Dublin
Merkez Doğum Hastanesinde ülkenin en zengin işadamlarından biri olan Harry
O’Brian’ın eşi acil doğuma alınacaktır. Özel doktoru Tom Morgan’a ulaşamazlar
ve doğumu hastanenin başka bir doktoru Dean Lynch yaptırır. Lynch boğazındaki
enfeksiyondan şüphelenerek mesai saatleri dışında hastanenin laboratuarında bir
hastasına ait olduğunu söyleyerek AIDS testi yapılmasını ister. Laboratuvardaki
bayan görevli bu isimde bir hastanın hastane kayıtlarında olmadığını anlayıp
Lynch’e imalı bir şekilde baktığında AIDS olduğunun yayılmasının olumsuz
sonuçlarını düşünen Lynch cebindeki neşteri kadının boğazına saplayarak onu
öldürür. Ceset bulunduğunda hastaneye gelen polisler herkesi sorguya
çekmelerine karşın bir ilerleme gösteremezler. Bu arada işadamı Harry O’Brian’ın
yeni doğan oğlu fidyeciler tarafından kaçırılınca polis gücünün önemli bir
bölümü bu olaya kaydırılır. Cinayet soruşturması Kate Hamilton’a devredilir.
Laboratuvar kayıtlarından o gece AIDS testi yapıldığını öğrenirler. Katilin
hastane çalışanlarından biri olduğundan emindirler.Cinayet gecesi nerede
olduğunu ispatlayamayan iki doktor –Morgan ve Lynch- vardır. Başka bir hemşire
daha boğazında neşter ile ölü bulunur. Dr. Morgan’ın eşcinsel barda olduğu
ortaya çıkınca şüpheler Lynch üzerinde yoğunlaşır. Kate ve iki arkadaşı
telefonla ulaşamadıkları Lynch’in evine giderler. Evden çıkışta Lynch, Kate’i
vurur. Kate hastaneye kaldırıldığında işini tamamlamak isteyen Lynch kendini
yurt dışına çıkış yapmış gibi göstererek hasteneye gelir. Kate tarafından öldürülür.
Diğer ekip de kaçırılan bebeği kurtarır.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
22 Eylül 2017 Cuma
DÖNÜŞÜM_Franz Kafka
✮✮✮
Annesi, babası ve kız kardeşi
Grete ile birlikte yaşayan Gregor Samsa, babasının borçlarını ödemek ve evin
geçimini sağlamak için yorucu yolculuklar yapan bir satış temsilcisidir. Bir
sabah kendini yatağında böceğe dönüşmüş olarak bulur. İlk başta gördüklerinin
gerçek olduğuna inanmaz. Fakat henüz hakim olamadığı bir çok bacağı vardır.
Üstelik sırtüstü yattığı için yuvarlak sırtı kalkmasına ve dönmesine olanak
sağlamaz. Her sabah işe gitmek için bindiği trenin saatinin çoktan geçtiğini
fark eder. Annesi geç kaldığı için kapıya vurmaya başlar. Kilitli kapının
arkasından oğlunu uyandırmaya çalışır. Gregor kalktığını söyleyerek annesini
savuşturur ancak sesi çok garip çıkmaktadır. Annesi onun hasta olduğunu
düşünür. Gregor büyük uğraşlarla yatağın kenarından kendini yere atar.
Zamanında iş yerinde olmadığı için onu kontrol etmeye firma temsilcisi
gelmiştir. Kilitli kapının dışında tüm konuşulanları duyar fakat onlarla
iletişim kuramaz. Güçlü çenesiyle kapının kilidini açar. Onu gören firma
yetkilisine durumunu açıklamak istese de Gregor’un üzerine doğru geldiğini
gören yetkili korkuyla evden kaçar. Babası Gregor’u sopa darbeleriyle odasına
geri sokar. Gregor’la kız kardeşi Grete ilgilenmeye başlar. Abisinin odasını
temizler, ona yiyecekler getirir. Zamanla Gregor’un iyileşeceğinden ümidini
kesen Grete kendine bir iş bulur. Annesi ve babası da iş bulmuştur.
