7 Kasım 2018 Çarşamba

LEYLEKLERİN UÇUŞU_Jean Christophe Grange

✮✮
Uzun yıllarını doktora çalışması için harcayan otuz iki yaşındaki Louise Antioche artık harekete geçmek, hayata atılmak ister. Kendisini evlat edinmiş ailesinin tavsiyesiyle kuş bilimci Max Böhm ile tanışır. Her yıl düzenli olarak leyleklerin göç yollarını izleyen Max, kendi bölgesine gelen leyleklerin ayaklarına halkalar takmıştır. Bu yıl halkalı leyleklerin hiçbiri geri gelmemiştir. Max bunu çok şüpheli bulur. Leyleklere ne olduğunu öğrenmesi için Louise ile anlaşır. Louise leyleklerin göç yollarını takip edecektir. Yolculuğa çıkmadan kısa süre önce bir leylek yuvasında Max’ın cesedini bulur. Otopside Max’ın kalp nakli olduğu ortaya çıkar ama bu nakille ilgili hiçbir kayıt bulunamaz. Louise yola çıkar. Göç yolları üzerinde uğradığı her şehirde Max’ın leyleklerini takip eden kuşbilimciler ona yardımcı olurlar. Kimi yerlerde ona yardımcı olan insanlar öldürülür. Louise’i de öldürmek isterler. Leylekleri takip ederek İsrail’e gelen Louise araştırmaları sonucunda leyleklerin ayaklarındaki halkalar aracılığıyla elmas kaçakçılığı yapıldığını öğrenir. Bundan sonraki durağı Orta Afrika Cumhuriyetindeki elmas madenleridir. Bu madenleri Otto Kiefer isminde biri yönetmektedir. Max Böhl de burada çalışmıştır. Louise burada Max Böhl ile ilgili bilgilere ulaşır. Max Böhl’e kalp nakli burada Fransız bir doktor tarafından yapılmıştır. Nakledilen bu kalp Max’ın oğlundan alınmıştır. Max’ın oğlu kayıtlarda hayvan saldırısı sonucunda öldü olarak gösterilmiştir. Louise elmas madenlerine giderken konakladığı bir kampta genç bir kız ölmüştür. Hayvanlar tarafından öldürüldüğü söylendiğinde Louise şüphelenir ve cesedi inceler. Kalbi gayet ustalıkla çıkarılmıştır. Max Böhm yalnızca elmas kaçakçılığına değil organ hırsızlığına da karışmıştır. Max öldüğüne göre artık Louise, Max’a kalp naklini yapan, organ hırsızlığının arkasında olan doktorun peşine düşecektir. 

28 Ekim 2018 Pazar

ONUNCU KÖY_Fakir Baykurt

✮✮✮✮
Damalı köyünde görev yapan öğretmen tüm köylüler tarafından sevilmekte ve saygı görmektedir.  Fakat o, köyün zenginlerinden Durana ile ters düşer. Durana kızını okula göndermek istemez, dedesinden kaldığını iddia ederek tüm köylünün kullandığı merayı çevirip kendine tarla yapar. Köylü birlik olup tarlasını  bozunca, Durana bu işten öğretmeni sorumlu tutar. Bir gece düğünden dönen öğretmene dayak attırır. Köylüler ertesi sabah dere yatağında bulurlar öğretmeni, oldukça hırpalanmıştır. Herkes bu işin kimin başının altından çıktığını bilir ama ispat edemezler. Durana’dan şikayetçi olurlar. Durana ise Ankara ile arası iyi olan ahbabı Yunus Bey’e gider. Öğretmenin köyde rahat durmadığını, insanların arasını açtığını, çocuklara bir şey öğretmediğini, böyle giderse köyde öğretmen yüzünden cinayet çıkacağını anlatır. Yunus Bey siyasi gücünü kullanarak öğretmenin başka bir köye görevlendirilmesini sağlar. Ne savcılık, ne kaymakam ne de milli eğitim memuru öğretmene destek olur. Haksızlığa uğrayan ve siyasi güç karşısında destek bulamayan öğretmen görevlendirildiği köye gitmez. Öğretmenlikten ayrılarak Ortaköy isimli bir köyde demircilik yapmaya başlar.  Kısa zamanda burada da sevdirir kendini. Zamanla gözü açılan köylüler, ilçede yaşayan beylerin başıboş bırakılmış topraklarını sürerler. Yetişen ekinlerden de Bey’e pay vermezler. Öğretmen  yine şikayet edilir. Ona zarar gelebileceği gerekçesiyle bu köyden de ayrılması istenir. Korkusu dayak yemek ya da ölmek değildir. Sadece bu ülkenin aydınlandığını görmeden ölmek istemez. Evleneceği Gülşen’i de yanına alarak Ortaköy’den ayrılır. İki günlük yürüyüşün ardından Yaşarköy’e gelirler. Burası öğretmenin geldiği onuncu köydür.    

