27 Nisan 2019 Cumartesi

YAHUDİ EFENDİ_Toksöz Karasu

✮✮✮
Adam Zakir, Sultan Vahideddin’in 1905 yılında doğan oğludur. Yahudi asıllı bir anneden doğmuş olduğu için veliaht olma şansı yoktur, kayıtlara bile geçmemiştir. Saraydan uzakta, bir köşkte büyütülür. Dört yaşında konuşmaya başladığında ilk kurduğu cümle “Tanrı nerede?”dir.  Adam, bu soruya oldukça uygun bir evde doğmuştur. “Annem bir Sefarad Yahudi’siydi ve Ladino dilini konuşurdu; babam bir Türk’tü ve Sünni Müslüman’dı; mürebbiyem bir Fransız Katoliği’ydi; tarih öğretmenim Şii’ydi ve Arapça konuşurdu; hahamım İbranice konuşurdu; müzik öğretmenim Ermeni’ydi; İslam’ın farklı bir yorumuna inanan bir de haremağam vardı. Hepsi bir çeşit Türkçe konuşurlardı” diye anlatır durumunu. Cumhuriyet ilan edilip hanedan üyeleri yurtdışına yollandığında bir süre İstanbul’da gizlenip, misafir öğrenci olarak tıp öğrenimi görür. Sonra bir gün yakalanıp sınır dışı edilir.Trenle, San Remo’da sürgünde bulunan Vahideddin’in yanına gider, onun öldüğünü öğrendiğinde  arabasının tamirine yardım ettiği Doktor Lugner’le birlikte Paris’e geçer. Uzun yıllar Dr Lugner’in yanında çalışır ve onlarla birlikte yaşar. İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Paris’in işgali ile Avrupa, Yahudiler için güvenli olmaktan çıkar. Adam, İstanbul’a döner. Yıldız Sarayı’nda gizli olduğunu sandığı hazineyi ararken yakalanır ve polise Vahideddin’in oğlu olduğunu söyleyince akıl hastanesine sevk edilir. Çıktığında ünlü Struma gemisine biner ve Filistin’de yeni kurulan İsrail devletine doğru yola çıkar. Kudüs’te Müslüman olan Hoca Nasır’ın yanına yerleşir. Doktorluk yapar. Burada geçirdiği yılların sonunda “Üç dini inanıcın ortasında inançsız kalmış” bir adam olarak tedavi edilemeyecek düzeyde bir beyin tümörü teşhisiyle hastaneye yatırılır.

21 Nisan 2019 Pazar

SHERLOCK HOLMES_Arthur Conan Doyle

✮✮✮✮✮
Sherlock Holmes, İngiliz yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından 1887 yılında yayınlanan Kızıl Dosya hikayesiyle dünyaya tanıtılan kurgusal dedektiftir.  1854-1904 yılları arasında yaşadığı varsayılır. Baker Sokak 221 B adresinde en yakın arkadaşı Dr.John Watson ile birlikte oturur. Üzerinde çalıştıkları davalar Dr.Watson’ın ağzından anlatılır. Holmes, davalarını olağanüstü bir gözlem gücüyle çözer. Adli tıp, siyaset, botanik, jeoloji, kimya, anatomi, kriptoloji, suç tarihi, suç psikolojisi, İngiliz Hukuku gibi pek çok farklı bilim dalından da yararlanır. Mükemmel bir dövüşçüdür, kılık değiştirmede uzmandır, çok iyi keman çalar. Tam bir pragmatisttir, kendisine yararı olmayacak her türlü bilgiyi kafasından siler, yararlı olacakları sistemli bir şekilde tutmak için hafıza sarayı tekniğini kullanır. Watson'a göre astronomi, edebiyat ve felsefeyle ilgili hiçbir şey bilmez. "Dünyanın güneş etrafında döndüğünü bilmek işime yaramıyorsa, neden bu bilgiyi kafamda tutayım ki." diye düşünür. 
Sherlock Holmes öyle bir ünlenir ki yazar Arthur Conan Doyle bir süre sonra ondan sıkılır ve onu, son derece zeki ve tehlikeli bir suçlu olan James Moriarty ile arasında geçen bir olay sonrası öldürür. Ancak okuyucuların yoğun tepkisi ve isteği üzerine onu tekrar diriltir. Holmes ile ilgili 4 roman ve 56 kısa hikaye yazmıştır.