Ailesinin daha önce maaşından da hatırı sayılır bir miktar
biriktirdiklerini öğrendiğinde Gregor bu parayla babasının borcunun
kapatılabileceğini ve böylece daha az çalışabileceğini düşünür. Grete abisine
eskisi gibi iyi davranmamaktadır. Gregor’un odası pislik içindedir. İş
bulduktan sonra abisinin evden atılması gerektiğini dile getiren ilk kişi
Grete’dir. Babası evlerinin bir odasını üç arkadaşa kiralar. Kiracılar
Gregor’dan haberdar olduklarında kaldıkları zaman için para ödemeyi reddederek
oradan ayrılırlar. Gregor artık diğerlerinin gözünde, onların hayatlarını
mahveden bir fazlalıktır. İnsani hassasiyetlerini kaybetmeyen Gregor ailesinin
değişimine tanık olmaktadır.Bir gece odasından çıkan Gregor, babasının gazabına
uğrayarak elma bombardımana tutulur. Sırtında açılan yara Gregor’un ölümüne
sebep olur. Gregor’un ölümüyle üzerlerinden büyük bir yük kalkan aile
bireyleri, evden tamamen taşınıp yeni bir hayat kurmaya karar verirler
21 Eylül 2017 Perşembe
KOLONİ_Grange
✮✮✮
Emekli
cinayet masası başkomiseri Lionel Kasdan’ın çeşitli işlerine yardımcı olduğu
kilisenin çocuk korosunu yöneten Goetz öldürülür. Polisler olayı araştırırken
Kasdan da kendi araştırmasını yapar. Eski görevi sayesinde güçlü tanıdıkları
vardır. Cinayetle ilgili ayrıntılara ulaşır. Cinayet yerinde otuz altı numara
ayakkabı izi bulurlar. Kasdan korodaki çocuklardan birinin cinayete şahit
olduğu düşüncesiyle onları sorgular fakat bir şey elde edemez. Aynı olayı
gayriresmi araştırdığını öğrendiği Çocuk koruma Bürosundan Cedric Volokine ile
birlikte çalışmaya başlarlar. Goetz’in Şili’de diktatörlük döneminin işkencecilerinden
biri olduğunu öğrenirler. Devamında üç kişi daha öldürülür. Kasdan ve Volokine
araştırmaları sonucu Şili’de insanlar üzerinde acı ve çığlık temelli deneyler
yapan Hartmann ismine ulaşırlar. Hartmann ve grubu Şili’den ayrılmak zorunda
kalınca Fransa’ya gelmişler, devletin izniyle
insanlardan uzak atıl bir bölgede özerk bir yapı oluşturmuşlardır. Çevreyi ihya
ederek yasal bir yapı gibi görünseler de özellikle çocuklar üzerinde
deneylerine devam etmişler ve çığlığı bir silaha dönüştürmeyi başarmışlardır.
Goetz bu grup için kilise korolarından mükemmel sesleri bulan kişidir.
Kendilerini ifşa edeceklerini düşündükleri için Goetz ve diğerleri ölümcül
çığlığa sahip bir çocuk tarafından öldürülmüştür. Kasdan ve Volokine onların
yaşadığı bölgeye gizlice girerler. Onların peşinden özel tim de baskın yapar.
Hartmann ölür. Bölge ele geçirilir. Peki kurbanlarının kulak zarını parçalayan
ve şiddetli bir acıyla ölümlerine sebep olan bu çığlığa sahip çocuk hangisidir?
16 Eylül 2017 Cumartesi
AKIL LABİRENTİ_Marcus Sakey
✮✮✮
Adam kendine
geldiğinde ıssız bir okyanus kıyısında çıplaktır ve boğulmak üzeredir.