21 Ekim 2018 Pazar

KÜRK MANTOLU MADONNA_Sabahattin Ali

✮✮✮
İşini kaybeden ve uzun uğraşlarına rağmen hala iş bulamayan Rasim, bir gün eski arkadaşı Hamdi’yle karşılaşır. İşsiz olduğunu öğrenen arkadaşı ona yönetici olduğu yerde bir iş ayarlar. Getir-götür işleri yapacak, çevirmen Raif Efendi denen orta yaşlı, sessiz, sakin bir adamla aynı odada çalışacaktır. Rasim bir süre Raif Efendiyle iletişim kurmaya çalışır fakat karşılık bulamayınca aynı odada birbirlerinden habersizmişçesine kendi işleriyle ilgilenir. Bir gün Raif Efendinin Hamdi’yi çizdiği bir karikatürle karşılaşır. Hamdi’nin karakterini öyle iyi yansıtmıştır ki Rasim, bu sessiz adamın içinde apayrı bir dünya olduğunu düşünür. Onunla daha çok ilgilenir, arkadaşı olmaya çalışır. Raif Efendi'nin hastalanıp işe gelmediği günlerden birinde, yapılacak bir çevirinin götürülmesi için Rasim, Raif Efendi'nin evinin yolunu tutar. İçeri adımını atar atmaz, Raif Efendi'nin içine kapanıklığının sebebini anlamıştır. Bu zavallı adam üç kuruşluk maaşıyla oldukça kalabalık bir evin geçimini sağlamasına rağmen sürekli ezilmekte ve saygı görmemektedir. Çok hasta olan Raif Efendi, Rasim'den iş yerindeki çekmecesinden eşyalarını getirmesini rica eder. Rasim'in çekmecedeki eşyaların içinde Raif Efendi’nin bir defterini bulur. Eşyaları eve getirdiğinde Raif Efendi Rasim’den defteri yakmasını ister. Raif Efendi’yi tanımak ve anlamak isteyen Rasim defterin bir gece kendisinde kalmasını rica eder. Bundan sonraki bölüm genç yaşında Berlin’e okumaya gönderilen Raif’in bir sergi salonunda görür görmez etkisinde kaldığı Kürk Mantolu Madonna tablosundaki kadın ile tanışmasını, aşk hikayesini ve hüsranını yazdığı defteridir. O gece defteri okuyan Rasim ertesi gün defteri vermek için geldiğinde Raif Efendi'nin cenazesi ile karşılaşır.