14 Nisan 2019 Pazar

MAHŞER_Peyami Safa

✮✮✮
Nihat, Çanakkale gazisi olarak İstanbul’a döner. Küçük yaşta ailesini kaybetmiştir, kimi kimsesi yoktur. Fatih semtinde teyze olarak bildiği bir hanımın evine gider. Ancak oraya vardığında kadının öldüğünü evin de kiraya verildiğini öğrenir. Ne yapacağını nereye gideceğini düşünürken babasıyla birlikte tek göz odada yaşayan arkadaşı Faik aklına gelir. Geceyi onun yanında geçirir. Ertesi gün iş aramaya koyulur. Daha önce öğretmenlik yapmıştır. Ama bütün dolaşmalarına, araştırıp soruşturmalarına rağmen iş bulamaz. En son çok zengin bir komisyoncu olan Mahir Bey’in bürosuna girer. Bütün ümitleri tükenmiştir. Mahir Bey’in karısı Seniha Hanım, Nihat’la ilgilenir. Kızı Perizat’a özel ders vermesi için teklifte bulunur. Evde Mahir Bey’in akrabalarından Muazzez isminde iyi huylu, güzel bir genç kız vardır. Nihat’ın bu gidip gelmeleri sırasında ikili birbirlerine âşık olur. Muazzez’e yaşlı bir mebusun ikinci eşi olması için baskı yaptıklarında Nihat ve Muazzez evden ayrılırlar ve evlenirler. Muazzez her türlü yokluğa göğüs gerer, Nihat’ı teselli eder, destekler. Muazzez, ağır bir hastalık sonrası, Nihat’ın şiddetli muhalefetine rağmen, birkaç gün için Mahir Dayısının evine gider. Nihat, karısının konforlu evi, oradaki rahat hayatı özlediğini kabullenemez. Döndüğünde Muazzez’in tüm konuşma girişimlerini bir duvar sessizliğiyle karşılar ve Muazzez’in evi tamamen terk etmesine sebep olur. Nihat, olan bitene çok üzülür, bunları kaldırabilecek fiziki ve ruhi dayanıklılığı yoktur. İntihara teşebbüs eder ama kurtulur. Muazzez’le barışırlar. Nihat’ın büyük ruhi bunalımları durulmuş yaşamla ölüm arasındaki bocalayışlarında yaşam tarafı ağır basmıştır. Muazzez’in de eski ev rahatı ile yeni yuvası arasındaki tereddütleri yeni yuvası lehine sonuçlanır.

6 Nisan 2019 Cumartesi

EBEDİ GELİN_Cengiz Aytmatov

✮✮
Yüzyıllardır anlatılan bir efsaneye göre düğününden bir gün önce kaçırılan gelin, hainlerin elinden kurtulur ve hakkındaki iftiralara dayanamayarak dağlarda kayıplara karışan sevgilisini bulmak için onun peşinden dağlara çıkar. Bağımsız bir gazeteci olan Arsen Samançin, Aydana adlı bir opera sanatçısına âşık olmuştur ve Aydana’nın, kendi uyarladığı Ebedi Gelin adlı operayı sahneye koyacağı günün hayalini kurmaktadır. Ancak Aydana, hem aşkına karşılık vermeyi bırakmış hem de zengin bir işadamının cazip teklifi sonucu operadan tamamen vazgeçip bir pop yıldızı olmuştur. Arsen, Aydana’nın popüler kültüre teslim olmasını kabullenemez. Acı ve ızdırap içinde olanları düşünürken yaban hayvanlarının avlanmasını sağlayan ve çok zengin turistlere hizmet sunan amcasının yardım isteğiyle köyüne gider. İki Arap turist yalnızca Kırgız Dağlarında bulunan kar parslarından avlamak için gelecektir. Arsen ise tercümanlık yapacaktır. Arsen kendini bambaşka bir planın içinde bulur. Kar parslarını avcılara yöneltmekle görevli olan sürenciler, iki Arap turisti rehin alıp fidye isteyeceklerini Arsen’e bildirirler. Arsen ya onlarla birlikte hareket edecek ya da öldürülecektir.

23 Mart 2019 Cumartesi

YENİÇERİ_Necip Fazıl

✮✮✮✮✮
Bu eser, sadece Yeniçeriyi anlatmak için yazılmış değildir. Bu eser, en fakir bedahet duygusunun bile kestirebileceği şekilde, tarihimizdeki Yeniçeri rezalet ve fecaatlerinin satıh üstü hikayesi olarak kaleme alınmış bulunmaktan uzaktır.
Bu eser, dünyada ilk teşkilatlı, mesleki orduyu temsil eden Yeniçerilerin işe nereden başlayıp işi nerede bitirdiğini göstermek ve bunun ruhi ve içtimai müessirlerini çerçevelemek gayesiyle yazıldı.

