13 Nisan 2017 Perşembe

SEVDALİNKA_Ayşe Kulin

✮✮✮✮
Nimeta, evli ve iki çocuğu olan gazeteci bir kadındır. Kendisi gibi gazeteci olan Stefan'a aşık olur. Nimeta, duygusal olarak kocasından uzaklaşsa bile ona boşanmak istediğini söyleyemez ve Stefan’dan ayrılır. O dönem Sırp milliyetçiliğini kışkırtan bildiriler yayınlanır. Sırplar, Büyük Sırbistan hayallerini gerçekleştirmek için harekete geçmişlerdir. Knin, Zagreb ve Belgrad arasında siyasi ve askeri olaylar patlak verir. Sırp Gönüllü Muhafızları adı altında toplanan gençler Hırvatistan'da bir gece içinde insanları zorla evlerinden atarlar. Mallarını mülklerini bırakıp gidenlerin evleri yağmalanır, yakılıp yıkılır. Burhan, işlerini halletmek için Knin'e gittiği sırada olaylar artar. Ona ulaşamayan Nimeta, savaş muhabirliği görevini üstlenip kocasını bulmak için yola çıkar, onu bulsa da Zagreb'de mahsur kalırlar. Sokaklar cesetlerle doludur, siviller rastgele açılan ateşler yüzünden ölür, evler yağmalanır. Saraybosna'yı bölmeyin sloganıyla Boşnaklar, Sırplar, Hırvatlar, Müslümanlar, Ortodokslar, Katolikler sokağa dökülse de savaş  Saraybosna'ya da gelir. Saraybosna'da hayat durur. Gittikçe hırçınlaşan Burhan Stefan’ı öğrenir ve evi terk eder. Burhan’la birlikte Nimeta’nın kardeşi ve oğlu Fiko da  orduya katılır. Fiko yaralanır ve savaş bölgesinden çıkmasına Stefan yardım eder. Saraybosna Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in onca uğraşlarına rağmen hiç bir batı ülkesi bu katliamlara, soykırımlara engel olmak için fiilen yardım etmez. 1992 yılında başlayan savaş 1996 yılına kadar devam eder. 1.600'ünü çocukların oluşturduğu 10.600 Boşnak hayatını kaybettikten sonra savaşan taraflar Dayton Anlaşmas’nı imzalarlar.

11 Nisan 2017 Salı

EDGAR ALLAN POE Öyküler

✮✮✮✮
Edgar Allan Poe 1809-1849 yılları arasında yaşayan ABD'li şair, öykü yazarı,  editör ve edebiyat eleştirmeni. Poe modern anlamda korku, gerilim ve polisiye türlerinin öncüsüdür. O zamanın yaygın  kullanılan cümlesiyle “kanı dondurarak” eğlendirmektir amacı. “Ahlakı ya da ahlak yokluğu yazdıklarına sızan sarhoş, uyuşturucunun etkisinde, baştan çıkmış, ölü sevici yaratık” gibi üzerine yapışıp kalmış bir imajla yaşamış ve bolca eleştirilmiştir. Bu ciltte kırk öyküsü yer almaktadır. Özellikle "Kuyu ve Sarkaç, Boşboğaz Yürek, Kara Kedi, Kalabalıkların Adamı, William Wilson, Bir Aksilik" başlıklı öyküleri daha ilgi çekici buldum.