14 Ekim 2018 Pazar

YORGUN SAVAŞÇI_Kemal Tahir

✮✮✮✮
Cepheden yeni dönen Topçu Yüzbaşı Cemil, İstanbul’da teyzesinin evine yerleşir. Teyzesinin kızı Neriman’la evlilik planları yapmaktadırlar. Evlerine misafir bekledikleri bir akşam pencereden sokakta bir kargaşaya şahit olurlar. Polisler tarafından kovalan bir adam kaçacak yeri kalmayınca intihar eder. Cemil dışında evdeki hiç kimse bu kişinin misafir olarak bekledikleri ittihatçıların kodamanlarından Doktor Reşit Bey olduğunu bilmez. Ermenileri öldürme işinden suçlu bulunup hapse atılan Reşit Bey oradan kaçırıldığında bir süre saklanması için Cemil’in kaldığı eve gelecektir fakat ulaşamadan ölür. Savaşın kaybedilmesinden, ülkenin işgalinden, imparatorluğun yıkılacak hale gelmesinden sorumlu tutulan ittihatçıların avlanma dönemidir. İttihatçıların kimi yurt dışına çıkmış, kimi tutuklanmış, kimi sürgüne gönderilmiş, kimi de yakalanmamak için sürekli gizlenmek zorunda kalmıştır. Reşit Bey’in kaçmasını sağlayan Patriyot Ömer, polisler tarafından aranmaktadır. Cemil, Neriman’la birlikte Patriyot’u saklandığı yerden çıkarırlar ve daha güvenli olduğunu düşündükleri bir eve yerleştirirler. Bu arada Reşit Bey’in de Cemil’in evine geleceği de ortaya çıkınca Cemil evine dönemez. Bir süre saklandıktan sonra  Bandırma’ya geçer. Bundan sonra görevi, Mustafa Kemal’in emrinde, bu bölgedeki halkı örgütlemek ve direnişe hazırlamaktır.

20 Eylül 2018 Perşembe

KÖRLÜK_Jose Saramago

✮✮✮✮
Kırmızı ışıkta arabasıyla bekleyen bir adam beklenmedik bir anda kör olur. Ona yardım etmek için evine götüren ve arabasını çalan hırsız, onu muayene eden göz doktoru ve sekreteri, muayene sırasında orada sıra bekleyen koyu renk gözlüklü kız, şehla bakışlı küçük çocuk, gözünün teki bantlı yaşlı adam ve ilk kör olan adamın karısı da kör olunca devlet bunun bir salgın olduğunu düşünerek bu insanları daha önce boşaltılmış olan bir akıl hastanesinde karantinaya alır. Kocasını yalnız bırakmak istemeyen doktorun karısı da kör olduğunu söyleyerek onlarla birlikte hastaneye gider. Körlük inanılmaz bir hızla yayılırken, akıl hastanesinin nüfusu da sürekli artmaktadır. Dışarı çıkmamaları için kapıda askerler nöbet tutar. Her gün getirilen yiyecek kasaları dışında hiçbir konuda dışarıdan yardım almaları mümkün değildir. Gün geçtikçe kasalar artan nüfusa yeterli gelmez. Kimi günlerde hiç yiyecek gelmez. Zamanla yiyecek dağıtımıyla ilgili sorunlar baş gösterir. İçeriye silah sokmuş bir kör önderliğinde oluşan çete, gelen tüm yiyeceklere el koyarlar.  Yiyecek karşılığında diğer körlerden değerli eşyalarını isterler. Ve hatta kadınların zaman zaman kendilerini ziyaret etmesini. Doktorun karısının kimse bilmese de görüyor olması onu ve doktoru doğal bir lider haline getirmiştir. Fakat çetenin baskısı gün geçtikçe artar. Aç kalan grup çetenin elindeki yiyecekleri almak için saldırdığında yangın çıkar. Ellerindeki yiyecekleri korumak için koğuşun tek giriş noktasına demir ranzalardan barikat kuran çete üyeleri dışarı çıkamazlar. Çete üyeleriyle birlikte birçok kör daha ölür, hastane kullanılamayacak durumdadır. Körler dışarı çıktıklarında ülkedeki tüm insanların kör olduğunu öğrenirler. Tüm caddeler terk edilmiş taşıtlar, çöp, pislik, ölü insanlar ve onları yiyerek semizleşen köpeklerle doludur. Her ev, her market yağmalanmıştır.  Doktor ve karısı, ilk kör ve karısı, koyu renk gözlüklü kız, şehla bakışlı çocuk, tek gözü bantlı yaşlı adam birlikte hareket etmeye karar verirler. 

