On üç
yaşındaki Jenna Metcalf’ın ailesinin başına on yıl önce büyük bir felaket gelmiştir.
Annesi Alice ve babası Thomas fil barınağı işleten iki bilim insanıdır. Bir
gece barınak çalışanlarından bir kadın fil tarafından ezilerek öldürülür. Alice
ise baygın bulunur. Hastaneye götürülüp tedavisi yapılan Alice ortadan
kaybolur. Babası Thomas ise o günden sonra akıl hastanesinde kalmaya başlar. Büyükannesiyle yaşayan Jenna, annesi tarafından çocuk yaşta terk edildiğini kabullenemediği
için, onu aramayı hep sürdürür. Günlüklerini ve mektuplarını tekrar tekrar okur,
çok sevdiği filler üzerine yaptığı araştırmaları satır satır inceler. Annesini
bulmasına yardım edecek bir ipucu arar. Her şeyi denemiş olmak için bir medyum
olan Serenity’e başvurur. Eğer annesi ölmüşse onunla bağlantı kurabileceğini düşünür.
Uzun zaman medyumluk yapan, bir zamanlar tv programı düzenleyecek kadar ünlü
olan, hatta polisler tarafından olay yerlerine davet edilen Serenity ise artık
eski güzel günlerini geride bırakmış, tükenmiş bir medyumdur. Artık ruhlarla
bir bağlantısının kalmadığını söylemek yerine Jenna’ya annesinin yaşadığını, bu
nedenle ona yardımcı olamayacağını söyler. Jenna annesini bulması için on yıl
önce fil barınağındaki olayda görevli olan, şimdilerde ise özel dedektiflik
yapan eski polis memuru Virgil Stanhope’a gider. Bu araştırma sürecinde Jenna
ve yol göstericileri, kendileriyle,
geçmişleriyle ve hayatlarının karanlık bölgeleriyle ilgili farkına bile varmadıkları
şeylerle karşı karşıya kalacaklar.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
25 Şubat 2019 Pazartesi
16 Şubat 2019 Cumartesi
KAFKAS KARTALI_Murat Yeşil
✮
"Esselamü aleyke, yâ Resulallah!
İşte kılıcım! Onu sana teslim ediyorum! Kafkasya'yı düşman işgalinden kurtarmak
için hayatım boyu mücadele ettim. İslam dinini yaymak için uğraştım ama elimden
ancak bu kadardı geldi. Benden razı ol, şefaatinden mahrum bırakma yâ Resulallah"
Zor şartlar içinde dünyanın en güçlü ordularından birisi olan Rus
ordusuna karşı yıllarca süren bir bağımsızlık mücadelesi veren İmam Şamil
liderliğindeki müritler ordusu sonunda zafere ulaşamamışlarsa da kendilerinden
sonra gelecek nesillere bir kahramanlık destanı armağan etmişlerdir. Yazar üç
yıl boyunca Dağıstan ve Çeçenistan bölgesinde araştırma gezileri düzenleyerek
ve bu bölgede yaşayan insanlardan İmam Şamil hikayeleri dinleyerek Kafkaslarda
uzun yıllar devam eden bağımsızlık mücadelesini dile getirmeye çalışmış. Edebi yönden
oldukça zayıf bir eser olmuş.
30 Ocak 2019 Çarşamba
KORKU AĞI_Stephen King
✮✮
“Bak ve beni gör, cılız adam. Senin şömine
önünde bir kitapla birkaç saat geçirdiğin gibi yüzyıllar geçiren Barlow’a bak.
Bak ve elindeki sefil sopayla öldürmeye çalıştığın, gecelerin bu muhteşem
yaratığını gör. Bana bak, yazar bozuntusu! Ben insan hayatlarını yazdım ve
mürekkep olarak kan kullandım. Bana bak ve ümidini kes!”
Jerusalem’s
Lot küçük bir New England kasabasıdır ve burada da, benzeri yerlerde olduğu
gibi dedikodular, tuhaf tipler ve saygı değer insanlar vardır. Tabii garip
olaylar hakkında söylentiler de yok değildir; ama her kasabada olduğu kadar... Yazar
Ben Mears, çocukluk yıllarını konu alan ve o günlerden beri ona musallat olmuş
korkularıyla yüzleşmek amacıyla bir roman yazmak için Lot’a döner. Çocukken
tanık olduğu korkunç olayın gerçekleştiği ev Marsten Köşkü işte karşısındadır;
fakat yeni ve gizemli kiracıları vardır. Kasabada bazı kuşkulu şeyler yaşanmaya
başlayınca, Mears’ın belleğindeki karanlık anılar da canlanmaya başlar: Önce
bir köpek hunharca öldürülmüş olarak bulunur, ardından bir çocuk kaybolur.
Bunlar başlangıçta çok da sıra dışı olaylar olarak görülmez, fakat liste
uzamaya başlar. Çok geçmeden kasabayı saran şaşkınlık hayrete, belirsizlikler
dehşete dönüşecektir.