Üşümüştür. Son bir gayretle sudan çıkar. Biraz ilerideki lüks bir otomobilde
Daniel Hayes adına düzenlenmiş bir ruhsat, üzerine uyan kıyafetler vardır. Bunların
kendine ait olup olmadığını bilemez, hafızasını kaybetmiştir. Sadece bir kadın
yüzü vardır geçmişine ait. Otomobilin sigorta kartında kayıtlı olan eve gider.
Evde kendinin ve hatırladığı kadının resimleri vardır. Karısı ünlü bir aktris
olan Laney Thayer’dir. Kendisi de ödüllü bir senaryo yazarıdır. İnternette
araştırma yaptığında karısının bir kaza geçirdiğini, otomobilinin uçurumdan
okyanusa düştüğünü, cesedinin bulunamadığını öğrenir. Ortadan kaybolması onu baş
şüpheli haline getirmiştir. Karısı kaybolduğu gün neredeyse tüm birikimlerini
harcayarak oldukça pahalı bir kolye almıştır. Bu arada Bennett isimli biri
Daniel’in avukatı ve arkadaşı olan Sophie’ye uğrar. Onu tehdit ederek Daniel’in
yerini ve kolyenin onda olup olmadığını sorar. Daniel, avukatı ile konuştuğunda
Bennett’ın kolye için karısını öldürdüğünü düşünür. Takip edilmektedir. Onu
takip edenin Bennett olduğunu anlar. Bir markette ondan kaçmaya çalışırken
öldüğünü düşündüğü karısı Laney ona yardım eder. Laney ona Bennett’ın elinde kendisinin
ünlü olmadan önce çekilmiş uygunsuz görüntülerin olduğu bir kaset olduğunu,
şantaj yapıldığını anlatır. Bennett’ı tuzağa düşürmek isterler ama bu Sophie’nin
hayatına mal olur. Kolyeyi vermek için yeni açılan bir gece kulübünde Bennett’la
buluşurlar. Daniel, daha önce Bennett’ı
vurma girişiminde bulunduğunu fakat onun gönderdiği bir kuryeyi öldürdüğünü öğrenir.
Karısı bu yüzden olayın başından sonuna dek polisleri bu işten haberdar
etmemiştir ve kendini ölmüş göstererek Bennett’dan kurtulacağını düşünmüştür. Daniel
bu kez daha iyi bir planla Bennett’ın karşısına çıkmıştır Onu vurur. Bennett
oldukça kirli bir geçmişe sahiptir. Polis olayı kapatır.
10 Eylül 2017 Pazar
TOPRAK ANA_Cengiz Aytmatov
✮✮✮
Tolganay'ın
hikayesini zaman zaman ziyarete geldiği tarlasıyla dertleşirken öğreniriz. Dedesinin
borçları yüzünden erken yaşta toprakla tanışan Tolganay kendisi gibi toprak
işçisi olan Suvankul'a aşık olur ve evlenirler. Tarlalarda çalışarak
geçimlerini sağlarlar. Üç çocukları olur. Traktör sürmeyi öğrenen Suvankul,
köye ilk traktörü getiren ekip başıdır. Aradan yıllar geçer. Çocuklar
büyür. Kasım babasının izinden giderek biçerdöver sürücüsü olur. Maysalbek
öğretmen olmak için, köy okulunu bitirince kente gider. En küçükleri Caynak
komsomol (genç komünistler birliği) da
görevlidir. Bir süre sonra Kasım Aliman’la evlenir. Tolganay, Suvankul,
Kasım ve Aliman hasat zamanlarını tarlada beraberce geçirirler, her şey
yolundadır. Hayat onlar için güzel giderken, bir gün tarlaya gelen bir Rus
askerinden savaş çıktığı haberini alırlar. Köydeki erkekler birer birer askere
çağrılır. Ve bir gün Kasım'ın da askerlik çağrısı gelir. Bütün aile ne kadar
üzülse de onu askere uğurlarlar. Aile daha sonra Maysalbek'ten de askere
