Kemal
Tahir'in insana bakışını yansıtan; ihanet, namus, doğruluk, hapishane, hastane,
savaş, yoksulluk, cehalet gibi konuları velhasılı kelam o günlerin bizlerini temel
alan yirmi sekiz öyküsü yer almaktadır.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
kemal tahir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kemal tahir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ocak 2020 Cuma
17 Ekim 2019 Perşembe
KELLECİ MEMET_Kemal Tahir
✮✮✮✮
Kadın
yüzünden adam öldürme suçunu yüklenmiş saf bir köylü delikanlısının aldatılarak
hapishaneye düşmesi ve bu delikanlının çevresindekilerle birlikte hapishane
yaşayışı anlatılır.
Korucu Rıfat’ın
oğlu Kelleci Memet, Virankale köyünden yoksul bir gençtir. Arkadaşı Yusuf’un
babası aynı zamanda yanında çalıştığı Osman Ağa’yı öldürmekten on altı yaşında
hapse düşmüştür. Çankırı Cezaevi’nde yatmaktadır. Cezaevinde mahkumlar gazeteci
Murat Bey’in çevresinde toplanırlar. Ona büyük bir saygıları vardır. Zaman
zaman birbirleriyle şakalaşarak eğlenirler. Murat Bey’in getirttiği
gazetelerdeki savaş haberlerini okuyarak aralarında tartışırlar.Bir gün
cezaevi bahçesinde etraftakilerin kışkırtmasıyla Meydancı Recep ile Kelleci
Memet güreşe tutuşurlar. Memet kazanır. Bilen mahkumlardan güreş dersi alması
tavsiye edilince hevesinin okuma yazma öğrenmek olduğu ortaya çıkar. Murat Bey
bu işi yüklenir. Kısa zamanda Memet okuma öğrenir. Çevresi onunla alay etse de
aldırmaz. Ayrıca, meslek sahibi olmak için Cinci Nezir’den de tenekecilik
öğrenmeye uğraşır. Meydancı Recep hapisten çıkınca, Memet onun yerine geçer. Temiz
ve çalışkandır. Ayağına da çabuktur. Bu yüzden, kısa sürede mahpusların
takdirini kazanır.30 Ağustos’ta Zafer Bayramı kutlanır. Dışarda davul zurna
çalar. İçerde mahkumlar eğlenirler. Memet’in babasıyla halası kendisini görmeğe
gelirler. Memet onlardan yavuklusu Cemile’nin Yusuf’la evlendiğini öğrenir. Ertesi
gün Kelleci Memet cezaevinden kaçar.
28 Eylül 2019 Cumartesi
GÖL İNSANLARI-Kemal Tahir
✮✮✮✮
Kitap, yazarın gazetede tefrika halinde yayınlanan “Çoban Ali, Gelin - Kadın Oyunu, Arabacı,
Nam Uğruna, Kondurma Siyaseti, Bir Kodoşluk Hikayesi, Fermanlı Hoca” öykülerinden oluşuyor. Bazı öyküler köy
hayatı ve köylülerin birbirleriyle etkileşimlerini, duygularını anlatırken bazıları
da olayları kara mizah olarak ele alır.
