Topal
Nuri bir fabrikada katiptir. Zengin olmak uğruna çalıştığı fabrikanın sahibi
Nedim Ağa’nın gözünü boyayıp, ağanın en yakın adamı haline gelir. Topal,
fabrikada çalışan Kantarcı Mustafa’dan hiç hoşlanmaz. Onun karısı Şehnaz’ı
Nedim Ağa’ya metreslik yapsın diye ayartır, entrikalarla Kantarcı Mustafa'yı
cezaevine tıktırır. İçten pazarlıklı Topal, çıkarları uğruna Şehnaz’ı da kullanıp
Ağa’ya önce konak aldırtır, kendine de hep hayalini kurduğu sebze komisyonculuğu
dükkanı için yer tutar. Ardından sözde Nedim Ağa’nın işlerine aracılık
yapmak için fabrikadan ayrılır, kendi yazıhanesine
geçer. Öyle ki Nedim Ağa, yaptığı bu ‘iyiliklerle’ Topal’ı daha fazla sever, ne
isterse yapar hale gelir. Topal sürekli yeni oyunlar düşünür. Yazıhanesinin üst
katında oturan Şehnaz’la gününü gün edip, halinden memnun, ağayı eline avucuna
almış olmanın verdiği mutlulukla günler geçirir. Ayrıca iş yaptıkları başka bir
fabrika katibi ile hırsızlık yapmayı
ihmal etmez. Nedim Ağa’dan şüphelenen karısı ve iki oğlu Topal’a kin beslerler, yazıhanesine
gidip ona haddini bildirirler. Topal, gürültülerden uzaklaşmak için sebze
komisyoncusu olan arkadaşı Haydar’ın evine gider. Sebze komisyoncusu Haydar,
kendine göre kurnaz geçinen, başkalarının emeklerini çalmaktan çekinmeyen, Topal
gibi biridir. Haydar, Topal’a Paşazade Hakkı’dan söz açıp, bilmem kaç dönüm
arazisinin olduğu topraklardan dem vurur. Topal’ın iştahı kabarır, oralara bir
an önce el atmak için sabırsızlanır. Nedim Ağa’nın şaşı olan kızıyla evlenerek
ailenin güvenini kazanır. Topal, Haydar’la olan durumu Nedim Ağa’ya anlatır. Toprakları
görmek için yola koyulurlar. Arazilere sahip olmak için köylüleri birbirini
düşürürler. Oluk oluk kan akar ve ‘Kanlı
Topraklar’ böyle olur.
"Kitap okuru ölene kadar binlerce farklı hayat yaşar. Hiç kitap okumayan biri ise sadece tek bir hayat yaşar."
30 Nisan 2017 Pazar
29 Nisan 2017 Cumartesi
DÖNEMEÇTE_Tarık Buğra
✮✮✮✮
Dönemeçte,
bir Anadolu kasabası olan Akşehir’de doktor olarak çalışan Şerif’in hayatından
ve çevresinden kesitler sunar. Doktor Şerif, eski sevgilisi Handan’ı, dürüst
olmadığını düşündüğü erkeklerden korumak için uğraşır. Çünkü daha önce Handan
ile bir aşk yaşamıştır, ancak genç kızın bazı isteklerini benimsediği değerlerle uyuşmadığı için
karşılamamış; bunun üzerine Handan, onu terk etmiştir. Sonu belirsiz arayışlara
girmiştir. Şerif ise genç kızın içinde bulunduğu durumdan kendisini sorumlu
tutar. Onu çevresinde bulunan “iştiha”lardan korumaya, savcı yardımcısı
Orhan’la eczacı Celal’in Handan’ı elde etmek için giriştiği oyunlara engel
olmaya çalışır. Ne var ki Şerif bu işi başaramaz. Handan tarafından terk edilen
Celal, intihar eder. Şerif, bunun intihar değil bir cinayet olduğunu; bundan
Handan’ın doğrudan, Orhan ile kendisinin de dolaylı olarak sorumlu olduğunu
düşünür. Ardından Orhan’a, nişanlısı Handan’ın Celal’in intiharında oynadığı
rolü gösterir. Gerçeği gören Orhan, Handan’ı terk eder. Terk edilen Handan,
intihar eder. Şerif ise Celal’in ölümünden sonra çevresiyle ilişkisini keser,
kendisi için trajik bir durum olan siyasete girer.
