28 Kasım 2020 Cumartesi

BİLMEMEK_Milan Kundera


 ✮✮✮

Milan Kundera'nın bu romanında dört değişik ülkeden beş kişinin yaşam yolları kesişiyor. Irena bir Çek kadını, 50 yaşlarında, 1969 yılında kocası Martin ile birlikte Paris'e kaçmış. Çok geçmeden ölen Martin'in yerini isveçli Gustav almış, onun yolu da İrena gibi Paris'e düşmüş, onun da tıpkı Irena gibi ilk evliliğinden iki çocuğu var. Josef ise bir veteriner, o da Prag baharının hüsranla sona ermesinin ardından Danimarka'ya göç etmiş. Beşinci kişi ise Milada, Çekoslovakyalı bu kadın ülkesini terk etmemiş ve 1968'i izleyen dönemin bütün iniş çıkışlarını yaşamış.

BENİM ADIM KIRMIZI_Orhan Pamuk


 ✮✮✮✮

Benim Adım Kırmızı 1591 yılında İstanbul'da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı'nın gizlice yaptırdığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürünce, Şeküre'ye aşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul'da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere, karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikayelerle, eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

11 Kasım 2020 Çarşamba

PALYAÇO_Heinrich Böll


 ✮✮✮

Oldukça zengin bir ailenin oğlu olan Hans, ailesinin beklentilerine rağmen palyaço olmaya karar vermiştir. Kendisi inançsız olmasına rağmen Katolik olan Marie ile Bonn’a yerleşirler. Fakat yaşantıları Hans’ın gösteri yaptığı şehirlerde ve bir tren garından diğerine sürüklenerek geçmektedir. Hans için Marie karısıdır fakat yasal olarak evli olmamaları Marie’yi üzmektedir. Marie evlenmek istediğini söylediğinde Hans bunu gerekli görmese de Marie’nin hatrı için kabul eder fakat Marie’nin doğacak çocuklarını Katolik olarak yetiştirilmesine izin verdiğini belirten bir kağıt imzalattırmak istemesi Hans’ın hiç hoşuna gitmez. Bir sabah Marie’nin kendi yoluna gitmek istediğini belirten mektubuyla karşılaşır. Bir süre sonra da onun tanınan bir Katolik ve eski arkadaşlarından olan Züpfner ile evlendiğini öğrenir. Hans terk edildikten sonra ruhsal olarak çöker. İşinde de üst üste başarısızlıklar yaşar. Sefalet içindedir.  Kitabından ilk sayfasından son sayfasına kadar Hans’ın  Marie’ye olan saplantısı anlatılmaktadır.    

8 Kasım 2020 Pazar

HUZUR_Ahmet Hamdi Tanpınar


✮✮✮

Huzur romanı, “İhsan”, “Nuran”, “Suat” ve “Mümtaz” başlıklarını taşıyan dört bölümden oluşur. Bir günlük zaman diliminde geçmişin hatırlanması şeklinde kaleme alınmıştır.
Birinci Bölümde, Küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Mümtaz, İstanbul’da yaşayan amcasının oğlu İhsan’ın yanında büyümüştür. İhsan ona bir baba, bir ağabey, bir arkadaş olmuştur. Şimdi ise kalp hastalığı iyice ağırlaşmış olarak evde yatmaktadır. Evin idaresi, dışarıdaki işlerin halledilmesi gibi birçok işle Mümtaz ilgilenmektedir. İhsan’a bakıcı bulmak için dışarı çıkar ve dolaştığı yerlerde onu sürekli Nuran ile hatıraları beklemektedir.İkinci Bölümde, Mümtaz bir sabah ada vapurunda Nuran’la tanıştığını hatırlar. Özellikle musiki üzerinde ortak zevkleri onları birbirlerine yaklaştırmıştır. Birlikte İstanbul’u semt semt dolaşırlar. Küçük bir kızı olan Nuran kendisini aldatan eşiyle boşanma aşamasındadır. Evlenmek için Nuran’ın müddetinin dolmasını beklemektedirler. Nuran’ın eşinden ayrıldığını duyan Suat ona bir mektup yazarak uzun zamandır ona karşı duygularını anlatır. Suat evlidir, Mümtaz’ın arkadaşlarından biridir ve ağır bir hastalık geçirmektedir. Bu mektup Mümtaz’la Nuran’ı çok üzer. Mümtaz, bir an önce evlenmek istemektedir. Üçüncü Bölümde, Nuran, boşanma müddetinin dolmasını beklerken Mümtaz’ın olmadığı  çeşitli davetlere katılmaktadır. Mümtaz bu davetlerde Suat’ın da bulunduğunu duyar. Nuransız nefes bile alamayacağını düşünen Mümtaz kıskançlığın pençesinde kıvranmaktadır. Fakat bu ruh serseriliğinden sıkılan Nuran, Mümtaz’a döner. Birlikte eve döndüklerinde korkunç bir manzarayla karşılaşırlar; Suat kendisini asarak intihar etmiştir. Bu olaydan sonra Nuran mutlu olamayacaklarını, artık aralarında bir ölü olduğunu ve ayrılmaları gerektiğini söyleyerek Bursa’ya giderDördüncü Bölümde, hatıralarından sıyrılan Mümtaz eve dönerken Nuran’ın eski eşine döndüğünü öğrenir. Eve geldiğinde İhsan’ı iyice fenalaşmış bulur. Ona yazılan ilaçları almaya gittiğinde Suat ve Nuran ile ilgili hayali konuşmalar yapar. Fenalık geçirerek bayılır ve yere düşer.

