Eski Yanya
Valisi olan babalarından kalan servetle Samim, Besim ve Mefharet, varlıklı
bir hayat sürmektedirler. Mefharet, kocasını genç yaşta kaybetmiş, kızı Selmin
ve oğlu ile bekâr olan ağabeyi Samim ve erkek kardeşi Besim ile
oturmaktadır. Selmin, Paris'e gidip orada yaşayabilmek için annesine
birinden hamile kaldığını söyler. Mefharet fenalıklar geçirir ve o erkeğin kim
olduğunu öğrenmeye çalışır. Gerçekleşen olaylar yüzünden ve şüpheci
kişiliğinden dolayı kızını hamile bırakanın ağabeyi Samim olduğunu düşünür ve
bu şüphesini Besim ile paylaşır. Besim bunun mümkün olmayacağını söylese
de Mefharet şüphelerini gidermek için Samim’in kilitli dolabını gizlice
açarak Simeranya’yı alır ve okumaya başlar. Samim defterinde, Simeranya adında
kurduğu hayali dünyasından ve aşkından bahsetmektedir. Mefharet defteri
okuduktan sonra bu aşkın kızı olduğuna inanır. Besim ise öyle olmadığına ablasını
inandırmaya çalışmaktadır. Selmin, bu yalanı annesine bir ders vermek için
uydurmuştur. Bir gün Ferhad, Selmin ve Mefharet otururken, Ferhad’ın Arnavutlar
hakkında olumsuz sözler söylemesi Arnavut kökenli olduğunu ve bir Paşa torunu
olduğunu düşünen Mefharet’i kızdırmış ve Ferhad’ı evden kovmuştur. Selmin ise gayri
meşru cocuğunu Paris'te gizlice doğurmak bahanesiyle Paris'e gitmeyi
planlamaktadır. Samim’in kızı yaşında olan Meral adında, hoppa ve hırslı
bir genç bir sevgilisi vardır. Meral, Selmin’in okuldan arkadaşıdır ve
Ferhad’ın kız kardeşidir. Aynı zamanda Samim’in eski sevgilisi olan Necile’nin
de kızıdır. Necile evli iken eşini aldatarak Samim ile birlikte olmuştur.
Kuvvetli bir ihtimal var ki Meral, Samim’in kızıdır.(Romanda bu asla dile getirilmemiştir) Meral’in
yaşlı bir adamla parasi için sevgili olan Feriha adında bir arkadaşı vardır. Her
İstanbul’a gelişinde, Feriha kişiliğinin, gösteriş meraklılığının verdiği coşkunlukla
Paris’in tüm ihtişamını Meral’e anlatmaktadır. Feriha, yaşlı ve zengin olan Şakir
adında birisinin Meral’e talip olduğunu Meral’e iletir. Meral, Paris ve
Samim arasında bir tercih yapamamaktadır. Cemiyet tarafından dışlanan biri olup
olmamak, Paris veya Samim'den birini tercih etmek hususunda kararsız
kalmaktadır. Bunalmıştır, Paris’e kaçmaya karar verir. Bir gece tüm
hazırlıklarını yapar ancak ağabeyi Ferhad onun kaçmasını engeller. Meral, depresyon
geçirir. Tek kurtuluşun intihar etmek olduğunu düşünerek bir mektup yazar fakat
sonra yaptıklarını düşünür, hatasını anlar. İntihardan vazgeçmiştir. Sigara
içmek İsterken çakmağından dökülen benzinle tutuşan çarşafın alevleri içinde
kalan Meral, yanarak ölür. Meral'in annesi Necile ile dadısı aynı anda ve
ikisi beraber Meral’in kötü olduğunu hisseder ve Meralın evine telefon
ederler. Meralın yanarak öldüğünü öğrenirler. Samim’i çağırırlar. Samim daha
eve gelmeden Necile hanım kalp krizi geçirir ve ölür. Samim geçmişe dair
hayaller görür. Ama bu hayallerinde Meral değil hep Necile vardır. Necile’yi
çok sevmiştir. Samim her iki sevdiğini aynı gün aynı anda yitirmiş bir
adamdır.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
27 Haziran 2017 Salı
24 Haziran 2017 Cumartesi
GÖZ_Stephen King
✮✮✮✮
Carrie,
olağanüstü dindar ve bağnaz annesi ile yaşayan telekinetik güçleri olan bir
ergendir. Okulda ise bakımsız ve sarsak olduğu için alay konusudur. Annesi ona
toplum içinde davranışlarla ilgili hiçbir şey öğretmediği için çok çekingendir.
