1988 nobel edebiyat ödülü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1988 nobel edebiyat ödülü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2017 Salı

CEBELAVİ SOKAĞI'NIN ÇOCUKLARI_Necib Mahfuz

✮✮✮✮
Mukattam Çölünün bir parçası olan çorak arazide Cebelavi’nin konağı dışında hiçbir şey yoktur. Cebelavi yanına beş oğlunu çağırır ve mülklerinin yönetimini en küçük oğlu Edhem’e bıraktığını açıklar. En büyük oğul İdris ‘biz asil bir annenin evlatlarıyken o bir köle kadının çocuğudur’ diyerek onun liderliğini kabul etmez. Cebelavi, kendisine isyan eden İdris’i konaktan kovar. İdris bir gün gizlice konağa girerek  Edhem’le görüşür. Pişmandır,af diler.Babasının kendini affetmeyeceğine emindir fakat evlatları için Cebelavi mülkünden pay ayırmış mıdır? Edhem’den babalarının gizli odasına girerek belgelere bakmasını ister. Kardeşinin iyi niyetine inanan Edhem gizli odaya girdiğinde Cebelavi’ye yakalanır ve karısı ile birlikte konaktan atılır.Yine de af umuduyla fazla uzaklaşmaz.İdris’in kulübesinin karşısına kendi kulübesini yapar.İdris sürekli iğrenç kahkahaları,alayları,kötü sözleriyle onları rahatsız eder.Bir zaman sonra İdris’in Hind adında bir kızı, Edhem’in Hümam ve Kadri adında ikiz oğulları olur.Çocuklar büyüdüğünde Cebelavi mülklerin idaresini Hümam’a vereceğini bildirince onu kıskanan Kadri, kardeşini öldürür.Hind ve Kadri’den olan çocuklarla Cebelavi’nin soyu genişler.
Konakta Cebelavi dışında aileden kimse kalmamıştır. Mülklerin idaresini vekilharç üstlenmiştir. Vekilharca bağlı çete liderleri sokakları kontrol altında tutmaktadır.Halk fakirlik içinde, sürekli dayak yiyerek,kazandıklarını da çete liderlerine haraç vererek yaşamaktadır.Herkes Cebelavi’nin çocuklarına yapılan bu zulüm ve haksızlık için neden sessiz kaldığını merak etmektedir. Haklarını aramak için vekilharca giderler fakat azarlanarak geri çevrilirler. Cebelavi’nin soyundan olan ve Vekilharcın evlatlığı olarak yetişen Cebel kendi soyuna yardım etmek isterken bir çete liderinin ölümüne sebep olur.Sokaktan gizlice ayrılarak çölü geçer.Mukattam pazarına gelir.Orada yılan terbiyecisi Balkiti ile tanışır.Onun yanında yaşamaya başlar,kızı ile evlenir ve işinin inceliklerini öğrenir.Bir gece Cebelavi’nin sesini duyar. Haksızlıklarla mücadele etmesini istemektedir. Cebel mahallesine geri döner.’Güç’ kullanarak çete liderlerine ve vekilharca karşı gelir. Yönetimi ele geçirerek herkesin mülk gelirlerinden eşit pay almasını sağlar.El Cebeller mutlu refah dolu bir dönem geçirirler.
Yıllar geçtiğinde sokak yine vekilharcın ve çete liderlerinin elindedir.Onların zulmünden kaçarak uzaklara giden Abda ve ailesi sokağa geri döner.Oğlu Rıfat mahalledeki bir kadından cin kovmayı öğrenir.Böylece  insanlara ‘merhamet’le yaklaşarak onlarda nefrete,açgözlülüğe, kıskançlığa sebep olan cinleri kovacak, sokağa barış ve huzur getirecektir.Mülklerin geliri olmadan da mutlu olunabileceğini gösterecektir.Fakat çok az kişi ona inanır.Sokakta çok da iyi namı olmayan Yasemin’le –onu korumak için- evlenir.Fakat onun ihaneti ile çete liderleri tarafından öldürülür.Cesedi bulunamaz.Cebelavi’nin onun cesedini konağa taşıdığı sözleri yayılır.Rıfat’ın yolundan gidenler çete liderlerini öldürürler,vekilharçla anlaşma yaparak mülklerin gelirlerinden pay alırlar.El Rıfatlar da El Cebeller gibi bir halk kabul edilir.Güzel bir hayat sürerler.
Fakat unutkanlık bu sokağın belasıdır.Şiddet ve yoksulluk yine sokağı esir almıştır.Sokağın en dışında Çöl Sıçanları denilen bir grup insan vardır.Bu halktan olan Zekeriya küçük yaşta öksüz ve yetim kalan yeğeni Kasım’ı büyütmüştür.Kasım, iyi karakterinin farkına varan,kendinden yaşça büyük ve varlıklı bir kadın olan Kamer Hanım’la evlenir.Kasım onun ticari işlerini yönetmeye başlar.Bir gece mahallenin dışındayken Cebelavi’nin hizmetkarı Kandil,Kasım’ın yanına gelir. Cebelavi’nin her şeyi gördüğünü ve bildiğini,dürüstlüğünden dolayı Kasım’ı seçtiğini,mülklerin herkese ait olduğunu,çete yönetiminin yok edilmesi gerektiğini bildirir.Kasım, Cebelavi’nin herkes için istediği iyiliği gerçekleştirmeye çalışır.Çete liderlerinin baskısından dolayı sokaktan ayrılır.Fakat daha güçlenmiş olarak geri döner.Çete liderlerine galip gelir.Mülklerin vekilharcı olur.Kasım, hem Cebel gibi ‘güç’kullanır, hem de Rıfat gibi ‘merhamet’.İnsanlar barış içinde yaşamaya başlarlar.
Zaman geçtikçe Cebel,Rıfat,Kasım birer hikayeye dönüşür.Sokak yine karanlıklara gömülmüştür.Mülkler yine vekilharcın,halk ise çete liderlerinin elindedir.Bir gün Sokağa Arif gelir.O sihir ile uğraşmaktadır.Zengin ve güçlü olmak ister.Bir gece gizlice Cebelavi’nin konağına girer.O’nun gücünün sihirden geldiğini düşünmektedir ve bu sihrin kaynağını ele geçirmek ister fakat Cebelavi’nin ölümüne sebep olur.Vekilharcın bundan haberi olduğunda sihrini onun emrine sunmak zorunda kalır.Bir gece Cebelavi’nin hizmetkarı olduğunu söyleyen bir kadınla karşılaşır. Kadın Cebelavi’nin ondan memnun olarak öldüğünü söyler. Vekilharcın yanındaki esaretinden kurtularak halkın yanında olmak isteyen Arif çete liderleri tarafından öldürülür.Zamanla Arif’ten kalan sihirler öyle yayılır ki insanlar onu Cebel,Rıfat,Kasım’ın üstüne çıkarırlar.Her mahalle onun kendi halkından olduğunu iddia eder.Zaman zaman sokaktan kaybolan gençlerin Arif’in sihrine katıldıkları söylenir.İnsanlar yine zulme uğrarlar ama umutlarına tutunarak şöyle söylerler:
”Gecenin ardından gün nasıl doğuyorsa adaletsizlik de bir gün son bulacaktır. Zorbalığın ölümünü de göreceğiz,ışığın ve mucizelerin doğuşunu da…”