5 Ağustos 2019 Pazartesi
KÖYÜN KAMBURU_Kemal Tahir
✮✮✮
Çorum köylerinden
Narlıca’da yaşayan Ahmet, sürgün kırımında (taun-veba) ana babasını kaybeder ve
on iki yaşında yetim kalmıştır. Tütün kaçakçısı Gâvur Ali tarafından Bafra’ya
laz ağalarına hizmetkâr olarak götürülmüştür. Yıllar sonra Narlıca’ya
döndüğünde köyün muhtarı ve Uzun İmam tarafından evlendirilir. Çok geçimsiz ve
sinirli olduğundan köylüler ona Parpar Ahmet derler. Karısı Ayşe’yi sık sık ve
yok yere dövmesinden, konu komşuya dirlik vermemesinden bunalan köylüler bir
gün Parpar’ı, içine doluşmuş ecinnilerden kurtarmak için, ahırın orta direğine
bağlayıp adamakıllı döverler. Bu olay üstüne de Parpar yediği dayakların
etkisiyle ölür. Karısı Ayşe erken doğum yapar. Yedi aylıkken doğan, kambur ve
çalık olan oğlana Kerim adını veririler. Sakat büyüyen Çalık Kerim, çobanlık ve
köy camisinde müezzinlik yapar. Evleri gözetleyip gizli işlerini ortaya döken
Çalık’tan kurtulmak isteyen köylüler onu Çorum medresesine gönderirler. Kerim,
Çalık Hafız’dır bundan sonra. Yıllar sonra Narlıca’ya dönen Çalık Hafız, köyü haraca
kesen eşkıyalarla sindirir, bir çerçi dükkânı açar ve ortağı Petek Kadın’la
evlenmiştir. Köyün ağasıdır artık.
11 Mayıs 2019 Cumartesi
KARILAR KOĞUŞU_Kemal Tahir
Kemal Tahir,
ölümünden sonra yayımlanan romanı Karılar Koğuşu'nda Malatya Cezaevi
deneyimlerini, İkinci Dünya Savaşı yıllarının Türkiye’sini anlatmak için
kullanır. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'na katılacak mı? Katılacaksa Almanların
yanında mı müttefiklerin yanında mı yer alacak? Savaşın belirsizliği, insanları
daha büyük bir sefalete sürüklerken Murat, mahkumların seslendikleri biçimiyle
İstanbullu, hapis hayatının zorlukları içinde, giderek bayağılaşan,
bayağılaştıkça her şeyi yapabilen insanların yaşamına tanık olur. Bu tanıklık,
"kötü yola" düşmüş kadınların, cezaevine gelmesiyle yeni bir biçim kazanır.
"Ahlak ve namus kavramları, para ve güç karşısında elden ele gezer bir
haldeyken tutuklu olmakla özgür olmak arasındaki fark nedir?" diye sorar
kendi kendine Murat. İdama mahkum edilen Hanım, Malatya Genelevi'nden gelen
Tözey, Gardiyan Şefika ve küçük mahkum Aduş... Her birinin birbirinden farklı
hikayesi, Murat'ın sorgulamalarıyla birlikte, okura, Anadolu kadınının
hapisanede de bitmeyen çilesini anlatıyor.
14 Ekim 2018 Pazar
YORGUN SAVAŞÇI_Kemal Tahir
✮✮✮✮
Cepheden yeni dönen Topçu Yüzbaşı Cemil, İstanbul’da teyzesinin
evine yerleşir. Teyzesinin kızı Neriman’la evlilik planları yapmaktadırlar.
Evlerine misafir bekledikleri bir akşam pencereden sokakta bir kargaşaya şahit
olurlar. Polisler tarafından kovalan bir adam kaçacak yeri kalmayınca intihar
eder. Cemil dışında evdeki hiç kimse bu kişinin misafir olarak bekledikleri ittihatçıların
kodamanlarından Doktor Reşit Bey olduğunu bilmez. Ermenileri öldürme işinden
suçlu bulunup hapse atılan Reşit Bey oradan kaçırıldığında bir süre saklanması
için Cemil’in kaldığı eve gelecektir fakat ulaşamadan ölür. Savaşın
kaybedilmesinden, ülkenin işgalinden, imparatorluğun yıkılacak hale gelmesinden
sorumlu tutulan ittihatçıların avlanma dönemidir. İttihatçıların kimi
yurt dışına çıkmış, kimi tutuklanmış, kimi sürgüne gönderilmiş, kimi de
yakalanmamak için sürekli gizlenmek zorunda kalmıştır. Reşit Bey’in kaçmasını
sağlayan Patriyot Ömer, polisler tarafından aranmaktadır. Cemil, Neriman’la
birlikte Patriyot’u saklandığı yerden çıkarırlar ve daha güvenli olduğunu
düşündükleri bir eve yerleştirirler. Bu arada Reşit Bey’in de Cemil’in evine
geleceği de ortaya çıkınca Cemil evine dönemez. Bir süre saklandıktan
sonra Bandırma’ya geçer. Bundan sonra görevi,
Mustafa Kemal’in emrinde, bu bölgedeki halkı örgütlemek ve direnişe
hazırlamaktır.