Her fırsatta alay edilir, gülünür. Annesi Carrie' ye hiç bir zaman kadın olmayı
öğretmemiştir. Adet kanını bile bilmez. Ona bol elbiseler giydirir. Kadınlık ve nişaneleri bir lanet gibi algılanır annesi
tarafından. Carrie okulun beden eğitimi
dersi sonrası kullanılan duşunda ilk kez adet görür, öleceğini sanarak ağlamaya
başlar. Diğer kızlar bunun üzerine Carrie ile daha çok alay ederler. Annesi kendi
gençliğinde kadınlığı ile mücadele etmiştir. Birbirlerine hiç dokunmayacaklarına söz vererek evlendikleri halde kocasından çocuk sahibi olarak kadınlığına mağlup olmuştur. Carrie her zaman bu günahın ve utancın simgesidir onun için. Carrie' yi evde doğurmuştur, utancını kimseye göstermek istememiştir. Carrie ne
kadar annesi tarafından bastırılmış da olsa
kadınlığı ile barışmaya kararlıdır. Duşta
Carrie’ye yapılanlardan pişman olan kızlardan biri, erkek arkadaşından Carrie’yi
yıl sonu balosuna davet etmesini ister. Carrie baloya davet eden çocuğun sadece
acıma ile bu teklifi yaptığını bilse de kabul eder. Carrie baloya kendi diktiği
güzel bir elbise ve yakışıklı bir kavalye ile gider. Balonun kral ve kraliçesi
seçilirler. Sahneye çıkıp alkışlanırken tepelerinden onları sırılsıklam edecek
kadar kan boşaltılır. Onu yine kandırıp budala yerine koymuşlardır. Herkes
gülmeye başlar. Kan ve gülüşmeler Carrie’yi çileden çıkarır. Güçleriyle salonda
büyük bir yangın çıkarır. Dışarıda akaryakıt istasyonlarını, elektrik trafolarını,
yangın musluklarını patlatır. Kasabayı büyük bir felakete sürükler. Annesini
öldürdükten sonra kendisi de ölür.
Etiketler:
carrie,
göz,
kitap özeti,
stephen king
22 Haziran 2017 Perşembe
BİR ÇİFT YÜREK_Marlo Morgan
Gerçek bir
olaya dayanan romanda Doktor Marlo Morgan bir süreliğine Avustralya’da
çalışması için teklif alır. Hayatında bir değişiklik yapmak isteyen Morgan bu
teklifi kabul eder ve birkaç seneliğine kalmak için Avustralya’ya yerleşir. Avustralya’da
çalışmalarını sürdürürken; Avustralya’nın yerli halkı olan Aborjinlere
Amerikalıların Kızılderililere davrandıkları gibi kötü davranmalarından etkilenir.
Onların sorunları ile ilgilenmeye başlar ve yerli halkın yaşantısına olan
merakı gitgide artar.Onun ilgisini fark eden bir grup Aborjin kabilesi onu bir
toplantıya davet ederler. Morgan Aborjinlerle tanışacağı ve onlar hakkında daha
fazla bilgi sahibi olacağı için bu toplantıya özel bir şekilde hazırlanır.Toplantı
beklediği gibi gerçekleşmez. Bir Aborjin eski bir jiple gelerek Morgan’ı
toplantı yerine götürmek için alır. Uzun bir süre çölün ortasında gittikten
sonra toplantı yerine geldiklerinde yazar kendisini bir grup yerli ile ıssız
çölün ortasında bulur.Yerlilerin arasına kabul edildikten sonra tüm eşyaları
yakılır. Bir bez parçası ile yalın ayak kalan Morgan’dan kendileri ile birlikte
yapacakları yürüyüşe gelmelerini isterler. Bu kabilede insanlar isimlerini
hayatları süresince yapmış oldukları işlere veya olaylara göre almakta ve
değiştirebilmektedir. Bu nedenle; modern toplumdan geldiğinden ve insan olarak
sahip olması gereken değerleri köreldiğinden Morgan’a “mutant” adını takarlar
ve onun tekrar yaşamın gizemini görmesini sağlayarak değişime uğratırlar. Yazar
yolculuk boyunca önceden ilkel olarak gördüğü bu insanların doğa ile nasıl iç
içe yaşadıklarını; bu kupkuru çölde asla aç ve susuz kalmadıklarını; konuşmadan
birbirleri ile iletişim kurduklarını; karşılaştıkları her tür sağlık sorununu
çözecek bir birikime sahip olduklarını; hırs, kin, nefret, saldırganlık gibi
olumsuz duygularının olmadığını; asla yalan söylemediklerini; hiç bir olayı
veya kişiyi yargılamadıklarını; dünyada olup biten her şeyden haberdar
olduklarını ve daha bir çok olağanüstü yetenekleri olduğunu hayretle görür.Dört ay süren bu uzun yolculukta Aborjinler onu kendilerinden biri olarak kabul
ederek ona zorluklarla nasıl mücadele edeceğini, çölün çorak coğrafyasında
bitkiler ve hayvanlarla nasıl uyum içinde yaşanacağını öğretirler. Aborjinlerden
öğrendikleri ile birlikte insan olarak sahip olması gereken değerleri tekrar
kazanır. Bunun üzerine kabilenin şefi tarafından her iki toplumun kültürünü
anlaması ve içinde barındırmasından dolayı “Bir Çift Yürek” ismi verilir. Yürüyüşün sonunda Aborjinler için kutsal olan mekana varırlar. Morgan’ı mesajcı
olarak seçmişlerdir. İnsanların uygarlık, gelişim adı altında doğanın dengesini
bozduklarını ve her şeyi tüketmekte olduklarını, bunun için dünyada ki varlıklarını
bitirmeye karar verdiklerini açıklarlar. Çünkü kendilerinden sonra gelecek
nesile yaşam için fazla bir şey kalmamıştır.