çağrıldığını öğrendikleri bir mektup alır. Savaş tüm hızıyla devam ederken,
cephedeki erkek yetersizliğinden Suvankul da askere çağrılır. O günden sonra
ekip başı görevi Tolganay'a verilir. Tolganay tüm zorluklara rağmen var gücüyle
çalışır. Caynak zaman zaman eğitime çağrılan köyün genç delikanlıları
arasındadır. Bir gün, anasına eğitime gittiğini söyleyerek cepheye gider. Evin
bütün erkeklerini cepheye gönderen Tolganay, bir gün oğlu Kasım ve kocası
Suvankul'un şehit olduğu haberini alır. Şehit haberleriyle perişan olan
Tolganay ve gelini Aliman hayata kaldığı
yerden devam ederler. Ancak oğlu Maysalbek'ten geri dönüşü olmayan bir göreve çıkacağına dair
umutsuz bir mektup alır. Uzun süre
Caynak'dan da haber alamayınca onu da yitirdiğini düşünüp bütün umudunu
kaybeder. Tolganay cephede kaybettiği tüm erkeklerinin acısını gelini Aliman
ile dindirmeye çalışır, onu kızı gibi sahiplenir. Savaşın izleri yavaş yavaş
silinmeye başlar. Zaferin gelmesi yakındır. Cephelerden evlerine dönen
askerler, yeniden tarlalarda çalışmaya başlarlar. Tolganay gelini için
endişelenmektedir. Onun evlenmesi gerektiğini düşünür. Ancak Aliman evlenmek
istemez. Sonbahar aylarında sürü otlatmaya gelen bir çoban, Aliman'ı hamile
bırakır. Ancak Tolganay bu durumu çok sonraları öğrenir. Aliman'ın doğumu
yaklaştıkça Tolganay'a olan davranışları değişir. Tolganay bir gece Aliman'ı
doğum sancıları içerisinde bulur. Aliman hastaneye giderken, yolda doğum yapar
ancak ölür. Tolganay ismini Canbolat koyduğu torununu zorluklar içerisinde
büyütür.
29 Ağustos 2017 Salı
CEBELAVİ SOKAĞI'NIN ÇOCUKLARI_Necib Mahfuz
✮✮✮✮
Mukattam Çölünün bir parçası olan çorak arazide Cebelavi’nin konağı dışında hiçbir şey
yoktur. Cebelavi yanına beş oğlunu çağırır ve mülklerinin yönetimini en küçük oğlu Edhem’e bıraktığını açıklar. En büyük oğul
İdris ‘biz asil bir annenin evlatlarıyken o bir köle kadının çocuğudur’ diyerek
onun liderliğini kabul etmez. Cebelavi, kendisine isyan eden İdris’i konaktan
kovar. İdris bir gün gizlice konağa girerek Edhem’le görüşür. Pişmandır,af diler.Babasının
kendini affetmeyeceğine emindir fakat evlatları için Cebelavi mülkünden pay
ayırmış mıdır? Edhem’den babalarının gizli odasına girerek belgelere bakmasını
ister. Kardeşinin iyi niyetine inanan Edhem gizli odaya girdiğinde Cebelavi’ye
yakalanır ve karısı ile birlikte konaktan atılır.Yine de af umuduyla fazla
uzaklaşmaz.İdris’in kulübesinin karşısına kendi kulübesini yapar.İdris sürekli iğrenç
kahkahaları,alayları,kötü sözleriyle onları rahatsız eder.Bir zaman sonra İdris’in
Hind adında bir kızı, Edhem’in Hümam ve Kadri adında ikiz oğulları olur.Çocuklar
büyüdüğünde Cebelavi mülklerin idaresini Hümam’a vereceğini bildirince onu
kıskanan Kadri, kardeşini öldürür.Hind ve Kadri’den olan çocuklarla Cebelavi’nin
soyu genişler.
Konakta Cebelavi
dışında aileden kimse kalmamıştır. Mülklerin idaresini vekilharç üstlenmiştir.
