13 Mayıs 2019 Pazartesi

SESSİZLİK_Şusaku Endo

✮✮✮✮
Portekizli rahip Rodrigues, misyoner yoldaşı Francisco Garrpe'yle birlikte çıktığı zorlu bir yolculuğun ardından Japonya'ya varır. Bir Hıristiyan, üstüne üstlük bir rahip için akıl almaz tehlikelerle dolu bu ülkeye gelmelerinin iki amacı vardır: Birincisi, türlü işkencelere maruz kalan Japon Hıristiyanların başıboş kalıp savrulmalarını engellemek; ikincisi ise hayranlık duydukları öğretmenleri Ferreira'nın, inancına ihanet etmesinin ardındaki gerçeği öğrenmek... Zulüm onlara hiç de uzak olmayan, eli kulağında bir gerçektir. Bir süre sonra Garrpe ile yolları ayrılır. Rodrigues artık bir başınadır. Onun Ferreira ile yüzleşmek üzere çıktığı bu yolculuk, sonraları kendisiyle, inancıyla ve Tanrı'sıyla yüzleştiği bir yolculuğa dönüşecektir. İnananlar zulme uğrarken Tanrı neden hâlâ sessizdir? 

11 Mayıs 2019 Cumartesi

KARILAR KOĞUŞU_Kemal Tahir

✮✮
Kemal Tahir, ölümünden sonra yayımlanan romanı Karılar Koğuşu'nda Malatya Cezaevi deneyimlerini, İkinci Dünya Savaşı yıllarının Türkiye’sini anlatmak için kullanır. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'na katılacak mı? Katılacaksa Almanların yanında mı müttefiklerin yanında mı yer alacak? Savaşın belirsizliği, insanları daha büyük bir sefalete sürüklerken Murat, mahkumların seslendikleri biçimiyle İstanbullu, hapis hayatının zorlukları içinde, giderek bayağılaşan, bayağılaştıkça her şeyi yapabilen insanların yaşamına tanık olur. Bu tanıklık, "kötü yola" düşmüş kadınların, cezaevine gelmesiyle yeni bir biçim kazanır. "Ahlak ve namus kavramları, para ve güç karşısında elden ele gezer bir haldeyken tutuklu olmakla özgür olmak arasındaki fark nedir?" diye sorar kendi kendine Murat. İdama mahkum edilen Hanım, Malatya Genelevi'nden gelen Tözey, Gardiyan Şefika ve küçük mahkum Aduş... Her birinin birbirinden farklı hikayesi, Murat'ın sorgulamalarıyla birlikte, okura, Anadolu kadınının hapisanede de bitmeyen çilesini anlatıyor.


4 Mayıs 2019 Cumartesi

ATEŞİN ŞARKISI_Tess Gerritsen

✮✮✮
Olaylar günümüzde Boston’da yaşayan keman sanatçısı Julia ile 2.Dünya Savaşı yıllarında Venedik’de yaşayan oldukça yetenekli bir genç olan Lorenzo ile ilgili bölümler halinde ilerliyor. Julia, bir konser sonrası Roma sokaklarında gezerken denk geldiği bir antikacıda, sayfaları artık dökülmeye yüz tutmuş bir müzik  kitabı satın alır. Kitabın içinde Incendio adında bir beste bulur. Boston'a döndüğünde beste üzerinde çalışmaya başlar. Hüzünlü, yas dolu bir melodiyle başlayan beste ilerleyen bölümlerde hızlanır ve neredeyse bir gerilime dönüşür. Julia besteye ayak uyduramaz, melodiye hakimiyetini kaybeder. Kendine geldiğinde üç yaşındaki kızı Lily’nin elleri kanlıdır. Yanlarında küçük bir bahçe çapası ve o çapayla öldürülmüş kedileri…Lily’nin elinde çapa varken kazayla kedinin üzerine düştüğünü varsayarlar. Julia beste üzerinde ikinci kez çalışmaya başladığında ise bacağına bir cam parçası saplanır. Julia, bestenin kızı Lily'de değişikliklere sebep olduğunu düşünerek besteyle ilgili araştırma yapmak üzere Venedik’e gider.  
Haziran 1938 yılında Lorenzo iyi bir müzisyen olarak yetişmektedir; ta ki tüm Avrupa'da başlayan savaş onları içine alana kadar. Ailesi 400 yıldır bu topraklarda yaşasa da Yahudidir ve onları zor günler beklemektedir. Ailesi ile birlikte toplama kampına götürülür. Krematoryuma atılan insanların çığlıklarını bastırmak için kurulan bir orkestrada çalmak zorunda kalır ve ölüler için bir beste hazırlar.