17 Haziran 2017 Cumartesi
UMUT_Ayşe Kulin
✮✮✮✮
Zeki Salih Bey (yazarın baba soyağacı)
Bosna’nın karışmasından sonra eşinin ısrarlarına dayanamayarak İstanbul’a göç
eder.(1908) İstanbul’a alışmaya çalışırlarken Bosna’nın tek kurşun atılmadan
terk edilmesi aileyi çok sarsmıştır. Bosna’da geniş topraklara sahip olan Zeki
Salih Bey daha önce bir işte çalışmamıştır. Onlar için zor günler başlar. Zeki
Salih Bey’in 3 çocuğu vardır. Nusret, Saadet ve Muhittin.
Çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat (yazarın anne soyağacı)
sürgünden döner.(1928) Ahmet Reşat’ın üç çocuğu vardır, Leman, Sabahat ve Suat.
Saraylıhanım, torunu Kemal’in ölümünden sonra hastalığı ilerlemiş, bunamaya
başlamıştır. Mehpare de oğlu Halim ile konakta yaşamaktadır. Oğlunun gün
geçtikçe kendisinden uzaklaştığını düşünen Mehpare konaktan ayrılmak için Galip
Bey’le evlenir. İkinci oğlu olur.
Sabahat’ın okul arkadaşı Aram, onun yeğenleri Sitare ve Bülent’e özel ders vermektedir.
Zamanla aralarında imkansız olan bir aşk doğar.İmkansızdır çünki Ahmet Reşat,
Aram’ın Ermeni olmasından dolayı şiddetle karşı çıkar. Sabahat’le yaptıkları
bir tartışma sonucu Ahmet Reşat intihara kalkışınca Sabahat, Aram’dan uzak kalmak için eniştesinin
Kıbrıs’ta bulduğu iş teklifini kabul edip oraya yerleşir. Aram ise askere gitse
de sürekli mektuplaşırlar.
Zeki Salih Bey’in oğlu Muhittin okur ve başarılı bir mühendis olur. Anadolu’nun
çeşitli yerlerinde çalışır. Evlenme yaşı gelmiştir. Ahmet Reşat’ın damadı Mahir
vefat ettiğinde kızı Leman bunalıma girer. Evden uzaklaştırmak için
Leman ve onun kızı Sitare Ankara’ya kardeşi Suat’ın yanına gönderilir. Sitare
genç yaşta babasız kalınca annesine evlenmek istediğini gelen teklifleri
değerlendireceğini söyler ve Sitare kendinden yaşça büyük olan Muhittin ile
tanıştırılır. Muhittin Sitare’yi görür görmez aşık olur ve evlenirler. Ayşe
adını verdikleri bir kızları olur.
16 Haziran 2017 Cuma
VEDA_Ayşe Kulin
✮✮✮✮
Son
Osmanlı Maliye Nazırı Ahmet Reşat Paşa’nın konağında; eşi Behice, kızları Leman
ve Suat, Ahmet Reşat Bey’i yetiştiren büyük teyze Saraylı Hanım ve çocukların
bakımıyla ilgilenen uzaktan akrabaları Mehpare yaşamaktadır. Ahmet Reşat Bey’den
habersiz, Saraylı Hanım’ın torunu Sarıkamış gazisi Kemal konağın çatı katında hasta
olarak kalmaktadır ve bakımıyla Mehpare ilgilenmektedir. Kemal, ülkenin
işgalden kurtuluşu için çalışan gizli derneklere yardım eder ve işgalci güçler
tarafından arandığı için gizlenmek zorundadır. Mehpare ile Kemal arasında bir
aşk doğar, Mehpare hamile kalır. Ahmet Reşat Paşa’nın Kemal’den haberi olduğunda
birinin saltanat, diğerinin milliciler yanında olması nedeniyle gerginlik olur.