 

28 Ekim 2020 Çarşamba

SİYAH ŞAL_Luigi Pirandello


✮✮ 

Nobel Ödüllü ve İtalya’nın Sait Faik’i olarak bilinen Luigi Pirandello’nun 15 öyküsünün yer aldığı eserdir. Genellikle çaresizlik içindeki insanların hayata tutunma çabalarını ya da vazgeçişlerini konu almıştır.

18 Ekim 2020 Pazar

SEKİZ DAĞ_Paolo Cognetti


 ✮✮✮

Pietro, Milano’da ailesiyle yaşayan yalnız bir çocuktur. Annesi banliyöde bir sağlık merkezinde çalışmakta, melankolik bir adam olan babası ise bir fabrikada kimyagerlik yapmaktadır. Yıllar geçtikçe birbirinden uzaklaşan çiftin en önemli tutkusu ise İtalya’nın dağlarıdır. Ailelerinin temeli bir dağda atılmış, trajedide bile onları dağlar bir arada tutmuştur. Yaz tatilleri için Pembe Dağ’ın eteklerindeki Grana köyünü keşfettiklerindeyse, oğulları Pietro için doğru yeri bulduklarını düşünürler. Burada Pietro’yu kendi yaşlarında ama onun gibi tatil yapmak yerine sığır güden sarışın bir çocuk, Bruno beklemektedir.  Dağ çayırlarını keşfe çıktıkları, terk edilmiş kulübeleri, viraneleri, eski değirmenleri merakla inceledikleri yazlar boyunca iki çocuk gitgide büyürken, tüm farklılıklarına rağmen dost olmanın anlamını da öğrenirler. Ayrıca Pietro bu yıllar boyunca babasının peşinden dağ patikalarında uzun yürüyüşler de yapar. Babasıyla olan ilişkilerinin temel izleğini de hem ilkgençlik çağında hem de huysuz kimyagerin ölümünden sonraki yetişkinlik çağında yine bu dağ patikaları oluşturur. Çocukluk, yetişkinlik, dostluk, insanın dünyadaki yerini bulması, baba-oğul ilişkileri gibi evrensel temaları lirik bir dille işleyen roman, sakin ama derin anlatıları sevenler için müthiş bir okuma deneyimi sunuyor.

BİZ İNSANLAR_Peyami Safa


 ✮✮✮

Orhan, Boğaziçi’nde özel bir okulda öğretmenlik yapmaktadır. Bir gün fakir bir öğrenci olan Tahsin, kendisine “eşek Türk” diyen Cemil’e taş atarak onu yanağından derince yaralar.  Orhan çocuğun tedavisini yaptırdıktan sonra onu evine götürür. Cemil yalıda oturan zengin bir ailenin çocuğudur. Kendileri Türk oldukları halde Türkleri aşağılayan sözler söylemesi Orhan’ı şaşırtmıştır. Yalıda Cemil’in annesi Samiye Hanım ve kuzeni Vedia ile tanışır. Vedia batılı eğitim almış oldukça güzel bir kızdır. Mütareke yıllarında Samiye Hanım’ın yalıda sık sık yabancı milletlerin insanlarını davet ettiği toplantılar düzenlemesi ve hatta onlara iltifat etmek için yalıya Fransız bayrağı asması çevrede yaşayanların tepkisine sebep olmuştur. Orhan ise okulda Tahsin’i savunduğu için işinden ayrılmak zorunda kalır ve çok zor günler geçirir. Birkaç kez Vedia ile görüşürler. Orhan, Vedia’dan çok etkilendiği halde onun duygularından emin olamaz. Vedia ne istediğini tam anlamıyla bilememekte, gözüne hitap eden Rüştü ve ruhuna hitap eden Orhan arasında istikrarsız zamanlar geçirmektedir.