ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2017 Çarşamba

GÜNEŞE DÖN YÜZÜNÜ_Ayşe Kulin

✮✮✮✮
Ayşe Kulin’in 1984’te yayınlanan ilk kitabıdır. Bozkırda Susuz Büyür Çiçek, Güneşe Dön Yüzünü, Kominis Nedir, Yoksullara Yardım, Bir Cenaze Töreni, Sami Bey’in Ruhu, Vitrinde, Bar, Bir Çekim Günü isimli öykülerden oluşur. Yazar, çocukluk yıllarından beri algıladığı, gözlemlediği siyasal yansımaları, çevresindeki insanların zaaflarını, özlem ve beklentilerini dile getirmiştir.

17 Haziran 2017 Cumartesi

UMUT_Ayşe Kulin

✮✮✮✮

Zeki Salih Bey (yazarın baba soyağacı) Bosna’nın karışmasından sonra eşinin ısrarlarına dayanamayarak İstanbul’a göç eder.(1908) İstanbul’a alışmaya çalışırlarken Bosna’nın tek kurşun atılmadan terk edilmesi aileyi çok sarsmıştır. Bosna’da geniş topraklara sahip olan Zeki Salih Bey daha önce bir işte çalışmamıştır. Onlar için zor günler başlar. Zeki Salih Bey’in 3 çocuğu vardır. Nusret, Saadet ve Muhittin.

Çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat (yazarın anne soyağacı) sürgünden döner.(1928) Ahmet Reşat’ın üç çocuğu vardır, Leman, Sabahat ve Suat. Saraylıhanım, torunu Kemal’in ölümünden sonra hastalığı ilerlemiş, bunamaya başlamıştır. Mehpare de oğlu Halim ile konakta yaşamaktadır. Oğlunun gün geçtikçe kendisinden uzaklaştığını düşünen Mehpare konaktan ayrılmak için Galip Bey’le evlenir. İkinci oğlu olur.
Sabahat’ın okul arkadaşı Aram, onun yeğenleri Sitare ve Bülent’e özel ders vermektedir. Zamanla aralarında imkansız olan bir aşk doğar.İmkansızdır çünki Ahmet Reşat, Aram’ın Ermeni olmasından dolayı şiddetle karşı çıkar. Sabahat’le yaptıkları bir tartışma sonucu Ahmet Reşat intihara kalkışınca  Sabahat, Aram’dan uzak kalmak için eniştesinin Kıbrıs’ta bulduğu iş teklifini kabul edip oraya yerleşir. Aram ise askere gitse de  sürekli mektuplaşırlar.
Zeki Salih Bey’in oğlu Muhittin okur ve başarılı bir mühendis olur. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde çalışır. Evlenme yaşı gelmiştir. Ahmet Reşat’ın damadı Mahir vefat ettiğinde kızı Leman bunalıma girer. Evden uzaklaştırmak için Leman ve onun kızı Sitare Ankara’ya kardeşi Suat’ın yanına gönderilir. Sitare genç yaşta babasız kalınca annesine evlenmek istediğini gelen teklifleri değerlendireceğini söyler ve Sitare kendinden yaşça büyük olan Muhittin ile tanıştırılır. Muhittin Sitare’yi görür görmez aşık olur ve evlenirler. Ayşe adını verdikleri bir kızları olur.