26 Ocak 2019 Cumartesi
ŞATO_Franz Kafka
✮✮✮
K. bir köye
kadastrocu olarak atanır. Bu köy Kont Westwest’e ait şatoya bağlı bir köydür.
K. köyde dolaşmaya başlar. Amacı şatoya varmak ve görevi hakkında bilgi
almaktır. Köylüler ona yolu tarif ederler fakat hiçbiri onu götürmeye razı
olmaz. K. o gün bir türlü şatoya ulaşamaz. Kaldığı hana döndüğünde hizmetine
verilmiş iki yardımcıyla karşılaşır. Ertesi sabah, Barnabas adında bir ulak
K.ye Klamm adında bir şato beyinden gelen bir mektup getirir. Mektup, K.'nin
görevleri hakkında muhtarla görüşmesi gerektiğini belirtmektedir. K.
Barnabas'tan kendisini şatoya götürmesini ister, birlikte yola çıkarlar fakat
Barnabas onu şatoya değil kendi evine götürür. Onların evinden ayrılan K. şatoda görev yapan beylerin kaldığı Beyler
Oteline gider. Beyler dışındaki misafirler yalnızca meyhaneden
yararlanabilirler. K. meyhaneye uğradığında orayı işleten Freida’yı görür ve
aşık olur. Freida ise Klamm' ın metresidir. K, Klamm ile konuşarak Freida ile
evlenmek istediğini bildirmek ister. Ne işiyle ne de Freida ile ilgili olarak
ne yaparsa yapsın şato görevlilerinden hiçbirine ulaşmayı başaramaz. Haberci
Barnabas’tan bu isteğini Klamm’a iletmesini ister. Barnabas’tan bir haber
alamayınca onu görmek için evine gider. Barnabas evde değildir. Onun kız kardeşleriyle
görüşen K. ailenin neden köylüler
tarafından sevilmediğini öğrenir. K.nin bu kız kardeşleri ziyaret ettiğini
öğrenen ve kıskanan Freida K.yi terk eder ve Beyler Otelindeki görevine geri
döner. Meyhanede çalışan başka bir kıza göre Freida asla K.yi sevmemiş yalnızca
bütün dikkatleri üzerine çekmek ve ilgi odağı olmak için onu kullanmıştır. Buna
asla inanmayan K. önce Freida’ya karşı kendini açıklamaya çalışır fakat görür
ki ne yapsa ne söylese kâr etmeyecek. Olayları akışına bırakır.
15 Ocak 2019 Salı
ÖLÜ CANLAR_Gogol
Rusya’nın N.
Şehrine gelen Pavel Ivanovich Çiçikov kendini 6.dereceden devlet memuru ve
toprak ağası olarak tanıtır. Vali, yargıç, savcı gibi şehrin tüm ileri
gelenlerini ziyaret ederek kendini takdim eder. Konuşması ve görgüsü ile
herkesin sevgisini ve hayranlığını kazanır. Bu insanlarla akşam toplantıları yapar,
yemeklere katılır. Sonra sırayla çiftlik sahipleriyle görüşmeye başlar. Onlardan
son sayımdan sonra ölen köylülerini (bu köylüler ölmüş olsalar bile yeni bir
sayıma kadar kayıtlarda yaşıyor görünecekleri için çiftlik sahipleri onlar için
de yıllık vergi vermek zorundaydılar) satın almak ister. Görüştüğü çiftlik
sahipleri vergi ödemekten kurtardığı için Çiçikov’a teşekkür ederler. Birçoğu
bedelsiz olarak ölü canlarını Çiçikov’a devreder. Çiçikov’un amacı yaşıyor
görünen bu canları ipotek ettirmektir. İpotek ofisinden can başına 200 ruble
gibi bir para kazanacaktır. Şehirde Çiçikov’un ölü canları satın aldığı
duyulur. Herkes Çiçikov’un amacıyla ilgili kendine göre yorumlar yapar. Fakat
ona karşı kimse harekete geçemez çünkü öyle ya da böyle herkes bir ucundan bu
işe karışmış, ona yardımcı olmuşlardır. Yeterince ölü can sahibi olan Çiçikov
şehri terkeder.
Burada
birinci cilt sona eriyor. Gogol, “Ölü Canlar’ı üç cilt olarak planlamıştır. Fakat
gelen eleştiriler yazma sürecini uzatır. Ölmeden kısa süre önce yazdığı diğer
bölümleri yakar. Yanmaktan kurtulan birkaç karalama defterinden öğrenildiği
kadarıyla N. Şehrinden ayrılan Çiçikov, satın almak için bir köy aramaya
başlıyor. Ölü canlardan kazandığı paralarla lüks içinde yaşamak fikri ile satın
aldığı köyde gerçek bir çiftçi, toprak ağası olup dürüst yaşama fikri arasında kalır.
