Oldukça
güzel ve zengin bir kadın olan Linnet Doyle yeni evlendiği eşi Simon ile
birlikte balayını geçirmek için Mısır’a giderler. Nil’de gemi turunda oldukları
bir akşam Linnet yatağında başından vurulmuş halde bulunur. Gemide Linnet’ten nefret eden ya da ölümünden
fayda sağlayacak olan birçok kişi vardır. Şans eseri ünlü dedektif Hercule
Poirot da oradadır.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
agatha christie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
agatha christie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ağustos 2019 Perşembe
25 Kasım 2018 Pazar
ACI KAHVE_Agatha Christie
✮✮
Bilim adamı Sir
Claud Amory atom partikülleri üzerindeki araştırmaları sonucu şimdiye dek
kullanılan tüm patlayıcılardan binlerce kez daha etkili bir bomba formülü
oluşturur. Bu formül bir servet değerindedir. Amory, para için aile
fertlerinden birinin formülü çalacağından korkar. Dedektif Hercule Poirot’u formülü koruması ve
yetkililere teslim etmesi için evine davet eder. Fakat dedektif eve varmak
üzereyken formül çalınır. Amory evde yaşayan herkesi kütüphanede toplayarak
formülün içlerinden biri tarafından çalındığını söyler. Uşağından odanın
ışıklarının kapatılmasını ister. Formülü alan kişinin onu masaya bırakmasını,
yoksa ışıklar açıldığında herkesin aranacağını bildirir. Işıklar yandığında
masada bir zarf duruyordur ve Amory ölmüştür. Ölümünden hemen sonra Dedektif
Poirot eve girer. Kütüphanede hepsi birliktedir. Masadaki zarfın içi boştur. Ertesi
gün Sir Claud Amory’nin akşam yemeği sonrası içtiği kahveden zehirlenerek
öldüğü anlaşılır. Dedektif onu kimin zehirlediğini ve formülü çaldığını
araştırmaya başlar.
20 Ocak 2018 Cumartesi
ÇARPIK EVDEKİ CESETLER_Agatha Christie
✮✮✮
Charles
Hayward Mısır’daki bir görevi sırasında tanıştığı İngiliz Sophia Leonidas ile
evlenmeye karar verir. Görevi nedeniyle Doğu’ya gider. İngiltere’ye dönene kadar
mektuplaşırlar. Döndüğünde Sophia’nın evlilik fikrine karşı isteksiz olduğunu
sezer. Sophia’nın büyükbabası Aristide’in bir cinayete kurban gitmiş olma
ihtimali vardır. Sophia bu olay çözümlenmeden evlenmek istemediğini açıklar. Babası
Scotland Yard’da çalışan Charles hemen konunun ayrıntılarını ondan öğrenir. Aristide
zehirlenmiştir. Fazlasıyla zengin olan adamla aynı evde yaşayan iki oğlu ve
onların aileleri, Aristide’in 30’lu yaşlardaki karısı Brenda, oğulların teyzesi
Edith de Haviland derken cinayet işleme imkanı olanların listesi bir hayli
kalabalıktır. Cinayet için de başta para olmak üzere pek çok sebep vardır. Charles
babasının tavsiyesiyle Sophia’nın yaşadığı, çarpık ev diye adlandırılan tuhaf görünümlü
malikâneye yerleşir ve aileyi tanımaya çalışarak cinayeti kimin işlediğini
bulmaya çalışır. Cinayeti işleyenin kimliği, ancak kendisi de ölünce ortaya
çıkar.
18 Aralık 2017 Pazartesi
16.50 TRENİ_Agatha Christie
✮✮✮
Agatha Christie’nin
ünlü karakteri Jane Marple romanı. Marple'ın arkadaşı Elspeth noel alışverişi
sonrası 16.50 treni ile evine dönerken trenin yavaşladığı sırada penceresinin
önünden başka bir tren geçer. Bu kısa anda karşısındaki trende bir cinayete
şahit olur. Gördükleri karşısında afallasa da, serinkanlılığını kaybetmez ve
trenden iner inmez ilk işi kondüktörü durumdan haberdar etmek olur. İhbarı
dikkate alınsa da yapılan araştırmalar sonucunda, bir maktul bulunamaz. Cinayet
işlendiğine dair bir iz de yoktur. Yaşlılığından dolayı olayları rüyasında
görmüş olabileceğini düşünürler. Arkadaşı Jane Marple dışında ona kimse
inanmaz. Jane de yaşlı olduğundan bir tanıdığı olan hizmetçi Lucy'den yardım
ister. Lucy cesedin trenden atılmış olabileceği arazide olan Rutherford
malikanesinde çalışmaya başlar. Ceset gerçekten de bu arazide bulunur. Cesedin
o binada yaşayan Crackenthorpe ailesi ile bir ilişkisi olduğundan şüphelenilir.
Ayrıca malikanede cinayetler işlenir. Evin reisi ölmez iken oğulları ölmeye
başlar. Scotland Yard'dan Dermot Craddock, Lucy ve Jane Marple bu olayı çözmeye
çalışırlar.