16 Haziran 2017 Cuma

VEDA_Ayşe Kulin

✮✮✮✮
Son Osmanlı Maliye Nazırı Ahmet Reşat Paşa’nın konağında; eşi Behice, kızları Leman ve Suat, Ahmet Reşat Bey’i yetiştiren büyük teyze Saraylı Hanım ve çocukların bakımıyla ilgilenen uzaktan akrabaları Mehpare yaşamaktadır. Ahmet Reşat Bey’den habersiz, Saraylı Hanım’ın torunu Sarıkamış gazisi Kemal konağın çatı katında hasta olarak kalmaktadır ve bakımıyla Mehpare ilgilenmektedir. Kemal, ülkenin işgalden kurtuluşu için çalışan gizli derneklere yardım eder ve işgalci güçler tarafından arandığı için gizlenmek zorundadır. Mehpare ile Kemal arasında bir aşk doğar, Mehpare hamile kalır. Ahmet Reşat Paşa’nın Kemal’den haberi olduğunda birinin saltanat, diğerinin milliciler yanında olması nedeniyle gerginlik olur. Oysa Paşa, Anadolu’daki milli orduya gizliden maddi ve manevi destek sağlamaktadır. İşgal kuvvetlerinin Meclis-i Mebusan’ı dağıtmasından sonra konağın aranacağını düşünen Kemal, Mehpare ile arkadaşının kız kardeşi olan Azra Hanım’ın konağında saklanır. Azra Hanım’ın konağı, işgal kuvvetlerinin baskınına uğrayınca Kemal ile Mehpare tekrar Ahmet Reşat Paşa’nın konağına kaçmayı başarırlar. Azra Anadolu’daki milli mücadeleye katılmak için Antep dolaylarına gider. Kemal de artık iyileştiğinden milli mücadelede daha etkin bir görev almak üzere arkadaşı Mahir’in yardımıyla Anadolu’ya geçer ama gitmeden önce dayısından izin alarak Mehpare ile evlenir. Telgraf ağı kurmak için Eskişehir’e gidişinden bir süre sonra konağa ölüm haberi ulaşır. Milli mücadele, ülkenin işgalden kurtuluşu ile sonlanır, padişah ülkeyi terk eder. Savaşta milli ordunun yanında yer almayanlar Ankara hükümeti tarafından vatan haini ilan edilir. Ahmet Reşat Efendi de vatan haini ilan edilme tehlikesiyle karşılaşır ve kaçmak zorunda kalır. Ahmet Reşat Bey, gitmeden önce konak halkını Mahir’e emanet eder. Mahir, Ahmet Reşat’ın büyük kızı Leman Hanım ile evlenmek için izin ister. Mahir ile Leman’ın nikahı hemen kıyılır ve Ahmet Reşat Bey, bir vapurla ülkeyi terk eder.


18 Mayıs 2017 Perşembe

GECE SESLERİ_Ayşe Kulin

✮✮✮
Ayda annesinin hastanede olduğunu öğrenince seminerde olduğu Erzurum’dan İstanbul’a gelir. Yolculuk sırasında  geçmişten bazı anlar canlanır gözünde. Annesi ile vapura bindiğinde kendisinin yaramazlığına baktığını düşündüğü adamların aslında annesinin güzelliğine baktıklarını yıllar sonra anlayacaktır. İlk uçağa annesiyle ikinci babası Nedim ve ailesi ile tanışmaya giderken bindiğini hatırlar. Nedim her zaman Ayda'ya sevgi dolu bir baba olmuştur. Siyasi olaylardan hapislere düştüğünde hep Nedim babası kurtarmıştır onu.  Ayda’nın annesi beyin ameliyatı olur. Yatakta yatan hasta annesinden çok kardeşi gibi durmaktadır. Yaptırdığı sayısız estetikle oldukça genç gözükmektedir.  
Bozova'da geçmişten günümüze gelen sırlar vardır. Ziynet dadı gençken Bozova Çiftliği'nin küçük ağası Yusuf’un dikkatini çeker. Bozova'da ağalar dışarı çıkıp hastalık kapmasın diye evde çalışan kızların evin bekar oğullarının gönlünü etmesi alışılagelmiştir. Yusuf da Ziynet’in odasını ziyaret etmeye başlar. Hamile kalan Ziynet'e doğumda  bebeğinin öldüğünü söylerler. Fakat bebeği çocuğu olmayan ebeye vermişlerdir. Ziynet, aynı zamanlarda doğum yapan büyük gelin Semiha’nın sütü yetmeyince onun oğlu Nedim'e süt annelik yapar. Yıllar geçer evin büyük oğlu Kerami Bey Meclis'e girmiştir. Yaz geldiğinde Bozova'ya bir bakan gelecektir ve bu durumu fabrikaları için iyi bir fırsata dönüştürmek isterler. Hepsi karşılamaya gidecektir. Genç Nedim üstü başı çamur gelince Ziynet onu yıkamak için hamama götürür. Genç Nedim'in Ziynet'in göğüslerini görmesi ile hiç umulmadık şeyler gerçekleşir. Yusuf Bey annesinin ısrarıyla ebe'nin oğlu Yağız'ı işe alır. Yağız, Yusuf Bey'in gözüne girerek hızla yükselir. Bu arada uygunsuz işlere girişen Yusuf Bey ve Yağız'ı durduramayan Nedim babasından yardım ister. Annelerinin ölmesi ile hisseler yüzünden sorun yaşarlar. Bunun üzerine Kerami Bey ve Nedim Istanbul'a gelirler.
Günümüzde ise Ayda ameliyattan çıkan annesinin bazı eşyalarını almak evine gider. Annesinin günlüklerini bulur. Onları okuyan Ayda aslında annesinin onu çok düşündüğünü öğrenir. Ziynet dadısı ile Nedim babası arasında ki çarpık ilişkiyi öğrenen Ayda yıkılır. Meğer annesi daha önce bu yüzden kliniğe yatmıştır. Meğer annesi, Nedim babasına “Neden benimle evlendin?” sorusuna, “Çok güzeldin!” demesi yüzünden sayısız estetikler yaptırmıştır.Yıllarca annesi ile arasına duvarlar ördüğüne pişman olur. Aynı şeylerin yaşanmasını istemeyen Ayda, kızı Aslı ile olan ilişkisini düzeltmek ister. Hastaneye annesini görmeye giden Ayda ve kızı Aslı kötü sonla karşılaşırlar. 

