malvarlığının çoğunu otuz yaşındaki oğlu Jody işletmektedir. Jody bir gün bu kasabaya yeni gelen Ab Snopes ile karşılaşır.  Ab, Varnerler’in sahibi olduğu çiftliklerden birini kiralamayı kafasına koymuştur.  Jody, kasabada yaşayan bir gezginci satıcıdan  Ab’in kiracısı olduğu diğer çiftliklerde ahırları ve ambarları yaktığı üzerine  şüpheler çektiğini  öğrenir. Jody ve babası Will bir tareaftan bunun sadece bir şüphe olduğunu düşünürken bir taraftan da akıllarında ona çiftlik kiralamadıkları takdirde kendilerine ait bir yerin kundaklanabileceği endişesi vardır. Ab’ı reddetmeyi göze alamazlar ve kiracı olarak kabul ederler.  Aynı zamanda oğlu Flem Snopes’u da dükkanda tezgahtar olarak işe alırlar. Kurnaz ve entrikacı Flem Snopes, akrabalarıyla birlikte, Frenchman’s Bend’i yavaş yavaş ele geçirmeye başlar. 

18 Eylül 2020 Cuma

KUMPANYA_Sait Faik Abasıyanık


 ☆☆☆
Sait Faik’in Kumpanya, Kriz ve Gauthar Cambazhanesi isimli üç uzun öyküsü yer alır.

İKİ HÖDÜĞÜN SEYAHATİ_Hüseyin Rahmi Gürpınar


 ☆☆☆
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kimi güldürücü kimi hüzünlendirici on bir öyküsünü içeriyor. Yazar bu öykülerde yine, yüzyıl başının İstanbul’unu kendisine özgü bir ustalıkla irdeliyor.