27 Nisan 2019 Cumartesi

YAHUDİ EFENDİ_Toksöz Karasu

✮✮✮
Adam Zakir, Sultan Vahideddin’in 1905 yılında doğan oğludur. Yahudi asıllı bir anneden doğmuş olduğu için veliaht olma şansı yoktur, kayıtlara bile geçmemiştir. Saraydan uzakta, bir köşkte büyütülür. Dört yaşında konuşmaya başladığında ilk kurduğu cümle “Tanrı nerede?”dir.  Adam, bu soruya oldukça uygun bir evde doğmuştur. “Annem bir Sefarad Yahudi’siydi ve Ladino dilini konuşurdu; babam bir Türk’tü ve Sünni Müslüman’dı; mürebbiyem bir Fransız Katoliği’ydi; tarih öğretmenim Şii’ydi ve Arapça konuşurdu; hahamım İbranice konuşurdu; müzik öğretmenim Ermeni’ydi; İslam’ın farklı bir yorumuna inanan bir de haremağam vardı. Hepsi bir çeşit Türkçe konuşurlardı” diye anlatır durumunu. Cumhuriyet ilan edilip hanedan üyeleri yurtdışına yollandığında bir süre İstanbul’da gizlenip, misafir öğrenci olarak tıp öğrenimi görür. Sonra bir gün yakalanıp sınır dışı edilir.Trenle, San Remo’da sürgünde bulunan Vahideddin’in yanına gider, onun öldüğünü öğrendiğinde  arabasının tamirine yardım ettiği Doktor Lugner’le birlikte Paris’e geçer. Uzun yıllar Dr Lugner’in yanında çalışır ve onlarla birlikte yaşar. İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Paris’in işgali ile Avrupa, Yahudiler için güvenli olmaktan çıkar. Adam, İstanbul’a döner. Yıldız Sarayı’nda gizli olduğunu sandığı hazineyi ararken yakalanır ve polise Vahideddin’in oğlu olduğunu söyleyince akıl hastanesine sevk edilir. Çıktığında ünlü Struma gemisine biner ve Filistin’de yeni kurulan İsrail devletine doğru yola çıkar. Kudüs’te Müslüman olan Hoca Nasır’ın yanına yerleşir. Doktorluk yapar. Burada geçirdiği yılların sonunda “Üç dini inanıcın ortasında inançsız kalmış” bir adam olarak tedavi edilemeyecek düzeyde bir beyin tümörü teşhisiyle hastaneye yatırılır.

21 Nisan 2019 Pazar

SHERLOCK HOLMES_Arthur Conan Doyle

✮✮✮✮✮
Sherlock Holmes, İngiliz yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından 1887 yılında yayınlanan Kızıl Dosya hikayesiyle dünyaya tanıtılan kurgusal dedektiftir.  1854-1904 yılları arasında yaşadığı varsayılır. Baker Sokak 221 B adresinde en yakın arkadaşı Dr.John Watson ile birlikte oturur. Üzerinde çalıştıkları davalar Dr.Watson’ın ağzından anlatılır. Holmes, davalarını olağanüstü bir gözlem gücüyle çözer. Adli tıp, siyaset, botanik, jeoloji, kimya, anatomi, kriptoloji, suç tarihi, suç psikolojisi, İngiliz Hukuku gibi pek çok farklı bilim dalından da yararlanır. Mükemmel bir dövüşçüdür, kılık değiştirmede uzmandır, çok iyi keman çalar. Tam bir pragmatisttir, kendisine yararı olmayacak her türlü bilgiyi kafasından siler, yararlı olacakları sistemli bir şekilde tutmak için hafıza sarayı tekniğini kullanır. Watson'a göre astronomi, edebiyat ve felsefeyle ilgili hiçbir şey bilmez. "Dünyanın güneş etrafında döndüğünü bilmek işime yaramıyorsa, neden bu bilgiyi kafamda tutayım ki." diye düşünür. 
Sherlock Holmes öyle bir ünlenir ki yazar Arthur Conan Doyle bir süre sonra ondan sıkılır ve onu, son derece zeki ve tehlikeli bir suçlu olan James Moriarty ile arasında geçen bir olay sonrası öldürür. Ancak okuyucuların yoğun tepkisi ve isteği üzerine onu tekrar diriltir. Holmes ile ilgili 4 roman ve 56 kısa hikaye yazmıştır.