2 Nisan 2018 Pazartesi
ESİR ŞEHRİN MAHPUSU_Kemal Tahir
İstanbul’da,
Milli Mücadeleyi destekleyen bir gazetenin çıkarılmasına yardım eden Kâmil Bey,
Anadolu’ya önemli belgeler göndermek üzereyken yakalanmış ve yedi yıl hapse
mahkum edilmiştir. Bayram arifesinde hapishaneye getirilir. Onun kim olduğunu
çıkaramayan görevliler ikinci koğuşa yerleştirirler. Koğuşun ağası Faytoncu
Osman onu çok iyi karşılar. Ağanın sofrasında misafir edilir. Yatağı gelen
kadar kendisine yatak hazırlanır. Mahkum Zekeriya Hoca ona koğuşun kurallarını,
kültürünü öğretmeye çalışır. Kamil Bey’in lakabı ‘Hafız’dır. Hapishane
jargonunda ‘avanak’. Zamanla elindeki her şey alınacak ve adembabalar koğuşuna
gönderilecektir. Faytoncu Osman Ağa kumara oturduğu bir akşam üst üste
kaybettikten sonra parası kalmadığı bahanesiyle Kâmil Bey’den para ister. Yok diyemeyen Kâmil
Bey’in bütün parasını kumarda kaybeder. Ertesi gün yediği yemekler ve yattığı
yatak için Kâmil Bey’den fahiş bir ücret talep ederler. Hiç parası kalmayan
Kâmil Bey ata yadigârı altın saatini vermek zorunda kalır. Üstelik yengem
dediği bir kadının getirdiği hediyenin kendisine haber verilmeden koğuşta
paylaşılması ve kadın hakkında kötü konuşulması olayların üzerine tuz biber
eker. Kâmil Bey, Faytoncu Osman Ağa ile birlikte üç adamını öyle döver ki Faytoncu
Osman tanınmayacak hale gelir. Kavganın üzerine müdürlüğe çıkmak isterken, onu
bekleyen fakat hapishaneye geldiğinden habersiz olan Binbaşı Arif Bey’le
karşılaşır. Kim olduğu anlaşılınca hapishane müdürü tarafından bin bir özür
dilenerek Arif Bey’in koğuşuna alınır. Bu koğuşta daha rahat eder. Arif Bey'le
Anadolu'dan gelen haberleri takip ederler.
29 Mart 2018 Perşembe
ESİR ŞEHRİN İNSANLARI_Kemal Tahir
✮✮✮
Abdülhamit
döneminin en zengin vezirlerinden Selim Paşa’nın oğlu Kâmil Bey, Dünya Savaşı
başladığında İspanya’ da bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu da savaşa dahil
olduğunda hamile eşi ve gelecekleri için endişelenen Kâmil Bey, savaş bitene
kadar Madrid’deki elçilikte gönüllü olarak görev yapar. Savaş bittiğinde ailesiyle
birlikte İstanbul’a dönerler. Bir süre eşinin halasıyla birlikte yaşarlar.