Roman
aynı zamanda çok partili hayata geçiş denemelerinin yaşandığı yıllarda Akşehir’de
yaşayan ve çoğu “Şehir Kulübü” adlı mekânın müdavimi olan sorumluluklarından
uzaklaşmış, ciddi şeylere dünyalarını asla açmayan, yaşamları poker partileri
ve basit esprilerden oluşan aydınların hayat karşısındaki genel duruşuna
eleştirel bir bakış açısı sunar. Doktor Şerif bir aydın olarak bir arada
bulunduğu kişilere asıl vazifelerini hatırlatmaya, içinde bulundukları ataletten
çıkartmaya çalışır.
27 Nisan 2017 Perşembe
OLASILIKSIZ_Adam Fawer
✮✮✮✮
David
Caine olasılık üzerine uzmanlaşmış bir eğitim görevlisidir fakat en zayıf
noktası kumar tutkusudur. Bir akşam kaybetmesi imkansıza yakın olduğu için
oldukça yüklü bir miktar ile oynar. Tabi o ufacık olasılık gerçekleşir ve kaybeder.
Kendini Rus mafyasına binlerce dolar borçlu halde bulur. Dahası beynindeki
sorun nedeni ile sürekli nöbet geçirir ve sonunda işini de yapamaz hale gelir.
Bunun üzerine deneysel bir tedavi teklifi alır fakat şizofreni olasılığı nedeni
ile çekingen davranır. Kardeşi Jasper da şizofrendir ve sürekli bunun ne kadar
korkunç olduğunu anlatır. Fakat Caine için başka yol yoktur ve ilaçları
kullanmaya başlar. Ajan Nava Vaner gizli bilgileri satarak geçimini sürdürür. Son
satışında işler ters gider ve Kore gizli servisine değerli bir bilgi
sağlayamazsa öleceğini bilir. Bu yüzden NSA’in bilgisayarlarında işine yarar
bilgiler arar. Dr. Tversky’nin araştırmasını görür. Doktorun araştırmasında gözü
olan bir tek o değildir. Emekliliği için bu araştırmanın patentini çalmak
isteyen NSA’in başkanı Forsythe de bu bilginin peşindedir. Dr.
Tversky insan beynini geliştirerek geleceğin çok büyük bir olasılıkla tahmin
edilebileceğini düşünmektedir. Bunun içinde öğrencisini denek olarak kullanır.
İşler ters gider ve denek ölür. Fakat ölmeden önce doktora Caine’i öldürmesini söyler.
Tversky sebebini bilmese de bunu yapacaktır çünkü denek gelecekte olacak her
şeyi bilmiştir. Tversky, Forsythe ve Nava, Caine’in peşine düşerler. Fakat Caine
diğer denekten çok farklıdır. Daha nasıl olduğunu anlamadan olacak olanları görebilmektedir. Tek yapması gereken gözlerini kapatıp seçeneklerini belirlemektir. Bir patlama sırasında bu yeteneğini kullanır ve Nava
ile tanışır. Nava ilk başlarda olanlara anlam veremez fakat kendisiyle ilgili kimsenin bilmediği şeyleri biliyor olması Caine’e güvenmesini sağlar. Caine tüm bunları şizofreni sonrası kendi hayal gücünün
yarattığına inanır. Bu yüzden tecrübeli olan kardeşi ile konuşmaya karar verir.
Kardeşi ona olanların gerçek olduğunu ve beyninde geçenleri detaylı bir şekilde
anlatır. Peşindekilerden kurtulmak için Caine ve Nava bir eve sığınırlar. Fakat yerleri bulunur ve köşeye sıkışırlar. Caine'in gördüğü her kaçma olasılığı felaketle sonuçlanmaktadır. O da yakalanmadan mükemmel bir kaçış planı hazırlar. Eğer olma olasılıkları yüksek
olan tüm tahminleri gerçekleşirse hayatta kalacaktır. En ufak bir şansızlık ya da
olasılıksızlıkta ise hayatı sona erecektir.Her şeyi tamamladığında koltuğuna
oturur ve peşindekilerin onu yakalaması için beklemeye başlar. Peşindekiler
buna anlam veremeseler de sonunda onu yakalamanın mutluluğunu yaşarlar fakat her
şey ondan sonra başlar. Bazıları mektup alır, bazıları telefon, bazıları ise
sadece sesi dinler. İmkansız olduğunu düşündükleri tek tek gerçekleşir.
