Kenan, Nihat ve Selim
liseden beri arkadaşlardır. Kenan Hukuk Fakültesi'nde okumasına rağmen
babasının sigorta acentesinin başına geçer. Nihat bir süre matbaada ustabaşı
olan babasının yanında çalışır, daha sonra Selim ile Kenan'ın yardımlarıyla bir
kitap dükkanı açar. Selim Mimarlık Fakültesi'ni bitirdikten sonra babasının
tekstil fabrikasının başına geçer. Hayatını dolu dolu yaşayan Kenan öldükten
sonra ismini yaşatacak bir iş yapmak ister. Başkomiser Cüneyt'ten Beyoğlu'nda işlenen cinayetlerin
fotoğraflarını alacak, dekor ve mankenlerle olayı canlandırıp çekimler
yapacaktır. Selim mekan için arkadaşına babasının Bayoğlu'ndaki dört katlı binasını
verir. Bir gün Kenan iki farklı cinayet fotoğrafında aynı afişi görür ve cinayetlerin
aynı kişi tarafından işlendiğini düşünür. Cinayet yerlerini gezerler, katil olarak
suçlanan kişilerle görüşürler. Ölenlerin sevgili olduğu ortaya çıkar. Kıza
gelen mektuplardan birini bulurlar. Fransa'dan
Catherina adlı bir kadın kıza o insanların çok tehlikeli olduğunu ve uzak
durmasını yazmıştır. Kenan bu kadınla görüşmek için Fransa'ya gittiğinde
kadının öldüğünü öğrenir. Araştırmalarına devam eden Kenan geri döndüğünde
katilin Selim olduğunu söyler. En başından tek tek anlatmaya başlar. Selim'in
babasının gençlik yıllarında hiçbir serveti yoktur. Sadece terzi çırağıdır.
Savaş zamanında Rusya'dan Türkiye'ye kaçan bir Rus komutan Selim'in babasıyla
tanışır. Karısı ve iki çocuğu vardır. Kızı Catherina'yı Fransa'ya okumaya
göndermiştir. Beyoğlu'nun yıkık dökük binalarından birinde kalan komutan
yanında getirdiği çok değerli mücevherleri Selim'in babasına gösterdiğinde
Selim'in babası kendine daha iyi bir hayat kurabileceği düşüncesiyle komutanı,
karısını ve küçük oğlunu öldürür. Yıllar
sonra Catherina, öldürülen kız ile tanışmış, İstanbul'da yaşadığını duyunca
olan biteni anlatmış ve ondan ailesi hakkında bilgi toplamasını istemiştir. Bu
kız Catherina'nın ailesini Selim'in babasının öldürdüğünü öğrenmiştir. Selim'e
şantaj yaparak para sızdırırlar. Sonu gelmeyen şantajdan sıkılan Selim
sevgilileri öldürmüştür. Üstelik Catherina'nın ölümü de doğal değildir. Selim, iş
için Fransa'ya yaptığı ziyarette Catherina'nın adresini bulup boğarak
öldürmüştür. Komutan ve ailesinin cesetlerini binanın bodrumunda gömülü olarak
bulurlar. Selim, bunları kimseye anlatmamasını için silahıyla Kenan'ı vurur. Selim
sadece Kenan'ı öldürmekten hapse girer, diğer cinayetlerde kanıt olmadığı için
onlardan yargılanmaz.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
ahmet ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Mayıs 2017 Perşembe
15 Nisan 2017 Cumartesi
SULTANI ÖLDÜRMEK_Ahmet Ümit
Müştak
Serhazin, başarılı bir öğretim görevlisidir. Öğrenciliği sırasında Tahir
Hoca'nın asistanı olma şerefini, tutkulu aşkı
Nüzhet'le paylaşmıştır. Nüzhet, ilişkilerinin ciddileşmeye başladığı sıralarda
Müştak'ı İstanbul'da bırakarak, Chigago'ya gider. Dünyanın tanıdığı bir tarihçi
olur ve yıllar sonra bilinmeyen bir gerçeği çözüme kavuşturmak için
ülkeye yeniden dönüş yapar; Fatih Sultan Mehmet'in zehirlenerek öldürülmüş
olması. Nüzhet'in yurtdışına gitmesi Müştak'ı derinden yaralamış, psikolojik
hastalıklar yaşamasına neden olmuştur. Büyük üzüntülerle baş başa kaldığında,
yaşadığı bir iki saat dilimini hatırlayamamaktadır. Beklemediği bir zamanda Nüzhet'ten telefon alarak, yemeğe davet edilen Müştak, kendini Nüzhet'in
evinde, eski sevgilisini de ölü olarak bulur ancak hiçbir şey
hatırlayamaz. Cinayeti kendisinin işlediğini düşür ve panikle evdeki
delilleri yok ederek olay yerinden ayrılır. Nüzhet'in ölüm haberini getiren
polislere hiçbir şey anlatmaz. İki gün sonra Nüzhet'in asistanın da saldırıya
uğradığını, Tahir Hoca'nın öldürüldüğü duyar. Yaşadığı bunca acı olaydan
ve duyduğu büyük vicdan azabından rahatsız olan Müştak, Nüzhet'i öldürdüğünü
itiraf etmek için karakola gittiği sırada, Nüzhet'in temizlikçi kadın
tarafından bir hırsızlık vakasına kurban gittiğini, Tahir Hoca'nın kalp krizi
geçirerek düşerken başını vurduğu gerekçesiyle öldüğünü öğrenir.
12 Mart 2017 Pazar
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi_Ahmet Ümit
✮
Beyoğlu’nun Tarlabaşı semtinde bir cinayet işlenir. Orayı
gayet iyi bilen ve uzun yıllar önce Beyoğlu’nda görev yapmış olan Başkomiser
Nevzat olay yerine gittiğinde ölen kişinin Öz Tarlabaşılılar Kulübü’nün sahibi Kara Nizam ile birlikte çalışan Engin
Akça olduğunu öğrenir. Engin tek bıçak darbesiyle kalbinden bıçaklanarak
öldürülmüştür. Elinde ateş etmeye fırsat bulamadığı silahı da duruyordur. Başkomiser
Nevzat olay yerinin yakınlarında üç çocuğu fark eder, onlardan Engin hakkında
bazı bilgiler edinir. Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali ipuçlarını takip ederek
Engin Akça’nın katiline ulaşırlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