Bu müessir, iman ve İslam nurunun gönüllerde sararıp solması, iman ve İslam vecd ve aşkının uçup gitmesi, iman ve İslam ruh ahlakının pörsüyüp kurumasından ibaret; ve Yeniçeri, bu korkunç tecelliyi göstermekte sadece bir vesile…
Türk’ün bütün milli düşmanlarından beter ve şenaat çapında bir tasallutla, öz vatanını işgal altında tutan, sınırların kaçağı ve kendi yurdunun alçağı Yeniçeri, bu millete, hemen her devrin en büyük ibret ve dikkat dersini ihtar etmek mevkiindedir.”
2. Osmanlı padişahı Orhan Bey zamanında kurulan ve ruhunu Bektaşi ocağından devşiren Yeniçeri ocağının ahlak ve nizamını kaybederek düşman yurdu yerine kendi öz vatanını işgal altına alan alçalış ve çürüyüş hikayesidir. Özellikle üç padişah bu hikayede öne çıkar. Parlak bir şahsiyet olmaya doğru yol alan fakat yeniçeri oyunları içinde can veren Genç Osman, yeniçerileri iradesi altına almak uğrunda onlardan daha kıyıcı olmak zorunda kalan 4.Murat, isyan girişimi sonrası kışlalarını topa tutturarak binlerce yeniçeriyi ortadan kaldıran 2.Mahmut.
Her ne kadar yeniçeri ocağı kaldırılmış da olsa ruhaniyeti günümüzde dahi çeşitli olaylarda yine karşımıza çıkmaktadır.

16 Mart 2019 Cumartesi

AVUNAMAYANLAR_Kazuo İshiguro

✮✮
Dünyaca ünlü piyanist Ryder, önemli bir konser vermek için isimsiz bir şehre gelir. Birkaç gün sonra sahneye çıkacağını bilse de, bundan başka hiçbir şey hatırlayamaz. Karşılaştığı herkes ondan bir şeyler ister, çok uzak olması gereken yerlere hemen ulaşıverir ya da çok yakın olan mesafeler bitmek bilmez, saatler sürmesi gereken bir sohbeti üç dakikalık asansör yolculuğuna sığdırır. Kendini olaylara ve çevresindeki insanlara teslim eden belleksiz piyanist geçmişin, geleceğin ve günümüzün çakıştığı sürreal bir dünyada  resital vereceği geceyi beklemeye başlar.

2 Mart 2019 Cumartesi

DOĞU'NUN LİMANLARI_Amin Maalouf

✮✮✮✮
Yazar, okul döneminde birçok kez okuduğu tarih kitabında fotoğrafı olan bir adamı 1976 yılının haziran ayında Paris’te görür. Fotoğrafta bir limanda coşkuyla karşılanan adam, şimdi karşısındadır. Yazar onu takip eder ve yardım etme bahanesiyle onunla tanışır. Adam Paris’te dört gün kalacağını söylediğinde yazar ondan hayat hikayesini anlatmasını ister. Adamın adı İsyan'dır. İsyan Kitabdar. İsyan’ın hikayesi tahtan indirilen bir Osmanlı sultanının kapatıldığı yerde bilekleri kesilmiş olarak kızı tarafından bulunmasıyla başlar. Sultanın en sevgili kızı İffet aklını kaybeder. Kitabdar adlı yaşlı bir Acem doktor tedavi amacıyla onu Adana’daki evine götürür. Onu sever, deliliğine rağmen onunla evlenir. Bu çift İsyan’ın büyükannesi ve büyükbabasıdır. 1909 yılında Adana’da çıkan ayaklanmalar sonrası Kitabdar ailesi Lübnan’a taşınır. İsyan’ın babası burada arkadaşı Nubar’ın kızı ile evlenir ve üç çocuğu olur. İffet, İsyan, Salim.  Devamında tıp okumak için Paris’e giden fakat kendini 2.Dünya Savaşında direnişçilerin içinde bulan, karısı Clara ile tanışan, Beyrut’a döndüğünde kahramanlar gibi karşılanan, uzun yıllarını akıl hastanesinde geçiren ve çıktığında Clara ile buluşmak için Paris’e gelen İsyan Kitabdar’ın hayat hikayesine şahit olacağız.