Kusursuz bir kaçış planıyla Caine özgür kalır.
NEFES NEFESE_Ayşe Kulin
✮✮✮
Fazıl
Reşat Paşa’nın Sabiha ve Selva adında
iki kızı vardır. Kızlar kolejlerde okuyup,piyano ve dil dersleri alırlar ve çok
kültürlü yetişirler. Sabiha çay partisinde
Macit’le tanışır ve evlenirler. Selva ise
liseden arkadaşı Rafael Alfandiri’yi sever ama Rafo yahudi olduğundan babasını
razı edemez. O sırada tüm Avrupa’da savaş vardır. Macit üst düzey bir göreve
yükselir, telefonlar ve toplantılar Macit ile Sabiha’yı birbirinden uzaklaştırır.
Selva ise babasının karşı çıkmasına rağmen Rafo ile evlenerek Marsilya ya
yerleşir. Bulundukları bölgede Naziler, Türk pasaportu yanında olmayanları ve yahudileri
bir yük vagonuna doldurup esir kamplarına götürürler. Selva ve Rafo şehirden
ayrılamazlar. Sabiha’nın arkadaşı Tarık Fransa’da görevlendirilince Selva’ya
yardım edeceğine söz verir. Tarık, Paris’e iner inmez Selva’yı arar. Selva ve
kocası için pasaport ayarlanır fakat yol çok tehlikelidir. Türkiye’ye nasıl
ulaşacaklarını bilemezler. Yahudi olan Türkleri ve pasaportu olmayanları ek bir
vagona doldurup İstanbul’a götürecek bir tren olduğunu öğrenirler. Fakat trenin
güvenli olarak nereden gitmesi gerektiğine karar veremezler. Tren Almanya’ya
üzerinden gidecektir. Zaten Berlin’in ortasından geçen bir trenden kim şüphelenir?
Yola çıkılır, birkaç kez Naziler kolaçan ederler ama bir sorun çıkmaz. Sağ salim
Sirkeci Garına ulaşırlar.
23 Nisan 2017 Pazar
ZEYTİNDAĞI_Falih Rıfkı Atay
✮✮✮✮
Cemal
Paşa’nın karargahının bulunduğu Kudüs’e yakındır Zeytindağı.
Birinci
Dünya Harbi patlak verdiğinde Falih Rıfkı yedek subay olarak orduya alınır ve
Cemal Paşa’nın karargahına tayin olur. Falih Rıfkı’nın, Cemal Paşa ile beraber
çalışmaya başladıktan sonra, Suriye, Filistin ve Hicaz’da yaşamış oldukları,
bir devrin çöküşünü, Mehmetçiğin Arap çöllerinde nasıl kırıldığını, yenilgiden
sonra bir vagon dolusu "mecidiye altınını" bile nasıl bıraktığımızı gözler
önüne sermektedir. Suriye ve Filistin’de durdurulamayan İngiliz seli Mustafa
Kemal tarafından Halep aşağısında tutulmuştur. Artık yalnız Anadolu ve
İstanbul düşünülür. İmparatorluğa ve onun rüyalarına “Allahaısmarladık! “
denir.
Cemal
Paşa harap Anadolu topraklarını gördükçe
–
“Keşke vazifem buralarda olsaydı, keşke o altın sağanağı ve enerji fırtınası,
bu durgun, boş ve terk edilmiş vatan parçası üstünden geçseydi. Anadolu
hepimize hınç ve güvensizlikle bakıyordu. Yüz binlerce çocuğunu memesinden
sökerek alıp götürdüğümüz bu anaya şimdi kendimiz pişmanlığımızı getiriyoruz.
Kumar oynadık ve kaybettik” diye düşünmektedir.
–
Paşam bu harbe niçin girdik? Sorusuna verdiği cevap ise:
–
Aylık vermemek için! Hazine tamtakırdı. Para bulabilmek için ya bir tarafa
boyun eğmeli, ya öbür tarafla birleşmeli idik, olmuştur.
