Bir devlet
dairesinde memur olan Poprişçin, müdürün kızına aşık olur. Bilgi edinebilmek için
onun köpeğiyle konuşmaya başlar. O sırada İspanya tahtı boş kalmıştır. Poprişçin
İspanya Kralı 8.Ferdinand olduğunu keşfeder ama bir delegasyon gelip kendisini
alana kadar kimseye söylemeyecektir. Poprişçin’in hikayesi tahta
oturacağını düşünerek yola çıktığı akıl hastanesinde son bulur.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
4 Mart 2020 Çarşamba
KAR_Orhan Pamuk
✮✮✮✮
Siyasi
olaylardan dolayı uzun yıllarını Almanya ‘da geçiren şair Kerim Alakuşoğlu (kitapta
Ka olarak geçiyor) ülkemize döndüğünde bir gazetede yayınlanmak üzere "Kars'taki
kadınların intiharı" konularını araştırmak üzere Kars’a gider. Aslında
gitme sebebi üniversiteden tanıdığı ve boşandığını duyduğu eski aşkı İpek'i
bulmaktır. Kars’ta onun ve babasının işlettiği otele yerleşir. Konuyu
araştırmak için birçok kişiyle görüşür. İntihar eden kadınların içinde üniversitede
okuyan ve başörtüsü taktığı için okula alınmayan bir kız da vardır. Bunu kullanan
bazı insanlar devletin dine karşı olduğunu iddia ederek, Kars'taki görevlileri ise
ateistlikle suçlarlar. Ka’nın da bulunduğu bir ortamda kızları okula almayan
bir öğretim görevlisi vurulur. Kar yüzünden tüm bağlantıları kesilen şehirde
bir grup ihtilal yaptığını ilan eder. Ka bir yandan siyasi ve sosyal
çalkantıların içinde dengede durmaya çalışırken bir yandan da İpek ile Almanya ‘ya
dönme hayalleri kurmaktadır. Bu dönemde yazdığı şiirleri bir kar motifi olarak
düzenler. En son yazdığı ise Kars'ı "Dünyanın Bittiği Yer" olarak
adlandırdığı şiiridir.
26 Şubat 2020 Çarşamba
MATMAZEL NORALİYA'NIN KOLTUĞU
✮✮✮
Tıp
fakültesinden ayrılan Ferit oldukça ucuz bir pansiyonda kalmaktadır. Hem bedenen
hem de ruhen zayıf yaratılışlıdır. Yakın bir zamana kadar siyah bir köpeğin
sürekli kendisini takip ettiği sanrısıyla yaşamıştır. Gördüğü ve duyduğu
şeylerden kimi zaman emin olamaz. Annesi ve iki kız kardeşi veremden ölmüş,
Avrupa’ya giden babasından ise uzun zamandır hiçbir haber almamıştır. Teyzesi
ile yaşayan küçük kardeşi Nilüfer de veremden muzdariptir. Yaşadığı pansiyonda
çok çeşitli kişiler kalmaktadır. Ferit’in hemen yanındaki odada kalan ailenin
kızı geceleri ortalıkta çırılçıplak dolaşmakta, kimi zaman gaipten haber
verdiği söylenmektedir. Diğer yanındaki odada romatizmaları yüzünden odasından
çıkamayan Tosun Bey oturmakta, bir lisede felsefe öğretmeni olan Aziz Bey de pansiyondadır.
Ferit’in dışarıdaki hayatı ise biri milliyetçi, diğeri komünist olan iki
arkadaşıyla hoşlandığı Selma isimli bir kızdan ibarettir.
16 Şubat 2020 Pazar
BİR KADININ HAYATINDAN 24 SAAT_Stefan Zweig
✮✮✮
19.yy’da tatil
bölgesindeki bir pansiyonda farklı milletlere mensup zenginler yaşamaktadır.
Pansiyona genç, yakışıklı, kibar bir genç yerleşir. Herkesin ilgisini çeker. Bir
süre sonra bu genç ve Lyonlu şişman bir iş adamının iki çocuklu karısı olan
otuz üç yaşındaki Henriette ortadan
kaybolurlar. Bu olay pansiyondaki herkesi şaşkına çevirir. Henriette, fahişe
ruhlu bir kadın olmakla itham edilirken anlatıcımız onu savunur. Tartışma
büyünce herkesin saygı duyduğu Mrs.C. anlatıcıya destek verir. Aynı fikirde
buluşmaları onları yaklaştırır. Mrs C’nin de gençliğinde böyle bir olay başından
geçmiştir. Artık geçmişte kalan fakat etkilerini şimdi bile yaşadığı bir
olaydan kurtulabilmek maksadıyla yaşamının yirmi dört saatini anlatıcıyla paylaşır.
BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU_Stefan Zweig
✮✮✮
Tanınmış bir
yazar olan Bay R, doğum gününde, üzerinde yazanın adı olmayan nereden
gönderildiği belirsiz bir mektup alır. Mektup şu cümle ile başlar: “Sana,
beni asla tanımamış olan sana… Bu mektup sana ulaştığında ben hayatta
olmayacağım.“ Mektup oğlunun ölümü ile çok sarsılan ve kendisinin de ölümün
eşiğinde olduğunu bilen bir kadın tarafından yazılmıştır. Kadın henüz on üç
yaşlarında bir kızken genç yazar onların karşısındaki daireye taşınmıştır.