14 Nisan 2019 Pazar

MAHŞER_Peyami Safa

✮✮✮
Nihat, Çanakkale gazisi olarak İstanbul’a döner. Küçük yaşta ailesini kaybetmiştir, kimi kimsesi yoktur. Fatih semtinde teyze olarak bildiği bir hanımın evine gider. Ancak oraya vardığında kadının öldüğünü evin de kiraya verildiğini öğrenir. Ne yapacağını nereye gideceğini düşünürken babasıyla birlikte tek göz odada yaşayan arkadaşı Faik aklına gelir. Geceyi onun yanında geçirir. Ertesi gün iş aramaya koyulur. Daha önce öğretmenlik yapmıştır. Ama bütün dolaşmalarına, araştırıp soruşturmalarına rağmen iş bulamaz. En son çok zengin bir komisyoncu olan Mahir Bey’in bürosuna girer. Bütün ümitleri tükenmiştir. Mahir Bey’in karısı Seniha Hanım, Nihat’la ilgilenir. Kızı Perizat’a özel ders vermesi için teklifte bulunur. Evde Mahir Bey’in akrabalarından Muazzez isminde iyi huylu, güzel bir genç kız vardır. Nihat’ın bu gidip gelmeleri sırasında ikili birbirlerine âşık olur. Muazzez’e yaşlı bir mebusun ikinci eşi olması için baskı yaptıklarında Nihat ve Muazzez evden ayrılırlar ve evlenirler. Muazzez her türlü yokluğa göğüs gerer, Nihat’ı teselli eder, destekler. Muazzez, ağır bir hastalık sonrası, Nihat’ın şiddetli muhalefetine rağmen, birkaç gün için Mahir Dayısının evine gider. Nihat, karısının konforlu evi, oradaki rahat hayatı özlediğini kabullenemez. Döndüğünde Muazzez’in tüm konuşma girişimlerini bir duvar sessizliğiyle karşılar ve Muazzez’in evi tamamen terk etmesine sebep olur. Nihat, olan bitene çok üzülür, bunları kaldırabilecek fiziki ve ruhi dayanıklılığı yoktur. İntihara teşebbüs eder ama kurtulur. Muazzez’le barışırlar. Nihat’ın büyük ruhi bunalımları durulmuş yaşamla ölüm arasındaki bocalayışlarında yaşam tarafı ağır basmıştır. Muazzez’in de eski ev rahatı ile yeni yuvası arasındaki tereddütleri yeni yuvası lehine sonuçlanır.

6 Nisan 2019 Cumartesi

EBEDİ GELİN_Cengiz Aytmatov

✮✮
Yüzyıllardır anlatılan bir efsaneye göre düğününden bir gün önce kaçırılan gelin, hainlerin elinden kurtulur ve hakkındaki iftiralara dayanamayarak dağlarda kayıplara karışan sevgilisini bulmak için onun peşinden dağlara çıkar. Bağımsız bir gazeteci olan Arsen Samançin, Aydana adlı bir opera sanatçısına âşık olmuştur ve Aydana’nın, kendi uyarladığı Ebedi Gelin adlı operayı sahneye koyacağı günün hayalini kurmaktadır. Ancak Aydana, hem aşkına karşılık vermeyi bırakmış hem de zengin bir işadamının cazip teklifi sonucu operadan tamamen vazgeçip bir pop yıldızı olmuştur. Arsen, Aydana’nın popüler kültüre teslim olmasını kabullenemez. Acı ve ızdırap içinde olanları düşünürken yaban hayvanlarının avlanmasını sağlayan ve çok zengin turistlere hizmet sunan amcasının yardım isteğiyle köyüne gider. İki Arap turist yalnızca Kırgız Dağlarında bulunan kar parslarından avlamak için gelecektir. Arsen ise tercümanlık yapacaktır. Arsen kendini bambaşka bir planın içinde bulur. Kar parslarını avcılara yöneltmekle görevli olan sürenciler, iki Arap turisti rehin alıp fidye isteyeceklerini Arsen’e bildirirler. Arsen ya onlarla birlikte hareket edecek ya da öldürülecektir.