8 Nisan 2017 Cumartesi

AKLINDAN BİR SAYI TUT_John Verdon

✮✮✮✮
Mark kendisine gelen esrarengiz mektuplar üzerine arkadaşı David’ten yardım ister. Mektupta kendine X.ARYBDİS adını veren kişi ondan bir sayı tutmasını ister. Mark aklından 658 sayısını geçirir. Zarfın içerisinde küçük bir zarf daha mevcuttur ve içerisinde 658 yazılıdır. Sayıyı doğru tahmin etmişte 289,87 dolar ödeme yapması istenir. Mark verilen adrese parayı çek olarak gönderir fakat çek iade edilir. Mark bahçesinde vahşice öldürülmüş olarak bulunur. David arkadaşının ölümünü araştırırken aynı tarzda iki cinayet daha işlenir. Aynı mektuptan onlara da gönderilmiştir. Aynı miktardaki para istenmiş ve gönderilen çekler iade edilmiştir. David  katilin polislerden ve alkoliklerden nefret ettiğini, öldürülenlerin geçmişinde alkol bağımlılıkları olduğunu, ancak bunları tespit için aklından sayı tutmalı bir oyun oynadığını, öldüreceği kişileri bilmediğini, sadece mektuplarına çek ile ödeme yapanların (çekte isim-soyisim-adres yazılması gerekir) adreslerini tespitle öldürdüğünü anlar. David çeklerin gönderildiği adres üzerinden Dermott’a ulaşır. 20-25 yıl önce sarhoş bir polis baba çocuğunun gözleri önünde annesinin boğazını kesmiştir. David aradıkları katilin bu çocuk olan Dermott olduğunu anlar. Yüzbaşı Nardo ile evine giderler. David ve Nardo ‘yu tuzağa düşüren Dermott annesini yatağa yatırır ve kendisi de yanına uzanarak Nardo’nun sarhoş polis baba taklidi yapmasını ister. Nardo viski şişesini kıracak, tam anneyi kesmek üzereyken Dermott onu silahıyla öldürecektir ve böylece annesini kurtarmış, babasından intikamını almış olacaktır. Çıkan arbedede anne ölür. Dermott hastaneye kaldırılır ve orada yaşamını yitirir.

               

6 Nisan 2017 Perşembe

AFRİKALI LEO_Amin Maalouf

✮✮✮✮
"Ben , Hasan, tartıcıbaşı Muhammed'in oğlu , ben Giavonni Leone de Medici; bir berberin sünnet ettiği, bir papanın vaftiz ettiği ben. Şimdi Afrikalı diye anılıyorum ama Afrikalı değilim. Avrupalı da Arabistanlı da değilim. Bana Granadalı, Faslı , Zayyatlı da derler ama ben hiçbir ülkeden , kentten ya da boydan değilim. Yolların oğluyum ben, ülkem kervan, yaşamımsa yolculukların en beklenmedik olanı."
Hasan'ın yaşadığı Endülüs'ün Granada şehri Kastilyalıların saldırısına uğrar. Yerli halk ya Hristiyan olacak ya da oradan ayrılacaktır. Hasan ve ailesi Fas'a göç ederler. Hasan okula başlar. Harun'la tanışır, çok güzel bir dostlukları olur. Hasan tüccar olan dayısının yanında çalışmaya başlar. Fas Kralı Hasan'ın yaptıklarından dolayı ona bir köle kız armağan verir. Kölenin adı Hiba’dır ve Hasan ona ilk gördüğü anda aşık olur. Bu aşk Hasan'ın Kahire’ye göçüne kadar devam eder. Hasan'ın üvey kardeşi Meryem ise bir kaç yıl içinde büyüyüp güzelleşir ve ilk talibi Zervali adında yaşlı bir tüccardır. Babası Muhammed sırf iş için kızıyla bu zengin tüccarı evlendirmek ister. Fakat Hasan bu adam hakkında çok kötü şeyler öğrenir ve evliliğin olmaması için çevreye yayar. Zervali adının kötüye kullanılmasından dolayı Meryem'in hastalıklı olduğunu söyler. Meryem çok uzun bir süre hastaneye kapatılır. Dayısının ölümünden sonra Hasan kervanın başına geçer ve onun vasiyetine uyup dayısının kızı olan Fatma’yla evlenir. Hiba da yanlarındadır. Meryem'i kurtarma çalışmaları devam ederken Harun Meryem’le evlenmek istediğini söyler ve Meryem'i kaçırır. Bu kaçırılış sonrası Hasan yardım ettiği gerekçesiyle Kahire’ye sürgüne gönderilir. Fasta çok zengin olan Hasan, Kahire'ye giderken bir fırtınada tüm varlığını kaybeder. Hiba'da ailesine geri döner. Kahire de veba salgını vardır. Hasan, Yavuz Sultan Selim'in yeğeni Alaaddin'in dul eşi olan Nur ile tanışır, bir kızları olur. Hasan bir tüccarla  otururken  kaçırılır. Roma’ya götürülür. Papaya hediye olarak sunulur ve orada öğretmenlik yapar. Öğrencilerine Türkçe ve Arapça gibi diller öğretir. Papa ona yeni bir ad verir: Giovanni Leone de Medici. Ayrıca halk da onu Afrikalı Leo olarak tanır. 