Vekilharca bağlı çete liderleri sokakları kontrol altında tutmaktadır.Halk
fakirlik içinde, sürekli dayak yiyerek,kazandıklarını da çete liderlerine haraç
vererek yaşamaktadır.Herkes Cebelavi’nin çocuklarına yapılan bu zulüm ve
haksızlık için neden sessiz kaldığını merak etmektedir. Haklarını aramak için
vekilharca giderler fakat azarlanarak geri çevrilirler. Cebelavi’nin soyundan
olan ve Vekilharcın evlatlığı olarak yetişen Cebel kendi soyuna yardım etmek
isterken bir çete liderinin ölümüne sebep olur.Sokaktan gizlice ayrılarak çölü
geçer.Mukattam pazarına gelir.Orada yılan terbiyecisi Balkiti ile tanışır.Onun
yanında yaşamaya başlar,kızı ile evlenir ve işinin inceliklerini öğrenir.Bir
gece Cebelavi’nin sesini duyar. Haksızlıklarla mücadele etmesini
istemektedir. Cebel mahallesine geri döner.’Güç’ kullanarak çete liderlerine ve
vekilharca karşı gelir. Yönetimi ele geçirerek herkesin mülk gelirlerinden eşit
pay almasını sağlar.El Cebeller mutlu refah dolu bir dönem geçirirler.
Yıllar
geçtiğinde sokak yine vekilharcın ve çete liderlerinin elindedir.Onların
zulmünden kaçarak uzaklara giden Abda ve ailesi sokağa geri döner.Oğlu Rıfat
mahalledeki bir kadından cin kovmayı öğrenir.Böylece insanlara ‘merhamet’le yaklaşarak onlarda nefrete,açgözlülüğe,
kıskançlığa sebep olan cinleri kovacak, sokağa barış ve huzur getirecektir.Mülklerin
geliri olmadan da mutlu olunabileceğini gösterecektir.Fakat çok az kişi ona
inanır.Sokakta çok da iyi namı olmayan Yasemin’le –onu korumak için- evlenir.Fakat
onun ihaneti ile çete liderleri tarafından öldürülür.Cesedi bulunamaz.Cebelavi’nin
onun cesedini konağa taşıdığı sözleri yayılır.Rıfat’ın yolundan gidenler çete
liderlerini öldürürler,vekilharçla anlaşma yaparak mülklerin gelirlerinden pay
alırlar.El Rıfatlar da El Cebeller gibi bir halk kabul edilir.Güzel bir
hayat sürerler.
Fakat
unutkanlık bu sokağın belasıdır.Şiddet ve yoksulluk yine sokağı esir almıştır.Sokağın
en dışında Çöl Sıçanları denilen bir grup insan vardır.Bu halktan olan Zekeriya
küçük yaşta öksüz ve yetim kalan yeğeni Kasım’ı büyütmüştür.Kasım, iyi
karakterinin farkına varan,kendinden yaşça büyük ve varlıklı bir kadın olan
Kamer Hanım’la evlenir.Kasım onun ticari işlerini yönetmeye başlar.Bir gece
mahallenin dışındayken Cebelavi’nin hizmetkarı Kandil,Kasım’ın yanına gelir. Cebelavi’nin
her şeyi gördüğünü ve bildiğini,dürüstlüğünden dolayı Kasım’ı
seçtiğini,mülklerin herkese ait olduğunu,çete yönetiminin yok edilmesi
gerektiğini bildirir.Kasım, Cebelavi’nin herkes için istediği iyiliği
gerçekleştirmeye çalışır.Çete liderlerinin baskısından dolayı sokaktan
ayrılır.Fakat daha güçlenmiş olarak geri döner.Çete liderlerine galip
gelir.Mülklerin vekilharcı olur.Kasım, hem Cebel gibi ‘güç’kullanır, hem de
Rıfat gibi ‘merhamet’.İnsanlar barış içinde yaşamaya başlarlar.
