Tolganay'ın
hikayesini zaman zaman ziyarete geldiği tarlasıyla dertleşirken öğreniriz. Dedesinin
borçları yüzünden erken yaşta toprakla tanışan Tolganay kendisi gibi toprak
işçisi olan Suvankul'a aşık olur ve evlenirler. Tarlalarda çalışarak
geçimlerini sağlarlar. Üç çocukları olur. Traktör sürmeyi öğrenen Suvankul,
köye ilk traktörü getiren ekip başıdır. Aradan yıllar geçer. Çocuklar
büyür. Kasım babasının izinden giderek biçerdöver sürücüsü olur. Maysalbek
öğretmen olmak için, köy okulunu bitirince kente gider. En küçükleri Caynak
komsomol (genç komünistler birliği) da
görevlidir. Bir süre sonra Kasım Aliman’la evlenir. Tolganay, Suvankul,
Kasım ve Aliman hasat zamanlarını tarlada beraberce geçirirler, her şey
yolundadır. Hayat onlar için güzel giderken, bir gün tarlaya gelen bir Rus
askerinden savaş çıktığı haberini alırlar. Köydeki erkekler birer birer askere
çağrılır. Ve bir gün Kasım'ın da askerlik çağrısı gelir. Bütün aile ne kadar
üzülse de onu askere uğurlarlar. Aile daha sonra Maysalbek'ten de askere
çağrıldığını öğrendikleri bir mektup alır. Savaş tüm hızıyla devam ederken,
cephedeki erkek yetersizliğinden Suvankul da askere çağrılır. O günden sonra
ekip başı görevi Tolganay'a verilir. Tolganay tüm zorluklara rağmen var gücüyle
çalışır. Caynak zaman zaman eğitime çağrılan köyün genç delikanlıları
arasındadır. Bir gün, anasına eğitime gittiğini söyleyerek cepheye gider. Evin
bütün erkeklerini cepheye gönderen Tolganay, bir gün oğlu Kasım ve kocası
Suvankul'un şehit olduğu haberini alır. Şehit haberleriyle perişan olan
Tolganay ve gelini Aliman hayata kaldığı
yerden devam ederler. Ancak oğlu Maysalbek'ten geri dönüşü olmayan bir göreve çıkacağına dair
umutsuz bir mektup alır. Uzun süre
Caynak'dan da haber alamayınca onu da yitirdiğini düşünüp bütün umudunu
kaybeder. Tolganay cephede kaybettiği tüm erkeklerinin acısını gelini Aliman
ile dindirmeye çalışır, onu kızı gibi sahiplenir. Savaşın izleri yavaş yavaş
silinmeye başlar. Zaferin gelmesi yakındır. Cephelerden evlerine dönen
askerler, yeniden tarlalarda çalışmaya başlarlar. Tolganay gelini için
endişelenmektedir. Onun evlenmesi gerektiğini düşünür. Ancak Aliman evlenmek
istemez. Sonbahar aylarında sürü otlatmaya gelen bir çoban, Aliman'ı hamile
bırakır. Ancak Tolganay bu durumu çok sonraları öğrenir. Aliman'ın doğumu
yaklaştıkça Tolganay'a olan davranışları değişir. Tolganay bir gece Aliman'ı
doğum sancıları içerisinde bulur. Aliman hastaneye giderken, yolda doğum yapar
ancak ölür. Tolganay ismini Canbolat koyduğu torununu zorluklar içerisinde
büyütür.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
aytmatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aytmatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Eylül 2017 Pazar
17 Ocak 2017 Salı
Gün Olur Asra Bedel_Cengiz Aytmatov
✮✮✮✮✮
Uçsuz
bucaksız bozkırların kuş uçmaz kervan geçmez köşelerinin birinde,
trenlerin geçtiği küçük bir aktarma istasyonunda görevli iki arkadaştır,
Yedigey ve Kazangap.
Kazangap,
sağlığında, Kırgız efsanelerinin birinde adı geçen Nayman Ana (mankurt olan
oğlunu kurtarmaya çalışan, umut ve korku dolu bir yürekle çalkalanan bir Kırgız
anasıdır. Onun mücadelesi, trajediyle bitse de, sonraki yüzyıllarda
yaşanacaklara âdeta geçmiş çağlardan, ötelerden bir uyarıdır) türbesinin yer
aldığı Ana Beyit bölgesine gömülmek istediğini söylemiştir ve roman onun ölüm
haberiyle başlar.Bir devenin sırtında Ana Beyit mezarlığına yol alan cenaze
konvoyunun en önünde giden Yedigey'in bilincinde oluşur ve gelişir. Sarı
Özek'teki istasyondan kutsal mezarlığa giden cenaze konvoyunun başını çeken
Yedigey, can dostu Kazangap'la yaşadıklarını, bu kısa yolculuk sırasında geri
dönüşlerle tekrar yaşar. Yedigey, koca ömrü, bir güne hatta saatlere sığdırır. Yedigey'in
Kazangap'ı gömmek istediği yer, Nayman Ana'nın mezarı artık uzay üssüdür.
Nöbetçiler, buranın askerî bölge olduğunu söyleyerek cenaze konvoyunun Ana
Beyit'e girmesine izin vermek istemezler. Konvoy çaresizlik içinde, kutsal
topraklardan uzaklaşır, başka bir yerde cenazeyi yaparak gömerler; ancak Kırgız
geleneklerini, tam olarak bilmeden ve uygulayamadan gömmek Yedigey’i çok
rahatsız eder.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