4 Nisan 2017 Salı

İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ_Charles Dickens

✮✮✮
Dr. Manette Paris'te bir hapishanede aristokratlar yüzünden suçsuz yere 18 yıl yatar. Bu yüzden akli dengesi bozulmuştur. Londra'da yaşamakta olan kızı Lucie, eski bir aile dostu olan Lorry ile Paris'e gelerek babasını alır, birlikte Londra'ya dönerler. Dönüş yolculuğunda Charles Darney ile tanışırlar. Darney aslında Fransızdır. Aristokrat olan ailesi ile tüm bağlarını koparmış ve adını değiştirmiştir. Aristokratlardan nefret eden Darney, Lucie'ye âşık olur ve onunla evlenir. Kızları altı yaşına geldiğinde Fransa'da ihtilal başlar. Fransa’dan Darney’e bir mektup gelir. Kendisinden yardım istenmektedir. Darney Fransa’ya döner. Ailesinden sadece Darney hayatta kalmıştır. Aristokrat olduğu gerekçesiyle tutuklanır. Haber İngiltere'ye ulaşır ulaşmaz Dr. Manette ve Lucie, Darney'i kurtarmak için Paris'e gelirler. İhtilalciler Darney'in ailesine karşı aşırı bir nefret duyarlar. Darney mahkemeye çıkarılmadan bir buçuk yıl hapis kalır. Bu arada karısıyla bile görüştürülmez. Sonunda yargılanır ve halkın saygı duyduğu Dr. Manette'in, damadı lehine tanıklığı sayesinde serbest kalır. Bir süre sonra babasının ve amcasının işlediği bir suçtan dolayı tekrar tutuklanır. Halk düşmanı ilan edilir ve idamına karar verilir. Lucie'yi derin bir aşkla seven Avukat Carton, Lucie'yi mutlu etmek için Darney'i hücresinde ziyaret eder. Darney'le birbirlerine çok benzemektedirler. Onu bayıltarak kıyafetlerini değiştirir ve Avukat Carton, Darney'in yerine giyotine gider. Darney, Lucie ve kızını alarak Paris'ten kaçar.


1 Nisan 2017 Cumartesi

BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ_Khaled Hosseini

✮✮✮✮✮
Meryem evlilik dışı bir ilişki sonucunda doğmuştur. Bir harami olduğunu beş yaşında öğrenir.  Babası Celil varlıklı birisidir ve karıları vardır. Onları istememiştir. Meryem ve annesi Nana bir kulübede yaşamaktadırlar. Babası Meryem’i her perşembe elinde bir hediyeyle ziyarete gelir.  Bir gün Meryem babasını ziyaret etme kararı alır ve onun yanına gider. Babası ise onu istemez ve geri gönderir. Meryem eve döndüğünde psikolojik sorunları olan annesinin kendisini astığını görür. Bunun üzerine babası ile birlikte kalmak zorunda kalır. Babası hemen Meryem'i göndermeyi aklına koyar. Meryem'i Raşit isimli orta yaşlı bir adamla evlendirir. Evliliği onun için bir cehennem azabıdır. Meryem üst üste çocuk düşürür, kötü bir hayat sürer. Yaşlanmıştır ve düşürdüğü çocuklar için hep suçlanır. Leyla ise Meryem'in komşusudur, savaşta ailesini kaybeder ve Meryem'in evinde kalmaya başlar. Raşit genç bir kadını daha fazla evinde tutamayacağını söyleyerek onunla evlenir. Leyla’nın başka çaresi yoktur. Leyla ve Meryem başlarda anlaşamazlarsa da  birbirlerini tanıdıkça severler. Birbirleriyle birlik olup Raşit’e direnirler çoğu zaman. Kısa bir süre sonra Leyla’nın bir kızı olur, adını Azize koyarlar. Bir gün kaçmaya çalışırlar fakat başarısız olurlar ve Raşit onları ağır bir şekilde cezalandırır. Daha sonra Leyla’nın Zalmay adında bir oğlu olur. Raşit iflasa uğrar. Varlarını yoklarını satarlar. Azize’yi bir yetimhaneye bırakırlar. Raşit, eski günlerde Leyla’nın kesinlikle evleneceğini düşündüğü Tarık’ın eve geldiğini öğrenir. Leyla’yı boğarak öldürmek üzereyken Meryem, Raşit’in kafasına kürekle vurur. Meryem onu öldürmek zorundadır. Yoksa Leyla ve kendisi için ölüm kaçınılmazdır. Meryem teslim olur ve suçunu itiraf ederek her şeyi kabul eder. Leyla, Tarık, Zalmay ve Azize yeni, güzel ve başarılı bir hayata yelken açarken Meryem’in hayatı idam cezası ile sonlanır. 