17 Nisan 2017 Pazartesi

MİDAK SOKAĞI_Necip Mahfuz

✮✮✮
Midak Sokağı'nda hayat, çevreden yalıtılmış bir şekilde sürmektedir. Midak Sokağı sakinleri dükkânlar kapanınca Kahveci Kirşa da otururlar. Şeyh Derviş önceden İngilizce öğretmenliği yapmış, kelimelerle arası iyidir. Rıdvan Hüseyni  ise tüm çocuklarını kaybettikten sonra hayata küsmemiş, aksine iç huzuru bulmuş, mahallelinin her konuda akıl danıştığı biridir. Saniye Afife ise yalnızlığından ve para işlerinden bıkmıştır. Evlenmek için bu işi yapan Ümmü Hamide'den yardım ister. Ümmü Hamide'nin zenginlik ve güç hayalleri kuran üvey kızı Hamide, onu iki kişinin süzdüğünü bilir. Tüccar Salim Elvan evli ve yetişkin çocukları olmasa iyi bir adaydır. Berber Abbas ise genç olsa da Hamide’nin istediği hayatı karşılamakta yetersizdir. Abbas ile Hamide nişanlanırlar. Abbas para kazanmak için İngiliz ordusunda çalışmaya başlar.  Kahveci Kirşa'nın eşcinsel eğilimleri tüm sokak tarafından bilinmektedir. Kahveye mahalleden olmayan  genç bir oğlanın üçüncü kez gelmesi Kirşa'nın karısının dikkatini çeker. Önce uyarır, dinlemediğini görünce kahveye gelen oğlanı döver. Kirşa ise insanların hayatına neden karıştığını anlamaz, yaptığında bir şey olmadığını düşünür. Salim Elvan ise Ümmü Hamide'ye kızıyla evlenmek istediğini söyler. Hamide Abbas ile nişanlı olmasına rağmen Salim Elvan’ın parası daha ilgi çekicidir. Salim Elvan'ın kalp krizi geçirmesiyle hayalleri suya düşer. Hamide bir akşam gezmesinde karşısına çıkan  İbrahim Faraj'ın büyüsüne kapılır. Hamide'ye Midak Sokağı'na ait olmadığını, onun elmaslara, güzel elbiselere layık olduğunu söyler. Hamide her zaman nefret ettiği bu sokağa dönmemek üzere gider. O artık Hamide değil Titi'dir. Abbas izne gelince duyduklarından sonra yıkılır. Arkadaşı Hüseyin ile içip dertleştikten sonra evlerine dönerken faytonda Hamide'yi görür. Hamide İbrahim Faraj'dan intikam almak için Abbas'ın duygularını kullanır. Hamide ile plan yaparlar fakat Abbas kararlaştırdıkları meyhaneyi görmek için iki üç gün önce oraya gider ve  gördükleri onu şaşkına çevirir.Hamide bir grup askerin arasında oturmaktadır. Şamata edip içki içmektedirler. Hamide’nin bu hayattan uzaklaşmak gibi bir niyetinin olmadığını anlayan Abbas öfkeyle eline geçen bardağı Hanife’nin yüzüne fırlatır. Hanife’nin yüzünü kanlar içinde gören askerler tarafından linç edilir. Tüm mahalle Abbas'a çok üzülse de  herkes hayatına iyi kötü devam eder.