Bir devlet
dairesinde memur olan Poprişçin, müdürün kızına aşık olur. Bilgi edinebilmek için
onun köpeğiyle konuşmaya başlar. O sırada İspanya tahtı boş kalmıştır. Poprişçin
İspanya Kralı 8.Ferdinand olduğunu keşfeder ama bir delegasyon gelip kendisini
alana kadar kimseye söylemeyecektir. Poprişçin’in hikayesi tahta
oturacağını düşünerek yola çıktığı akıl hastanesinde son bulur.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
gogol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gogol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Mart 2020 Çarşamba
5 Ocak 2020 Pazar
TARAS BULBA_Gogol
✮✮✮
Yaşlı Kazak Taras
Bulba, oğulları Andrey ve Ostap’ın Ortodoks papaz okulundan dönüşleri
sonrasında, asıl eğitimin er meydanında alındığını düşünerek onlarla birlikte
Kazak savaşçılarının toplandığı Zaporojye’nin yolunu tutar. Savaşmak onlar için
bir yaşam biçimidir. Kimi zaman Katolik Lehlerle, kimi zaman Türklerin bu
topraklardaki bekçileri Tatarlarla savaşırlar. Kimi zaman da yüzlerce kalyonla
Karadeniz kıyılarına talana çıkarlar. Zaporojye’de toplanan ordu Leh şehri olan
Dubno’yu kuşatmak için yola çıkar. Yol üzerinde önlerine çıkan her şeyi yakıp
yıkarlar, herkesi öldürürler. Taras Bulba iki oğlunun da çok iyi birer komutan
olacağını düşünerek kıvanç duymaktadır. Fakat bu kuşatma Taras Bulba için pek
iyi sonuçlanmaz. Daha önce tanıştığı Leh kızı için saf değiştiren oğlu Andrey’i
kendi elleriyle öldürürken diğer oğlu Ostap Lehlerin eline düşer ve ağır
işkencelerle öldürülür. Taras Bulba’nın sonu da oğullarından farklı olmayacaktır.
26 Mayıs 2019 Pazar
PALTO - BURUN_Gogol
✮✮
PALTO
Akakiy
Akakiyeviç, mektupları temize çekmekle görevli, işyerinde sürekli ezilen ve
dalga geçilen bir memurdur. Neredeyse paramparça olmuş paltosunu tamir ettirmek
için terziye götürür. Terzi paltonun çok inceldiğini, dikiş tutmayacağını
söyleyerek yeni bir palto diktirmesini tavsiye eder. Zar zor geçinen
Akakiyeviç, biriktirdiklerinin üstüne noel ikramiyesinden gelen parayı
ekleyerek yeni bir palto diktirir. Yeni paltosuyla çok mutludur. Lakin bu mutluluğu
çok uzun sürmez. Bir gece evine dönerken saldırıya uğrar ve paltosu çalınır.
Onu bulmak için yaptıkları da bir sonuç vermez. Hastalanan Akakiyeviç’in
ölümünden bir süre sonra palto çalan bir gulyabani görülmeye başlanır. Her
gece birlerinin paltosu çalınır.