KÖPRÜ_Ayşe Kulin

✮✮✮✮
Erzincan Valisinin odasına giren Bayram, masanın üstüne yeni doğmuş bir bebek bırakır.Bayram karısının doğum vakti gelince, doğumun köyde yapılamayacağını anlamış ve karısını öküz arabasıyla su kenarına getirmiştir. Fırat Nehri üstündeki köprü  bir süre önce yıkıldığından, ulaşım küçük bir feribotla yapılıyordur; fakat Bayram feribotun kaptanını bulamaz. Saatlerce beklerler. Bayram son anda bebeği kurtarır fakat karısı kan kaybından ölür. Tüm bunlardan devletin sorumlu olduğunu düşünerek validen hesap sormak istemektedir.Devlet her seferinde köprünün yapılacağı sözünü vermiştir; fakat ağır işleyen bürokrasi engeli aşılamamıştır. Elmas adında bir kadın az bir maddi yardım karşılığında kendi oğlu Erdal'la birlikte Bayram’ın oğlu Öksüz'ü emzirmeyi kabul eder. Bayram  tekrar inşa edileceği söylenen köprünün temel inşaatında çalışmaya başlar. Elmas’ın yaşadığı Başbağlar köyü teröristlerce basılır. Köyün erkekleri meydanda kurşuna dizilir. Elmas’ın kocası ve oğlu ölür. Ağacın dalları arasına sakladığı Öksüz ise kurtulur. Vali, belediye başkanı ve müteahhitler bir olup Ankara'dan bir mühendisle anlaşırlar. Masraflar için Erzincanlı zenginlerinden para yardımı toplarlar. Köprü Ankara'da yapılacak, sonra parçalara ayrılıp demir çubuklar halinde Erzincan'a taşınacak ve parçalar tekrar birleştirilecektir. 2 yıl aradan sonra Ankara'daki köprünün inşaatı biter. Montaj ekibi köye  gelir. Bu sırada yeni bir terör saldırısında teröristler Fırat üstündeki tek feribotu yakarlar. Bir yıl projeye ara verilir. Bir yıl sonra artık her şey hazırdır, tek sorun bu kadar ağır bir köprünün nasıl karşı yakaya geçirileceğidir. Çemişgezek'te  üç yüz tonluk kızakta bir feribot bulunur. Artık tek umut bu feribottur. Bir hafta sonra feribot gelir ve köprünün karşı tarafa taşınması için hazırlıklar yapılmaya başlanır. Bütün Erzincan heyecanla bu olayı takip etmektedir. İlk denemelerde feribot gerçekten hiç ümit vermez, sürekli motor bozulur ve saatlerce tamir edilmeye çalışılır. En sonunda tam herkes ümidini yitirmişken köprü karşıya geçirilir ve iki parçası birleştirilerek yerine oturtulur. Köyde bayram havası yaşanır, yıllardır süren hasret ve çile sona ermiştir. Valinin adı unutulmamak üzere Erzincanlıların yüreğine kazınmıştır. Bayram ve Vali birlikte köprünün üstünden geçerler. Bayram Elmas'la evlenir. Öksüz'e ise Vali'nin ismini verirler.