Zaman
geçtikçe Cebel,Rıfat,Kasım birer hikayeye dönüşür.Sokak yine karanlıklara
gömülmüştür.Mülkler yine vekilharcın,halk ise çete liderlerinin elindedir.Bir
gün Sokağa Arif gelir.O sihir ile uğraşmaktadır.Zengin ve güçlü olmak ister.Bir
gece gizlice Cebelavi’nin konağına girer.O’nun gücünün sihirden geldiğini
düşünmektedir ve bu sihrin kaynağını ele geçirmek ister fakat Cebelavi’nin
ölümüne sebep olur.Vekilharcın bundan haberi olduğunda sihrini onun emrine
sunmak zorunda kalır.Bir gece Cebelavi’nin hizmetkarı olduğunu söyleyen bir
kadınla karşılaşır. Kadın Cebelavi’nin ondan memnun olarak öldüğünü söyler.
Vekilharcın yanındaki esaretinden kurtularak halkın yanında olmak isteyen Arif
çete liderleri tarafından öldürülür.Zamanla Arif’ten kalan sihirler öyle
yayılır ki insanlar onu Cebel,Rıfat,Kasım’ın üstüne çıkarırlar.Her mahalle onun
kendi halkından olduğunu iddia eder.Zaman zaman sokaktan kaybolan gençlerin
Arif’in sihrine katıldıkları söylenir.İnsanlar yine zulme uğrarlar ama umutlarına
tutunarak şöyle söylerler:
”Gecenin
ardından gün nasıl doğuyorsa adaletsizlik de bir gün son bulacaktır. Zorbalığın
ölümünü de göreceğiz,ışığın ve mucizelerin doğuşunu da…”
26 Ağustos 2017 Cumartesi
DAVA_Franz Kafka
✮✮
Bulunduğu
bölgenin önemli bankalarından birinde üst düzey bir görevde çalışan Josef K.
bir sabah uyandığında başında bekleyen birkaç kişiden tutuklandığını öğrenir. Tutuklanma
nedenini onlardan öğrenmeye çalışsa da hiçbir bilgi alamaz. Suç işlemediğinden
emindir. Birkaç saat evinde esir edilip sonrasında adamların evden gitmesiyle
şimdilik serbesttir. Davası hakkında çevre adliyelere gider, yetkili kişilerden
bilgi almaya çalışır fakat hiçbiri bunun mümkün olmadığını, kendisine bir şey
söyleyemeyeceklerini bildirir. Josef K, bu durumdan rahatsız olduğu için
kimsenin haberdar olmasını istemez. Fakat garip bir şekilde bölgede yaşayan neredeyse
herkesin, Josef K adına açılmış bu davadan haberi vardır. Bu haber, kendisinden
çok uzakta yaşayan amcasının kulağına bile gitmiştir. Ertesi gün hemen K’nın
yaşadığı yere gelen amcası, onu iyice azarlar. K’yı aldığı gibi yıllar önce
okul arkadaşı olan ünlü bir avukatın evine götürür. Bu avukattan dava süresince
Josef’e yardımcı olma sözü alırlar. Aradan uzun zaman geçmesine rağmen Josef K
hala neden kendisi adına dava açıldığını bilmemektedir. Öğrenmek için çeşitli
girişimlerde bulunur fakat hiçbiri olumlu sonuç vermez. Üstelik avukatının da
davada bir gelişme gösterememesi üzerine onu azleder. Bir gece evinin kapısını
silindir şapkalı iki adam çalar. Josef bu adamları tanımıyordur fakat buna rağmen
kendisini dışarı çağırıp gezinme tekliflerini hiç karşı çıkmadan kabul eder.
Birlikte kol kola girip birkaç sokak dolaşırlar ve kent dışına çıktıklarında bu
adamlar Josef’i idam ederler.
Etiketler:
DAVA,
FRANZ KAFKA,
JOSEF K.,
KİTAP ÖZETİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