21 Nisan 2017 Cuma
OYUN_Stephen King
Her şey karıkoca arasında yaşanan bir
oyunla başlar. Gerald’ın isteğiyle, bu işe pek de gönüllü olmayan Jessie kolları karyolanın başucuna
kelepçelenmiş bir halde yatıyorken kocasının tepesinde dikilip ağzından salyalar
akarak bakıyor olması, onda tiksinti
uyandırmıştır. Bu oyunu oynamak istemediğini söylemesi bile Gerald tarafından rol sanılır. Kendini aşağılanmış
hissediyordur. Kurtulmak isterken kocasına okkalı bir tekme savurur. Yere düşen
Gerald kalp krizi geçirir ve ölür. Medeni dünyadan kilometrelerce uzakta, tatil için geldikleri göl kenarındaki bu
yazlık evde Jessie yatağa bağlı ve çaresiz kalmıştır. Çığlıklarını kimse
duymaz. Yapayalnızdır. Yalnızca kafasının içinde konuşan, tartışan kendisiyle
alay eden sesler vardır. Yatakta aç, susuz ve çıplak olarak günler geçirir. Aç
bir köpek tarafından kocasının yenilmesini izler. Akşam karanlığında odanın
köşesinde bir silüet olduğunu görür. Fakat gerçekten öyle bir şey var mı, basit
bir gölgeyi hayal gücüyle abartıyor mu yoksa deliriyor mu ayırt edemez. Yine de
bu silüetin onda yarattığı korku buradan
kurtulması için çok az zamanı kaldığını
fısıldamaktadır.
KORKU_Thierry Serfaty
✮✮✮✮
Aslan fobisi olan Johan vahşi kedilerin olduğu bir kafese
girerek başından aşağı bir kova kan boşaltır ve hayvanların saldırısıyla ölür.
Eşi, Komiser Erick Flamand’a gelerek onun ölümünün intihar değil cinayet olduğu
iddiasıyla araştırma yapılmasını ister. Johan’ın kafeste fotoğrafları çekilmiş
ve bir blogda yayınlanmıştır. Flamand bu fotoğrafları incelerken onu rahatsız
eden bir şeyi fark eder. Johan üzerine gelen hayvanlara değil objektife
bakmıştır. Fotoğrafçıyı arama çalışmaları devam ederken yükseklik fobisi olan Jeanine
isimli bir kadın 39.kattan kendini boşluğa bırakır. Fotoğrafları çeken Barco’yu
bulurlar. Barco kendisine e-mail ile randevu verildiğini, belirtilen yere gidip
fotoğraf çekmesi ve blogda yayınlaması için çok iyi bir ücret ödendiğini
söyler. Onun görüşüne göre bu insanlar özeldir çünkü ölüme gittiklerini
bilmelerine rağmen gözlerinde korku yoktur. Flamand’ın ekibi, araştırmaları
sonucu bu iki kişinin titreme nöbetleri geçirdiğini ve beyinlerinin bir bölgesine
elektrot yerleştirilerek tedavi edildiklerini öğrenir. Yapılan otopsilerde
elektrotların beyinde korku yaratan bölgeyi felç edecek şekilde –özellikle- yerleştirildiği
ortaya çıkar. Bu arada Barco’ya bir e-mail daha gelir. Belirtilen yere polis
ekibi de gider fakat neyle karşılaşacaklarından emin olmadıkları için olaya
engel olamazlar. Hız fobisi olan Lorraine arabasını son sürat ölüme sürer.
Barco onu da çekmiştir ve blogda yayınlanır yayınlanmaz bağlananların IP
adresleri alınır. Flamand Lorraine‘in
bir enstitüde fobisi için tedavi gördüğünü, Johan ve Jeanine’i tanıdığını öğrenir.
IP adresleri içinde bu merkez de vardır. Üstelik elektrot yerleştirme ameliyatlarındaki görevlilerden biri olan Yvan Romet, iş dışındaki zamanlarında bu
enstitüde çalışıyordur. Flamand enstitüye gittiğinde yakalanacağını anlayan
Yvan arkasında bir varis bırakarak intihar eder.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