27 Nisan 2017 Perşembe

NEFES NEFESE_Ayşe Kulin

✮✮✮
Fazıl Reşat Paşa’nın  Sabiha ve Selva adında iki kızı vardır. Kızlar kolejlerde okuyup,piyano ve dil dersleri alırlar ve çok kültürlü yetişirler. Sabiha  çay partisinde  Macit’le  tanışır ve evlenirler. Selva ise liseden arkadaşı Rafael Alfandiri’yi sever ama Rafo yahudi olduğundan babasını razı edemez. O sırada tüm Avrupa’da savaş vardır. Macit üst düzey bir göreve yükselir, telefonlar ve toplantılar Macit ile Sabiha’yı birbirinden uzaklaştırır. Selva ise babasının karşı çıkmasına rağmen Rafo ile evlenerek Marsilya ya yerleşir. Bulundukları bölgede Naziler, Türk pasaportu yanında olmayanları ve yahudileri bir yük vagonuna doldurup esir kamplarına götürürler. Selva ve Rafo şehirden ayrılamazlar. Sabiha’nın arkadaşı Tarık Fransa’da görevlendirilince Selva’ya yardım edeceğine söz verir. Tarık, Paris’e iner inmez Selva’yı arar. Selva ve kocası için pasaport ayarlanır fakat yol çok tehlikelidir. Türkiye’ye nasıl ulaşacaklarını bilemezler. Yahudi olan Türkleri ve pasaportu olmayanları ek bir vagona doldurup İstanbul’a götürecek bir tren olduğunu öğrenirler. Fakat trenin güvenli olarak nereden gitmesi gerektiğine karar veremezler. Tren Almanya’ya üzerinden gidecektir. Zaten Berlin’in ortasından geçen bir trenden kim şüphelenir? Yola çıkılır, birkaç kez Naziler kolaçan ederler ama bir sorun çıkmaz. Sağ salim Sirkeci Garına ulaşırlar.