Oysa Paşa, Anadolu’daki milli orduya gizliden maddi ve manevi destek
sağlamaktadır. İşgal kuvvetlerinin Meclis-i Mebusan’ı dağıtmasından sonra konağın
aranacağını düşünen Kemal, Mehpare ile arkadaşının kız kardeşi olan Azra
Hanım’ın konağında saklanır. Azra Hanım’ın konağı, işgal kuvvetlerinin
baskınına uğrayınca Kemal ile Mehpare tekrar Ahmet Reşat Paşa’nın konağına
kaçmayı başarırlar. Azra Anadolu’daki milli mücadeleye katılmak için Antep
dolaylarına gider. Kemal de artık iyileştiğinden milli mücadelede daha etkin
bir görev almak üzere arkadaşı Mahir’in yardımıyla Anadolu’ya geçer ama
gitmeden önce dayısından izin alarak Mehpare ile evlenir. Telgraf ağı kurmak
için Eskişehir’e gidişinden bir süre sonra konağa ölüm haberi ulaşır. Milli mücadele,
ülkenin işgalden kurtuluşu ile sonlanır, padişah ülkeyi terk eder. Savaşta
milli ordunun yanında yer almayanlar Ankara hükümeti tarafından vatan haini
ilan edilir. Ahmet Reşat Efendi de vatan haini ilan edilme tehlikesiyle
karşılaşır ve kaçmak zorunda kalır. Ahmet Reşat Bey, gitmeden önce konak
halkını Mahir’e emanet eder. Mahir, Ahmet Reşat’ın büyük kızı Leman Hanım ile
evlenmek için izin ister. Mahir ile Leman’ın nikahı hemen kıyılır ve Ahmet
Reşat Bey, bir vapurla ülkeyi terk eder.
Etiketler:
ahmet reşat,
ayşe kulin,
kitap özeti,
veda
13 Haziran 2017 Salı
DİJİTAL KALE_Dan Brown
✮✮✮
Susan,
NSA’da, şifre çözüm merkezi olan Kripto katında çalışan oldukça zeki bir
bayandır. Susan, David Becker adında bir dil profesörü ile birliktedir. Susan'ın
komutanı olan müdür yardımcısı Strathmore, o ana kadar kadar Susan'ı hep
kollamış ve yükselmesinde ona yardımcı olmuştur.Yazılım uzmanı olan Tankato, NSA,
TRANSLTR olarak adlandırdığı dev bilgisayarla şifre çözümü gerçekleştirdiğinde
bu şifre çözümünün kişilerin özel hayatlarını taciz ettiği görüşündedir ve NSA’dan
ayrılır. Strathmore, Tankato'nun çözülemeyen bir şifre sistemi geliştirdiğini
öğrenir. DİJİTAL KALE. Tankato imkansızı başarmıştır ve bunu internet üzerinden
satışa çıkarır. Strathmore dijital kaleyi internetten indirip şifresini kırmaya
çalışır. TRANSLTR en fazla 10 dakikada şifreyi çözebildiği halde sistem dijital kaleyi kabul etmez. Dijital
kale Mutasyon dizgilerinden oluşur ve mutasyon dizgileri virüslerin ana
temelidir. Bundan dolayı Strathmore TRANSLTR’ın virüs koruma programı olan
Koridoru devre dışı bırakır ve dijital kalenin şifresinin kırılması için
beklemeye başlar.Tankato’nun ölüm haberi geldiğinde Strathmore dijital kalenin
geçiş anahtarını bulması için David'i gönderir. David, Tankato' nun tüm
eşyalarını araştırır,yüzüğünün kayıp olduğunu öğrenir, peşine düşer.Bir katil
David'i takip etmektedir. Çok geçmeden Susan ve Strathmore dijital kale diye
bir şey olmadığının farkına varırlar. Tankato onlara bir oyun oynamıştır. Bir
virüsü şifreleyerek onu açık arttırmaya çıkarmıştır. Strathmore'nun dijital
kaleye sahip olmaya çalışacağının farkındadır ve öyle olmuştur. Strathmore’un
digital kaleyi çözmek için koridoru devre dışı bırakmasıyla bilgi bankası
tehlike altındadır. TRANSLTR’da patlama olur ve Strathmore ölür. Susan son anda
kurtulur. Ana bilgi bankasına gittiğinde Dijital Kale’nin bir virüs değil solucan olduğunu ve sistemin
güvenlik kalkanlarını yok etmek için programlandığını bu sayede isteyen herkesin
NSA bilgi bankasındaki gizli bilgilere ulaşabileceğini öğrenir. NSA Müdürü
Fauntin'in emri üzerine iki ajan, David Becker'ı geri getirmek üzeredir. Kiralık
katil ölmüştür. Becker yüzüğü ele geçirmiştir. Yüzükte "bekçilere kim
bekçilik edecek" yazar. Bir süre sonra bu cümleden yola çıkarak şifreyi
oluştururlar ve solucan durdurulur.