Halanın evinde kalmayı kendisine yediremeyen Kâmil Bey, ailesinden kalma eski
evi tamir ettirir, ailesiyle birlikte oraya taşınır. Uzun zamandır ailesinin
mallarıyla ilgilenmemiştir. Sahibi olduğu mal varlığını elden çıkarıp, para
kazanmak ümidiyle avukatları gezen Kâmil Bey, bir gün liseden dostu Ahmet
Bey’le karşılaşır. Milli mücadeleyi destekleyen bir gazete çıkaran ortak
arkadaşları İhsan Bey hapsedilmiştir. Ahmet, gazetenin çıkarılması için
İhsan’ın eşi Nedime Hanım’a yardımcı olmasını rica eder. Çalıştığı gazete
sayesinde milli mücadele hareketine katılan Kâmil Bey, bir gün Anadolu’ya
gidecek gizli bir evrakın teslimi yüzünden tutuklanır. Ondan istenen Nedime
Hanım’ı ele vermesidir. Paşa oğlu olduğundan kendisine bir zarar verilmeyeceği
söylenir. Hatta Roma Büyükelçiliği görevi teklif edilir. Ancak Kâmil Bey, milli
mücadelecilere olan sadakatini korur. Harp divanında yargılanır ve yedi yıl
kürek cezasına çarptırılır.
14 Mart 2017 Salı
KURT KANUNU_Kemal Tahir
✮✮✮✮
Cumhurreisi
Gazi Mustafa Kemal’e 1926 Haziranında İzmir’de yapılmak istenen bir suikast
hükümetçe haber alınmış, yakalanan on sanık İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanarak
idam edilmişlerdi. Kurt Kanunu romanının ön plânda iki kahramanı Birinci Dünya
Savaşı yıllarının iktidar partisi İttihat ve Terakki Fırkası’nın iki elemanı:
İaşe nazırı Kara Kemal ile, eski Ankara valisi Abdülkadir (romanda adı:
Abdülkerim)’dir.Roman,
İzmir suikastına teşebbüs sırasında ve sonradan, genellikle bu iki kişinin
başından geçenleri anlatıyor.
Abdülkerim, Mustafa Kemal’i öldürecek olan
eski Lazistan mebusu Ziya Hurşit Beyle iki adamı: Laz İsmail ve Gürcü Yusuf u,
ellerinde bombalar ve tabancalar dolu bir çantayla, İstanbul’dan İzmir’e yolcu
eder. Abdülkerim her şeyin çok iyiye gideceğine inanırken ertesi
günün gazetesinde Gazi Paşa hakkında bir haber göremez, İzmir’de bulunduğuna
dair de bir iz bulamaz. Daha sonraki günlerde suikast teşebbüsünün ortaya
çıktığını, suçluların yakalandığını, şimdi de elebaşların aranmakta olduğunu
öğrenir. Bu işe sevdiği, saydığı Kara Kemal’in adının da karıştırılmış olduğunu
duyunca, onunla konuşarak kaçmaya ikna eder. Bir çiftlikte saklanırlar fakat
fotoğrafları herkese dağıtıldığından köylüler onları tanır. Baskın yapılacağı
ortaya çıkınca farklı yerlere kaçarlar. Abdülkerim bir kadının yanına sığınır,
Kara Kemal Bey ise eski bir arkadaşının yanına. Kemal Bey’in kaldığı eve bir
gece baskın yapılır ve polislerin girdiği sırada Kemal Bey kendisini vurarak
intihar eder. Abdülkerim ise ortalıklardan kaybolur.
Tarih
kitaplarında İstiklâl Mahkemesi’nce gıyaben idama mahkûm bu iki sanıktan Kara
Kemal’in intihar tarihi 27 Ağustos 1926’dır; Abdülkadir’in de yakalanıp
asılması ondan üç gün sonrasıdır.
4 Mart 2017 Cumartesi
BOZKIRDAKİ ÇEKİRDEK_Kemal Tahir
Çankırı, Kastamonu ve Çorum topraklarının birleştiği
yerde Şirin Köye yakın Keşişdüzü’nde Dumanlı Boğaz Köy Enstitüsü’nün kuruluşu
anlatılmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı bu enstitüyü kuracak ekibe Halim Akın’ı
başkan tayin etmiş, Şirin Köy ‘ün eğitmeni Murat Ören ile birkaç öğretmeni onun
emrine vermiştir. Kurucu ekip, çeşitli köylerden derlenen on sekiz erkek, dört
kız öğrenciyle Keşiş Düzü’nde Enstitüyü kurmaya koyulurlar. Şirin Köy‘ün
zengini Zeynel Ağa, Cinci Nezir’e dilekçeler yazdırarak işi önlemek ister.