13 Nisan 2017 Perşembe

SEVDALİNKA_Ayşe Kulin

✮✮✮✮
Nimeta, evli ve iki çocuğu olan gazeteci bir kadındır. Kendisi gibi gazeteci olan Stefan'a aşık olur. Nimeta, duygusal olarak kocasından uzaklaşsa bile ona boşanmak istediğini söyleyemez ve Stefan’dan ayrılır. O dönem Sırp milliyetçiliğini kışkırtan bildiriler yayınlanır. Sırplar, Büyük Sırbistan hayallerini gerçekleştirmek için harekete geçmişlerdir. Knin, Zagreb ve Belgrad arasında siyasi ve askeri olaylar patlak verir. Sırp Gönüllü Muhafızları adı altında toplanan gençler Hırvatistan'da bir gece içinde insanları zorla evlerinden atarlar. Mallarını mülklerini bırakıp gidenlerin evleri yağmalanır, yakılıp yıkılır. Burhan, işlerini halletmek için Knin'e gittiği sırada olaylar artar. Ona ulaşamayan Nimeta, savaş muhabirliği görevini üstlenip kocasını bulmak için yola çıkar, onu bulsa da Zagreb'de mahsur kalırlar. Sokaklar cesetlerle doludur, siviller rastgele açılan ateşler yüzünden ölür, evler yağmalanır. Saraybosna'yı bölmeyin sloganıyla Boşnaklar, Sırplar, Hırvatlar, Müslümanlar, Ortodokslar, Katolikler sokağa dökülse de savaş  Saraybosna'ya da gelir. Saraybosna'da hayat durur. Gittikçe hırçınlaşan Burhan Stefan’ı öğrenir ve evi terk eder. Burhan’la birlikte Nimeta’nın kardeşi ve oğlu Fiko da  orduya katılır. Fiko yaralanır ve savaş bölgesinden çıkmasına Stefan yardım eder. Saraybosna Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in onca uğraşlarına rağmen hiç bir batı ülkesi bu katliamlara, soykırımlara engel olmak için fiilen yardım etmez. 1992 yılında başlayan savaş 1996 yılına kadar devam eder. 1.600'ünü çocukların oluşturduğu 10.600 Boşnak hayatını kaybettikten sonra savaşan taraflar Dayton Anlaşmas’nı imzalarlar.

1 Nisan 2017 Cumartesi

KÖPRÜ_Ayşe Kulin

✮✮✮✮
Erzincan Valisinin odasına giren Bayram, masanın üstüne yeni doğmuş bir bebek bırakır.Bayram karısının doğum vakti gelince, doğumun köyde yapılamayacağını anlamış ve karısını öküz arabasıyla su kenarına getirmiştir. Fırat Nehri üstündeki köprü  bir süre önce yıkıldığından, ulaşım küçük bir feribotla yapılıyordur; fakat Bayram feribotun kaptanını bulamaz. Saatlerce beklerler. Bayram son anda bebeği kurtarır fakat karısı kan kaybından ölür. Tüm bunlardan devletin sorumlu olduğunu düşünerek validen hesap sormak istemektedir.Devlet her seferinde köprünün yapılacağı sözünü vermiştir; fakat ağır işleyen bürokrasi engeli aşılamamıştır. Elmas adında bir kadın az bir maddi yardım karşılığında kendi oğlu Erdal'la birlikte Bayram’ın oğlu Öksüz'ü emzirmeyi kabul eder. Bayram  tekrar inşa edileceği söylenen köprünün temel inşaatında çalışmaya başlar. Elmas’ın yaşadığı Başbağlar köyü teröristlerce basılır. Köyün erkekleri meydanda kurşuna dizilir. Elmas’ın kocası ve oğlu ölür. Ağacın dalları arasına sakladığı Öksüz ise kurtulur. Vali, belediye başkanı ve müteahhitler bir olup Ankara'dan bir mühendisle anlaşırlar. Masraflar için Erzincanlı zenginlerinden para yardımı toplarlar. Köprü Ankara'da yapılacak, sonra parçalara ayrılıp demir çubuklar halinde Erzincan'a taşınacak ve parçalar tekrar birleştirilecektir. 2 yıl aradan sonra Ankara'daki köprünün inşaatı biter. Montaj ekibi köye  gelir. Bu sırada yeni bir terör saldırısında teröristler Fırat üstündeki tek feribotu yakarlar. Bir yıl projeye ara verilir. Bir yıl sonra artık her şey hazırdır, tek sorun bu kadar ağır bir köprünün nasıl karşı yakaya geçirileceğidir. Çemişgezek'te  üç yüz tonluk kızakta bir feribot bulunur. Artık tek umut bu feribottur. Bir hafta sonra feribot gelir ve köprünün karşı tarafa taşınması için hazırlıklar yapılmaya başlanır. Bütün Erzincan heyecanla bu olayı takip etmektedir. İlk denemelerde feribot gerçekten hiç ümit vermez, sürekli motor bozulur ve saatlerce tamir edilmeye çalışılır. En sonunda tam herkes ümidini yitirmişken köprü karşıya geçirilir ve iki parçası birleştirilerek yerine oturtulur. Köyde bayram havası yaşanır, yıllardır süren hasret ve çile sona ermiştir. Valinin adı unutulmamak üzere Erzincanlıların yüreğine kazınmıştır. Bayram ve Vali birlikte köprünün üstünden geçerler. Bayram Elmas'la evlenir. Öksüz'e ise Vali'nin ismini verirler.