12 Eylül 2018 Çarşamba

GURBET KUŞLARI_Orhan Kemal

✮✮
Sivas’taki köyünden her yıl çalışmak için Çukurova'ya inen duvar ustası İflahsızın Yusuf’un oğlu Memed çalışmak için İstanbul’daki köylüsü Gafur’un yanına gider. Annesinin ölümü yüzünden o yıl, babası diğer üç çocuğunun başında köyde kalacağından, çalışmak büyük oğul Memed’e düşmüştür. İki yıl önce, İstanbul'a gelmesi için Memed’e mektup yazan Gafur şimdi iş olmadığı bahanesiyle Memed'i ortada bırakır. Gidecek yeri olmayan Memed’e hamal Veli destek olur. Bir handa düşük ücretle kalacak yer ayarlar. Orada kalan diğer işçilerin yardımıyla inşaatta iş bulur. Gayretli ve çalışkandır. Okuma yazma öğrenir, duvar ustasının   yanında çalışmaya başlar. Çalıştığı inşaatın karşısındaki köşkte hizmetçilik yapan Ayşe’ye gönül düşürür. Köşk, Gafur’un patronuna aittir. Köşkte kalan Gafur’un Ayşe’de gözü vardır fakat Ayşe kendisine yüz vermediği için sağda solda onun dedikodusunu yapar. Gafur işyerinde anlaşmazlık yaşadığı katibi yaralayarak hapise düşer. Çıktığında Memed ile Ayşe evlenmiştir. Köşkteki odasına onlar yerleşmiştir, üstelik Memed’in köydeki babası ve kardeşleri de İstanbul’a gelmişler, köşkte yaşamaya başlamışlardır. Gafur’un işini de şimdi Memed yürütmektedir. Anlayış farkı, particilik ve Ayşe yüzünden Memed’in babası ile arası açılır. İşinden ve köşkten ayrılarak bir gecekonduya taşınır, inşaat işçiliğine geri döner. Tek istediği kendine ait bir gecekonduya sahip olmaktır. Gafur ise Memed’e kin doludur. Ayşe ile ilgili olmadık laflarla Memed’in babasını doldurur, Memed’in kız kardeşine göz koyar. Memed’le Ayşe’nin biriktirdikleri paraların üstüne borç alarak yapmaya çalıştıkları gecekonduyu zabıtaya şikayet ederek yıkılmasını sağlar.

2 Eylül 2018 Pazar

BABAYA MEKTUP_Franz Kafka

✮✮✮✮
Çok sevgili baba,
Geçenlerde bir kez, senden korktuğumu öne sürmemin nedenini sormuştun. Genellikle olduğu gibi, verecek hiçbir cevap bulamadım, kısmen tam da sana karşı duyduğum bu korku yüzünden, kısmen de bu korkuyu gerekçelendirmek üzere, konuşurken toparlayabileceğimden çok daha fazla ayrıntı gerektiği için..."

Franz Kafka, 1919'da dinlenmek üzere gittiği Schelesen'de Julie Wohryzek adında bir kızla tanışıp nişanlanır. Aynı yıl kaleme aldığı Babaya Mektup, yazarın bu nişana karşı çıkan babası Hermann Kafka'ya yanıtıdır. Kafka'nın yayınlamak amacıyla değil, babasıyla ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirmek için yazdığı, ama hiç göndermediği bu mektup, hem Kafka'nın yaşamöyküsüne açıklıklar getirmesi, hem de kimi izleklerinin ipuçlarını barındırması açısından büyük önem taşır.