10 Haziran 2017 Cumartesi
TENEKE_Yaşar Kemal
✮✮✮✮
Çukurova
ilçelerinden birinde kaymakam yoktur. Tahrirat katibi Resul Efendi kaymakam
vekilidir. Çeltik ekme zamanı geldiğinden ruhsatiye için müracaatlar
başlamıştır. Çeltikçilerin düzenbazlıklarını, arazilerin kanuna uygunsuzluğunu
bilen Resul Efendi, bu kirli işlere bulaşmak istemez, işleri sürüncemede
bırakarak yeni kaymakamı bekler. İlçeye atanan kaymakam, fakülteyi yeni
bitirmiş Fikret Irmaklı’dır. Kasabanın en güzel binasını kaymakam için dayayıp
döşerler. Tren istasyonunda birçok otomobil ve otobüs ile karşılarlar. Birlikte
yerler, içerler, sohbet ederler. Ağalar, kaymakama yaranmak için her olanağı
kullanırlar. Kaymakam da bu işte acemi olduğundan ve Çeltik Yasası’nı incelemediğinden
ruhsatiyeleri okumadan imzalar. Okçuoğlu adlı bir çeltik ağası, ruhsatına dayanarak, arazinin içinde kalan Sazlıdere
köyünü boşalttırmak, her yere çeltik ekmek ister. Sazlıdere köylüleri direnirler;
çünkü, yasa gereğince çeltik tarlalarının köye 3 km uzaklıkta olması
gerekmektedir. Bu arada kaymakamın çeltik ağalarından rüşvet aldığı dedikodusu
yayılır. Kaymakam farkında olmadan ağaların tuzağına düşmüştür. Resul Efendi kaymakamın
gençliğine, acemiliğine, saflığına dayanamayıp tüm olup bitenleri ona anlatır
ve okuması için çeltik yasasını verir. Kaymakam yasayı okuyunca çeltik
ağalarıyla olan ilişkisini keser. Okçuoğlu ise Sazlıdere’yi göl haline getirir.
Köy su altında kalır. Sıtma tehlikesi baş gösterir. Köylüler çamur içinde topluca kaymakama çıkıp durumu anlatırlar. Kaymakam
çeltikçilere verdiği ruhsatları geri alır. Rüşvet teklif edilir, evi taşlanır,
penceresine kurşun yağdırılır ama kaymakam yasalardan şaşmaz. Bu kez çeltik ağaları
izinsiz, ruhsatsız bütün sahaları sulamaya, ekmeye başlarlar. Yine su içinde
kalan Sazlıdere köylüleri, silahlanıp
Okçuoğlu’nun su bendlerini denetim altına alırlar. Okçuoğlu, köydeki her aileye bol para vererek köyü boşalttırır. Köyde
kimsenin yaşamadığını öne sürerek sulamaya devam edecektir. Kürt Mehmet Ali
inat edip satmayınca bu fikri de başarısız olur. Kaymakamı kasabadan sürdürtmek
için başkente telgraf üstüne telgraf çekerler. Söylemedikleri iftira kalmaz. Hatta
kalkıp Ankara’ya giderler. Birkaç gün sonra, kaymakamın Kağızman’a atandığını
bildiren yazı gelir. Kaymakam Fikret Irmaklı, kazandıkları zaferden memnun
çeltikçilerin alaylı gülüşmeleri ve çocuklara çaldırdıkları boş teneke
gürültüleri arasında ilçeden ayrılır. Yarıda kalan savaşında, ezilen köylüler
arasından, onun kendilerinden yana olduğunu anlayanlar da çıkmıştır ya, bu
kaymakama yeter. Mücadelesini gittiği yerlerde de sürdürecektir.
Etiketler:
çeltik,
çukurova,
kitap özeti,
teneke,
yaşar kemal
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