Enstitünün suyu için döşenecek boruların, değirmenci Deli Derviş’in esrar
ürettiği topraklarından geçmesi gerekir. Bin bir zorluklarla döşenmeye başlanan
boru hattı tahrip edilir. Derviş’in tapusunun sahte olduğunu meydana çıkaran
eğitmen Murat Ören evinde köyden bir
kadınla aynı odada kıstırılır, dövülür, hapsedilir. Durumu öğrenen Enstitü
ekibi tarafından kurtarılır. Deli Derviş, bir kadın öğretmeni değirmene
kaldırmıştır; Enstitülüler yetişirler, silah çatışma başlar. Deli Derviş
öldürülür fakat eğitmen Murat Ören de Derviş’in kurşununa kurban gitmiştir.
16 Şubat 2017 Perşembe
DEVLET ANA_Kemal Tahir
✮✮✮
Kitabın
birinci bölümünde genel olarak beyliklerin durumu ve Demircan’ın ölümü
anlatılıyor. Ertuğrul Gazi’nin at bakıcısı olan Demircan Liya adındaki bir kızı
sevmektedir. Liya’nın işlettiği hana Sen Jan Şövalyelerinden biri olan Notüs
Gladyüs gelir. Natüs Gladyüs sınırlarda karışıklık çıkartmak için
görevlendirilmiştir. Amacı burada beylikleri birbirine düşürerek onları
zayıflatmak ve toprakları ele geçirmektir. Natüs Gladyüs Liya’ya olan
düşkünlüğünden Demircan’a saldırır ve öldürür.
Kitabın
ikinci bölümünde Ertuğrul Gazi çok ağır bir şekilde hastalanır. Bunun üzerine
Oymağın başına geçmesi için oğlu Osman Bey seçilir. Bunun üzerine Bey olmak
isteyen Ertuğrul Gazi’nin kardeşi Dündar Alp beyliği ele geçirmek için planlar
yapmaya başlar. Bunun için düşmanları olan Rumlar ile iş birliği yapmaktan da
çekinmez.
Kitabın üçüncü bölümünde Osman Bey Şeyh Edebali’nin kızı olan Balkız ile
evlenmek ister. Onu ailesinden istemesi içinde yakın dostu olan Alişar Bey’i
görevlendirir. Fakat Alişar Bey de Balkız’ı kendine istemektedir. İstemeye
gittiğinde kızı kendisine ister fakat vermezler. Bunun üzerine Osman Bey’e de
istediğini ama vermediklerini söyler. Düşmanları Osman Bey’in Balkız’a
olan ilgisini öğrenince Alişar Bey ile iş birliği yaparak Balkız’ı kaçırırlar.
Kitabın dördüncü bölümünde Balkız kendini kaçıranlara direnmiş ve ellerinden
kurtulmuştur. İşin gerçeklerini ve olayın arkasındakileri anlatır. Demircan’ı
öldürenler ile bu işin arkasında olanların aynı kişiler olduğu iyice ortaya
çıkar.
Kitabın
beşinci bölümünde Osman Bey’in topraklarını genişletmeye başlaması ve devlet
kurma mücadelesi anlatılıyor. İlk fetihler de bu bölümde anlatılıyor.
Kitabın son bölümünde Dündar Bey’in ihaneti ortaya çıkar. Çıktığı anda Osman
Bey’i öldürmeye çalışır fakat başaramaz. Osman Bey devletini büyütmeye devam
eder. Bu sırada kaçan Notüs, Demircan’ın kardeşi tarafından yakalanır ve
öldürülür.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