16 Mart 2017 Perşembe

FÜREYA_Ayşe Kulin

✮✮✮
Cumhuriyet tarihinin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya Koral’ın hayat hikayesi ile birlikte dönemi de anlatılır.
1910 yılında doğan Füreya, konakta kalabalık bir ailenin içinde büyür. Aile içinde yaşanan bir kargaşa sonrası büyük babası vurulunca aileyi zorlu günler bekler. Savaşın başlaması ile durumları daha da kötüye gider ve bu yüzden konaklarını satmak zorunda kalırlar. Füreya’nın babası Mustafa Kemal’ın sınıf arkadaşıdır ve savaş boyunca onun yanında yer almıştır. Füreya Atatürk ile dokuz yaşında iken tanışma fırsatı bulur. Fransızca bilgisi ve keman çalması ile Atatürk’ü etkiler ve Atatürk, Füreya’nın defterine “Millet sizden çok şey bekliyor. Siz çalışmalı ve memlekete bir şeyler vermelisiniz” yazar. Bu Füreya’yı oldukça etkiler ve hayatını buna göre şekillendirmeye başlar. Erken yaşta evlenen Füreya ilk evliliğinde umduğunu bulamaz. Eşinin ona kötü davranması sonucu çocuğunu kaybeder, bunalıma girer ve evliliğini sonlandırır. İkinci evliliğini tüm itirazlara rağmen Atatürk’ün yakın arkadaşı Kılıç Ali ile yapar. Ankara sosyetesinde yerini alır. 1938’de Atatürk’ün ölümü ile Kılıç Ali derin bir bunalıma girer. Onu mutlu etmek isterken Füreya da verem hastalığına yakalanır. İsviçre’de tedavi görür. Hastalığı ile boğuşurken hobi olarak sanatın içine girer. Fransa’da seramik sanatına yönelir. İlk sergisi ile büyük beğeni kazanır. Seramik sanatı sayesinde dünyaca ünlenir ve kendi atölyesinde pek çok da öğrenci yetiştirir. Yeğenini evlat edinerek hayatında eksik olan evlat özlemini de bu şekilde dindirir. Fakat bunların hiç biri ikinci evliliğini kurtarmaya yetmez. Ülkesine bir çok değerli eser bırakarak 1997 yılında yılında vefat eder.


12 Ocak 2017 Perşembe

ADI: AYLİN_Ayşe Kulin

✮✮✮
Cemal Devrimel ve Leyla Hanım çiftinin kızı olan Aylin 1938 yılında doğdu.Robert Koleji’nde okula başlayan Aylin 1958 yılında mezun oldu.Annesinin vefat etmesiyle okul hayatı sona erdi. Annesinin ölümünden sonra doktor olmaya karar verdi. Bu sırada Libya Kralının oğlu olan Prens Tekkouk Senusi ile tanıştı ve evlendiler. Evliliği iyi gitmeyen Aylin İstanbul’a döndü ve prensten boşandı. Aylin başarısız evliliğinin bitmesinden sonra tekrar tıp eğitimi almaya karar verdi. 26 yaşında iken İsviçre Neuchatel Üniversitesinde eğitime başladı. Aylin ünlü bir psikiyatri uzmanı yolunda emin adımlarla ilerledi. Psikiyatri hastalarını hayata kazandırma konusunda çok başarılıydı. Irak’ta Körfez Savaşı’nda görev almaya karar vermişti. 1992 yılında Oklohama’ya yarbay olarak atandı. Burada da çok başarılı görevlerde bulundu. İlk evliliğinden sonra başarısız olan 3 evlilik daha yaptı. Aylin, 19 Ocak 1995 Perşembe günü evinin bahçesinde, hizmetçisi tarafından, arabasının altında ölü olarak bulundu. Aylin’in nasıl öldüğüne veya öldürüldüğüne dair hiçbir ize rastlanamadı. Aylin arabası ile tuhaf bir kaza geçirmiş görünüyordu. Fakat vücudunda hiç yara izi yoktu ve elbiseleri de sağlamdı. Aylin’in ailesi özel dedektifler tutarak olayı araştırdılar ama herhangi bir sonuca ulaşamadılar.