Yine arada neler yaşandığını bilemediğimiz bölümler sonunda Çiçikov’u hapishane
hücresinde buluruz. Tüm sahtekarlıkları ortaya çıkmıştır. Dürüst yaşayacağına
ve artık iyilikten başka bir şey düşünmeyeceğine söz verdiği eski bir arkadaşı
onun hapisten çıkmasını sağlar. Fakat Çiçikov değişti mi yoksa eski yaşamına
devam mı etti asla bilemeyeceğiz.
Etiketler:
çiçikov,
gogol,
kitap özeti,
ölü canlar
1 Ocak 2019 Salı
MOĞOL KURDU_Homeric
Temuçin,
atlarının çalınması üzerine hırsızların peşine düşer. Hırsızlar Borçu'nun
olduğu obadan geçerek kaçarlar. Temuçin, Borçu’nun yardımıyla peşlerine düşer, hırsızları
öldürür ve atlarını geri alır. Temuçin
ve Borçu kan kardeşi (anda) olurlar ve aralarına hiçbir şeyin girmesine izin
vermeyeceklerine söz verirler. Borçu onunla obasına giderek ailesi ile tanışır.
Temuçin Moğol Hanı Yesügey’in oğludur. Babası öldüğünde onları destekleyen olmamıştır
ve sürgünde yaşamak zorunda bırakılmışlardır. Temuçin’in bundan sonra tek amacı
dağınık Moğol kabilelerini birleştirmek ve onların başına geçmektir. Bu yolda en
büyük yardımcısı Borçu olur. Ona çok güvenmektedir ve şunu demektedir. “Daha
ailem benim etrafımda toplanmamışken ve ben bir hiçken, Borçu bana katıldı, ailesini
terk etti. Onun vücudu benim kalkanım, onun okları benim irademdir. Hepiniz
Borçu gibi olun, onun malını ve makamını kıskanmayın, onu hepinizin üstüne
atadım.” Zamanla kazandığı başarıların yankısı bozkırda yayılır ve dün onu terk
edenler bugün atlılarının ve okçularının arasına katılırlar. Savaşlarla, yağmalarla,
ihanetlerle geçen yıllar sonunda Temuçin ülkede birliği sağlar. Tüm Moğolların hânı
olarak ilan edilir ve Cengiz adını alır. Korkaklara, halinden şikayet edenlere,
kararsızlara karşı çok serttir. Son kuvvetine kadar savaşanlara acıya ve
yorgunluğa tahammül edenlere kürkünü dahi verir, bütün acımasızlığına karşı çok
cömerttir ve paylaşmayı sever. Kendi oluşturduğu yasalara –han sülalesine
mensup olsalar bile- kayıtsız şartsız itaat ister. Asla paylaşamayacağı şeyler
ise atları, kadınları ve iktidarıdır. Borçu’nun aşık olduğunu bile bile güzelliğinin
ününü duyduğu Kulan adlı kadını Borçu’dan kendisine getirmesini ister. Kadın
yanına geldiğinde de Borçu’yu kadınına dokunmakla suçlar ve kovar. Bundan sonra
on beş yıl boyunca Cengiz Han ve Borçu birbirlerini görmezler. Artık her ikisi
de yaşlanmışlardır. Cengiz Han öldüğünde hiç kimsenin bilmediği bir yere
gömülür. Onun öldüğünü duyan Borçu için de veda vakti gelir. Onu bu dünyadan
Kulan uğurlar.
Etiketler:
borçu,
cengiz han,
homeric,
kitap özeti,
moğol kurdu,
temuçin
25 Aralık 2018 Salı
YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ_Aziz Nesin
✮✮✮
“Benim işime
yarar bir şey olunca, evet, o zaman bana yaşamıyorsun diyorlar ama kendi
işlerine gelince yaşıyorsun diyorlar.”
Kaybolan
nüfus kağıdını tekrar çıkartmak için nüfus müdürlüğüne giden ve 1915 yılında
Çanakkale'de şehit olduğunu, kütük defterine göre yaşamadığını öğrenen, okula
gitmek istediğinde yaşamayan, askere alınacaksa yaşayan, terhis edilecekken
yaşamayan, borç ödeyecekse yaşayan, miras alacaksa yaşamayan, vergi ödeyecekse
yaşayan, iş ararsa yaşamayan, dava açacaksa yaşamayan, tımarhaneye
kapatılacaksa yaşayan, evlenecekse yaşamayan Yaşar Yaşamaz’ın hapishanede koğuş
arkadaşlarına anlattığı yaşam öyküsüdür. Hapse ilk girdiğinde gariban bir halde
olan Yaşar Yaşamaz’ın zaman geçtikçe gözü açılır ve para kazanmanın çeşitli yollarını
bulur. Yaşar, düzene uyum sağlamayı öğrenir. Boynu bükük girdiği hapisten, iki
dirhem bir çekirdek çıkar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)