BURUN
Berber
Yakovleviç, bir sabah uyandığında, karısının pişirdiği ekmeğin içinde bir burun
bulur. Bu burun, her hafta iki kere tıraş ettiği memur Binbaşı Kovalev’in
burnudur. İvan Yakovleviç bu işe akıl sır erdiremez ama polisin burnu bulup
kendisini suçlayacağı düşüncesiyle burundan hemen kurtulmak için onu nehre
atar. Onu gören bir bekçi gizli işler çevirdiği düşüncesiyle yanına çağırır ve
sorgulamaya başlar. Memur Binbaşı Kovalev ise bir sabah uyandığında, burnunun
yerinde yeller estiğini fark eder. Yüzünü bir mendille örter ve emniyet
müdürüne gidip derdini anlatmak üzere soluğu dışarıda alır. Sokakta burnunu gösterişli
bir üniformanın içinde Danıştay üyesi olarak görür. Ona kendi burnu olduğunu
söylese de bir sonuç alamaz. Eve döndükten biraz sonra onun burnunu bulan bir
bekçi gelir. Kovalev'in burnuna kavuşma
mutluluğu pek uzun sürmez çünkü burnu yerine yerleşmemektedir. Doktor burnu
tekrar takmanın belki mümkün olduğunu ama bunun burunsuz görünümünden bile kötü
olacağını söyler. Bu sırada şehrin sokaklarında Kovalev’in kayıp burnuyla
ilgili türlü hikâyeler, efsaneler dönmeye başlar. Burnun bir sokakta ya da bir
parkta görüldüğü haberi insanların oraya akın etmelerine sebep olur. Kovalev
bir sabah uyandığında burnunu yerinde bulur. Sanki hiç gitmemiş gibi, burnu,
kanlı canlı orada, iki yanağının arasındadır. Keyfi yerine gelmiştir
binbaşının, tam bu sırada kapıda beliren berber İvan Yakovleviç’e her zamanki
gibi traşını yaptırır.
Etiketler:
akakiyeviç,
burun,
gogol,
kovalev,
palto
15 Ocak 2019 Salı
ÖLÜ CANLAR_Gogol
Rusya’nın N.
Şehrine gelen Pavel Ivanovich Çiçikov kendini 6.dereceden devlet memuru ve
toprak ağası olarak tanıtır. Vali, yargıç, savcı gibi şehrin tüm ileri
gelenlerini ziyaret ederek kendini takdim eder. Konuşması ve görgüsü ile
herkesin sevgisini ve hayranlığını kazanır. Bu insanlarla akşam toplantıları yapar,
yemeklere katılır. Sonra sırayla çiftlik sahipleriyle görüşmeye başlar. Onlardan
son sayımdan sonra ölen köylülerini (bu köylüler ölmüş olsalar bile yeni bir
sayıma kadar kayıtlarda yaşıyor görünecekleri için çiftlik sahipleri onlar için
de yıllık vergi vermek zorundaydılar) satın almak ister. Görüştüğü çiftlik
sahipleri vergi ödemekten kurtardığı için Çiçikov’a teşekkür ederler. Birçoğu
bedelsiz olarak ölü canlarını Çiçikov’a devreder. Çiçikov’un amacı yaşıyor
görünen bu canları ipotek ettirmektir. İpotek ofisinden can başına 200 ruble
gibi bir para kazanacaktır. Şehirde Çiçikov’un ölü canları satın aldığı
duyulur. Herkes Çiçikov’un amacıyla ilgili kendine göre yorumlar yapar. Fakat
ona karşı kimse harekete geçemez çünkü öyle ya da böyle herkes bir ucundan bu
işe karışmış, ona yardımcı olmuşlardır. Yeterince ölü can sahibi olan Çiçikov
şehri terkeder.
Burada
birinci cilt sona eriyor. Gogol, “Ölü Canlar’ı üç cilt olarak planlamıştır. Fakat
gelen eleştiriler yazma sürecini uzatır. Ölmeden kısa süre önce yazdığı diğer
bölümleri yakar. Yanmaktan kurtulan birkaç karalama defterinden öğrenildiği
kadarıyla N. Şehrinden ayrılan Çiçikov, satın almak için bir köy aramaya
başlıyor. Ölü canlardan kazandığı paralarla lüks içinde yaşamak fikri ile satın
aldığı köyde gerçek bir çiftçi, toprak ağası olup dürüst yaşama fikri arasında kalır.
Yine arada neler yaşandığını bilemediğimiz bölümler sonunda Çiçikov’u hapishane
hücresinde buluruz. Tüm sahtekarlıkları ortaya çıkmıştır. Dürüst yaşayacağına
ve artık iyilikten başka bir şey düşünmeyeceğine söz verdiği eski bir arkadaşı
onun hapisten çıkmasını sağlar. Fakat Çiçikov değişti mi yoksa eski yaşamına
devam mı etti asla bilemeyeceğiz.
Etiketler:
çiçikov,
gogol,
kitap özeti,
ölü canlar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)