Yazarı gizliden gizliye takip ettiğini, bir kez uşağına yardım etme
bahanesiyle yazarın evine girdiğini, zaman zaman evine gelen kız arkadaşlarına
karşı düşmanca hisler beslediğini anlatır mektubunda. Annesinin evliliği
nedeniyle iki yıl şehirden uzaklaşsa da geri döner. Neredeyse her gün çalıştığı
mağazadan çıkar çıkmaz yazarın evinin önüne gelip hep onu bekler. Birkaç
gün sonra yazar o genç kızı fark eder fakat onu hatırlamamıştır. Birkaç görüşmeden
sonra kız geceyi yazarın evinde geçirir. Genç kız hamile kalır ama kabul
görmeyeceğini düşünerek yazarı haberdar etmez. Kimsesizler evine
yerleşerek doğumu orada yapar. Yoksul ve beş parasızdır. Çocuğuna iyi
bakabilmek için zengin adamlar ile birlikte olmaya başlar. Birçok evlenme
teklifi aldığı halde hiçbirini kabul etmez çünkü yazar ona geldiğinde tamamen
serbest olmak istemektedir. Zengin erkeklerle birlikte olduğundan bakımlı ve
arzulanır bir kadın da olmuştur. Bir dans kulübünde karşılaştıklarında
kadından gözlerini alamayan yazar onu evine davet eder. Gecenin sonunda yazar
yine kadını hatırlamamıştır. Çok üzülmesine rağmen kadın hiçbir şey söylemez. Yazar
bir seyahate çıkacağını ve dönüşte onu arayacağını söyleyerek kadınla vedalaşır.
Kadın umutla beklemiş ama yazar onu hiç aramamıştır.
6 Şubat 2020 Perşembe
ATEŞTEN GÖMLEK_Halide Edip Adıvar
✮✮✮✮
Roman, iki
bacağını kaybeden ve kafasındaki kurşunun çıkarılmasını bekleyen Peyami’nin ameliyat
öncesi yazdığı hatıra defteridir. Zengin bir ailenin oğlu olan Peyami
hariciyede memurdur. Akrabası olan Cemal ise I. Dünya Savaşı’nda yaralanmış bir
subaydır. On iki yıl önce annesi Peyami’yi Cemal’in kız kardeşi Ayşe ile
evlendirmek istemiştir fakat Peyami evliliğe sıcak bakmamıştır. Cemal, Peyami’yi
asker olan arkadaşı İhsan’la tanıştırır. Bu üç arkadaş sık sık toplanarak
memleketin içinde bulunduğu kötü durumu konuşurlar. Yunan işgalinde eşini ve
oğlunu kaybeden Ayşe’de İstanbul’a gelerek bu ekibe katılır. Sultanahmet
Meydanı’nda yapılan büyük bir mitinge katılırlar. Hepsi kurtuluş mücadelesi
için Anadolu’ya geçer. İhsan ve Cemal orduda görev alırken Peyami de tercüman
olarak Milli Müdafaa’da görevlendirilir. Ayşe ise hemşire olup Eskişehir’e
gider. İzmir’in kurtuluşu yolunda yapılan mücadelelerde Cemal, İhsan ve
Ayşe hayatını kaybeder. Peyami ise anılarını yazarken onlardan geride kalmanın
acısını yaşamaktadır hastanede. Kafasındaki kurşun çıkarılırken o da hayatını
kaybeder. Doktorlar; Peyami’nin anılarının, beynindeki kurşunun etkisiyle yazıldığını
düşünürler. Çünkü ordu kayıtlarında ne İhsan adında bir alay komutanı ne de
Ayşe adında bir hemşire vardır.
4 Şubat 2020 Salı
CANİSTAN_Yusuf Atılgan
✮✮✮
Roman
Duruşma, Yargıç ve Tanık olmak üzere üç bölümden oluşuyor.
Duruşma
bölümünde; 1921 yılının haziranında Tokuç Ali’nin bağ evi bir çetenin baskınına
uğrar. Çete reisi onun çocukluk arkadaşı Selim’dir. Ailesi öldüğünde yanlarına
aldıkları, kardeş gibi büyüdükleri Selim. Birlikte büyüdüğü arkadaşının bir
davranışına alınan ve birdenbire köyden ayrılan Selim, Yunan ordusuna karşı
mücadele etmek için altın toplamak bahanesiyle arkadaşından öç almaya
kararlıdır. Onlara verecek bir şeyi olmadığını söylemesine rağmen Ali’ye bir
süre işkence yaptıktan sonra oradan ayrılırlar.
Yargıç bölümünde; gençlik yıllarında yaşanan ve önemsiz gibi gözüken bir olayı
gururuna yediremeyen Selim, köyden ayrılır. Bir bağda iş bulur. Bağın genç ve
dul olan sahibi Esma ile evlenir. Bu yıllarda maddi olarak iyi durumdadır.
Mutlu bir evliliği vardır. Fakat doğum sonrası hem karısını hem de bebeği
kaybedince kendini içkiye verir. Askere çağrılır, ancak askerden kaçarak savaş
yıllarını gizlenerek geçirir. Fakat Yunan istilasında ise savaşmaktan çekinmez.
Halit Paşa’nın komutasında bir çeteye katılır. Tokuç Ali’den öcünü aldıktan
sonra tek başına bir Yunan karakolu basan Selim, buradaki çatışmada hayatını
kaybeder.Tanık bölümünde; Selim’in arkadaşı Kadir çeteden ayrılır ve Tokuç Ali’nin bağ
evine döner. Ali ağır yaralıdır. Köye inerek ona yardım getirmesine rağmen Ali
ölür.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)