6 Temmuz 2017 Perşembe
ON KÜÇÜK ZENCİ_Agatha Christie
✮✮✮✮
1938’de birbirlerini
hiç tanımayan on kişiye, arkadaşları, akrabaları, meslektaşları vs. tarafından
tatillerini Zenci Adası’nda geçirmeleri için mektupla davet gelir. Bu on kişi
adaya doğru yol alır ve yolda birbirleriyle tanışmaya başlarlar. Konuklar adaya
vardıklarında adanın sahibinin hizmetkarları tarafından karşılanıp malikaneye
yerleştirilirler. Misafirler odalarına yerleştiklerinde her birinin duvarında
On Küçük Zenci hakkında çocuk şarkısına benzeyen bir yazı vardır:
On küçük zenci yemeğe gitti,
Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz,
Dokuz küçük zenci geç yattı,
Sabah Biri uyanamadı, kaldı sekiz,
Sekiz küçük zenci Devon’u gezdi,
Biri geri dönmedi. Kaldı yedi,
Yedi küçük zenci odun kırdı
Biri baltayı kendine vurdu. Kaldı altı,
Altı küçük zenci bal aradı,
Birini arı soktu. Kaldı beş,
Beş küçük zenci mahkemeye gitti,
Biri tutuklandı. Kaldı dört,
Dört küçük zenci yüzmeye gitti,
Birini balık yuttu. Kaldı üç,
Üç küçük zenci ormana gitti,
Birini ayı kaptı. Kaldı iki,
İki küçük zenci güneşte oturdu,
Birini güneş çarptı. Kaldı bir zenci.
Bir küçük zenci yapayalnız kaldı.
Gidip kendini astı. Kimse kalmadı.
Saat sekizde yemek salonuna gelen misafirler masanın üzerinde on adet küçük
zenci heykeliyle karşılaşırlar ve hepsi odalarındaki yazıdan bahseder, herkesin
odasında yazı bulunması çok gariplerine gider ve o sırada arka fondan bir insan
sesi işitilir. Gramofondan gelen bu ses odada bulunan on kişinin geçmişte
verdikleri kararlarla birilerinin ölümüne neden olduklarını tek tek söyler. Ve
suçluların kendilerini savunacak bir şeylerinin olup olmadığını sorar. Odadaki
on kişinin geçmişteki ölümler hakkında kendilerince çeşitli mazeretleri
bulunmakta ve kendilerini masum görmektedirler. On küçük zenci şiirinin
dizelerine uygun bir biçimde davetlilerin sayısı azalmaya başlar. Kimsenin
gözünün yaşına bakmadan, acımasızca malikanede ölümler gerçekleşir ve herkes birbirinden
şüphelenir. Her ölümden sonra yemek masasındaki zenci heykellerinin sayısı
azalmaktadır. Sona kalan iki kişiden biri olan Vera diğer kişiyi silahla vurur ve kendini asarak
intihar eder. İşin ilginci malikanedeki herkes ölmüştür.
Ölen on
kişinin içinde olan katilimizden cinayetleri nasıl işlediğini anlattığı
mektubun son bölümünden bir not:
“Ve
nihayet….
Yazımı bitireceğim ve bir şişeye koyup ağzını sıkıca kapayıp mühürledikten
sonra denize atacağım. Niçin? Evet niçin?
Daima kimsenin içinden çıkamayacağı esrarengiz bir cinayet işlemeyi arzu edip
durmuştum. Fakat şimdi şunu anlamış bulunuyorum ki, hiçbir sanatkar şaheserini
sadece kendi görerek tatmin olamaz. Sanatkarı asıl tatmin eden şey eseri değil,
onun meydana getirdiği takdir ve alkışlardır. Bütün insanlar önünde şunu itiraf
ediyorum ki, ben de ne kadar zeki ve kurnaz olduğumun herkes tarafından takdir
edilmesini isteyen bir zavallıyım…”
16 Mayıs 2017 Salı
BAĞDAT'A GELDİLER_Agatha Christie
✮✮
Victoria
Jones sevimli, yaramaz ancak sekreterlik konusunda oldukça yetersiz bir
genç bayandır. O, insanları taklit etmeyi ve sık sık yalan söylemeyi sever. İşinden
kovulduğu bir sabah parkta yakışıklı genç Edward ile tanışır. Çok etkilenen Victoria
onun peşinden Bağdat’a gider. Çin, Türkistan, Kürdistan ve Irak yolculuklarında
metal cevherleri ile yüksek uranyum ile ilgili kanıtlar toplayan ajan
Carmichael bu yer altı zenginliklerini elde etmek için büyük bir dünya savaşını
göze almaktan kaçınmayan ajanlar tarafından takip edilmektedir. İngiliz konsolosluğuna
sığınmak ister ama orada saldırıya uğrar. Kaçmadan önce tesadüfen konsoloslukta
bulunan çok eski bir arkadaşı Baker’ın cebine not bırakır. Bağdat da ünlü bir
otele arkadaşlarıyla buluşmaya gelen Carmichael bıçaklanır ve saklanmak için
girdiği Victoria’nın odasında ölür. Ölmeden önce Victoria’nın kulağına bazı
sözcükler fısıldar. Olay Carmichael’ın arkadaşı
Bay Dakin tarafından örtbas edilir. Victoria, bu olayla ilgili bilgi toplamak
için Bay Dakin ile çalışmaya başlar. Kolayca yalan söyleyebilmesi onun en iyi
özelliği olur. Edward’ın çalıştığı Zeytin Dalı denilen yerde bir tuhaflık
olduğunu düşünmektedirler. Zeytin Dalı, tüm dünyada büyük bir savaş sonrası her
şeyin yok olacağına ve “Yeni Dünya”nın seçkin bir grup tarafından yeniden
oluşturulacağına inanan insanların Bağdat’daki merkezidir. Üstelik Edward da bu
oluşumun çok önemli bir parçasıdır. Victoria ve Baker’daki ipucular
birleştirilerek bu grubun varlığı ortaya konulur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



